Tamamlayamadığım Film

0

Adnan Menderes’i ben canlandırmıştım. Fragmandaki asker rolünü de tam da o sıralarda askere gitmeye hazırlanan kardeşim Selman Dündar canlandırmıştı. Film çekme aşamasında oğlu rahmetli Aydın Menderes ile yazışmış, görüşmüş, fragmanı ilk kendisinin izlemesini istemiş ve ona yollamıştım, Ankara’ya. Muvaffakiyetler dilediler, destek beyan ettiler. Ama takdiri İlahi ne ben filmi tamamlayabildim ne de merhum Aydın Menderes’in ömrü kafi geldi. 

Menderes’in Son 24 saati dışında cezaevi sürecinin yanı sıra filmde, özel ve siyasî hayatı da geriye dönüşlerle aktarılacaktı. 

Filmin yayın tarihi  idam tarihinin 50. yılına denk geliyordu. Şöyle bir anonsla bitiriyorduk fragmanı.

“50 yıl herkes onu konuştu, şimdi o konuşacak”

Fragmanı bile 2010 yılında ses getirmişti. Bir çok kanal ve gazete röportaj yapmak istemiş; ben de; “Filmin sadece fragmanı bu. Tamamlansın öyle yapalım röportajı” diye, çok kişiye olumsuz cevap vermiştim. Sonradan keşke o röportajı yapsaydım dediğim ve ölümünden müthiş elem duyduğum ve müteessir olduğum rahmetli Mehmet Ali Birand’la da görüşmeyi henüz erken bulmuştum.

17 Eylül 2011’’de gösterime girecekti. “Başvekil Son 24 Saat” Adnan Menderes gerçeği ile yüzleşmenin Türkiye’’nin demokratikleşme sürecinde bir kilometre taşı olduğunu düşünmüştüm. Yakın tarihe hakim dönemin uzmanlarını, tarihçileri, akademisyenleri ve yazarları film için bir araya getirmiştik. Menderes’’in cezaevi sürecinin yanı sıra özel ve siyasi hayatındaki 24 saatin dışında, geriye dönüşlerle idam süreci aktarılacaktı. İdama hazırlanışı, gördüğü psikolojik ve fiziksel işkenceler bütün ayrıntıları ile anlatılıyor ve Menderes’in iki oğlunun ölümü, Aydın Menderes’in geçirdiği trafik kazası da irdeleniyordu. 

Yine filmde Menderes’’in idamından günümüze kadar olan süreçte hangi zengin ailelerin ortaya çıktığı tek tek işlenecekti. Arnold Schwarzenegger ve James Caan başrolde oynadığı 96 yapımı Silici (Eraser) adlı filmde ajanlar kendi aralarında şöyle tartışıyorlardı.

“Savaşlar gelir geçer. Devamlı olur. Vietnam’da savaştık, kaybettik. Körfez’de savaştık, kazandık. Değişen bir şey var mı? Önemli olan kimin öldüğü ve kimin zengin olduğudur. Ona bak!”  diyaloğu doğru bir mantıktı. 

İsmet İnönü’’nün idamlara bakış açısı ve yürüttüğü politika, Celal Bayar’’ın durumu ve darbeyi hazırlayan gizli güçler de filmde ayrıntılı bir şekilde ele alınacaktı. 

Menderes’’in filmdeki ve gerçekteki son sözleri: “Sizlere dargın değilim. Sizin ve diğer zevatın iplerinin hangi efendiler tarafından idare edildiğini biliyorum. Onlara da dargın değilim. Kellemi onlara götürdüğünüzde deyiniz ki, Adnan Menderes hürriyet uğruna koyduğu başını 17 sene evvel almadığınız için sizlere müteşekkirdir. İdam edilmek için ortada hiçbir sebep yok. Ölüme kadar metanetle gittiğimi, silahların gölgesinde yaşayan kahraman efendilerinize acaba söyleyebilecek misiniz? Şunu da söyleyeyim ki, milletçe kazanılacak hürriyet mücadelesinde sizi ve efendinizi yine de 1950’de olduğu gibi kurtarabilirdim. Dirimden korkmayacaktınız. Ama şimdi milletle el ele vererek Adnan Menderes’in ölüsü ebediyete kadar sizi takip edecek ve bir gün sizi silip süpürecektir. Ama buna rağmen duam ve merhametim sizlerle beraberdir”

Fragmanımızda da belli oluyor. İlk icraatı ezanı Türkçe’den aslına yani Arapça’ya çevirmek olmuştu. Alparslan Türkeş o gece toplandık ve asılmasına karar verdik. Bunun için tam 10 yıl bekledik demişti. Sonradan idamından nedamet duyduğunu beyan etti çok defa.

Malumunuz; Türkeş, 27 Mayıs darbesinden sonra Milli Birlik Komitesi içerisinde yaşanan tartışmaların ardından görüş ayrılığına düşmüş. ‘14’ler’ olarak adlandırılan ve Türkeş’in de içinde bulunduğu subaylar, TSK’dan emekli edilerek çeşitli görevlerle yurt dışına sürgüne gönderilmişti. Türkeş, Yeni Delhi büyükelçilik müşaviri olarak Hindistan’da görevliyken Cemal Gürsel’e mektup yazmış ve Menderes’in asılmaması gerektiğini belirtmişti. 

27 Mayıs darbesiyle 13 davadan yargılanan Menderes, Bebek Davası dışındaki bütün davalardan suçlu bulundu. Mahkeme, 9 ay 27 gün sürdü. Menderes ve 14 kişinin idamına, 31 kişinin de ömür boyu hapse mahkum edilmesine karar verildi. 

Cemal Gürsel başkanlığındaki Milli Birlik Komitesi; Celâl Bayar, Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu dışındakilerin idam cezasını affetti. Celal Bayar’ın cezası yaş haddi nedeniyle ömür boyu hapse çevrildi. Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan, 16 Eylül’de idam edildi.

Menderes, asılmadan idam kararı yüzüne okundu. Dilinden “Allah milletimize zeval vermesin” cümlesi döküldü. İdam sehpasına gitmeden önce din görevlisi ile birkaç dakika konuştu. Ardından beyaz gömlek giydirildi. 

“Hayata veda etmek üzere olduğum şu anda devletim ve milletime ebedi saadetler dilerim. Bu anda karımı ve çocuklarımı şefkatle anıyorum…”

Menderes, 17 Eylül 1961 saat 13.21’de İmralı Adası’nda idam edildi.

Ölenin unutulmasıyla, kalanın unutulması arasında ne fark var?

CEVAP VER