Seçim Süreci Fiilen Başladı

2

Siyasi iradenin kendini korumaya çalışması elbette anlaşılabilir.

Ama milli irade kavramının içine boşaltacak şekilde korumaya(!) kalkışmak, zaten eksik aksak varmış gibi yapılan demokratik düzene emri vaki ile müdahalede bulunmak, “istifa” mekanizmasını seçen isimler makbul görünür gibi yapsalar da, asli irade olan “milli irade”yi yok saymanın açıklaması ne olur, bakalım ve görelim..!

Daha doğrusu ne olacak?

Yanlış anlaşılmasın sakın!

Açıklamayı, muhatap isimlerin yapmasını beklediğim de yok, yapılmasını beklediğim de..

Ben seçmen nazarında, önümüzdeki seçim sandıklarına nasıl yansıyacağını ve açıklanacağını merak ediyorum sadece..

Bu adımları attıran “aklın”, ne şekilde makbul görülüp görülmeyeceğini de..

Aslında iktidar mücadelesine devam etmek durumunda kalan AK Parti’nin, yapması gereken en doğru adım da, sanırım, kamuoyu önündeki kadrolarını göstere göstere daha şimdiden revize etmek.

Çünkü biliniyor ki 2019 seçimleri tam anlamıyla “var olma” savaşına gebe.

Onun için de “irade”, “milli irade”, “seçmen”, “halk” hepsi bahane..!

Tek gerçek “mutlak galibiyet”, yeniden “mutlak iktidar” için her şey mubah.

2019 yerel seçimleri ve genel seçimleri süreci, 22 Eylül 2017 tarihinde, AK Parti’li belediye başkanlarının istifa yoluyla fiilen başlatılmıştır.

Darısı diğer siyasi partilerin başına.

Özellikle de “Hayırcılar Partisi”nin lokomotifi CHP’nin başına…

Toplumun önemli bir kesiminin merakı olan Akşener’cilerin ve yeni partisinin, demokratik siyasete olan etkisi ve katkısını da sanırım bu seçim süreci içinde değerlendirmek, pek de yanlış sayılmaz.

Akşener ve ekibine aylardır yaşatılan zorluklar, engellemeler, acaba yeni mağduriyetler yaratarak siyasi iktidara hazırlama PR çalışması mı? Kısa sürede göreceğiz…

AK Parti yönetiminin, özellikle 16 Nisan referandum sonuçlarını iyi okuduğunu söylemek sanırım mümkün..

Sonuçların ne anlama geldiğini, ne gibi tehlikelere gebe olduklarını, aynı isimlerle seçime gidilmesinin ve hatta değişeceklerse bile, yeni adaylarının seçimlerden sadece 2-3 ay kadar önce belirlenmesinin riskli olacağını gördü AK Parti.

Gördü ama seçmen ne gördü? Neyi, nasıl okudu? Sandığa hangi görüsüyle gidecek? Şimdiden pek bir şey söylemek mümkün de değil.

CHP’nin özellikle sandık güvenliği konusundaki bugünden başlayan çalışmaları, 16 Nisan “mühürsüz seçim” iddiaları ekseninde ciddiyetle yapıldığı görülen planlamalar, bakalım seçim sandıkları önümüze konulana kadar sürebilecek mi? Başarılı olabilecekler mi?

Öyle ya!

Bir yandan da YSK’nın referandum süresince ve özellikle henüz oylar kullanılırken yapmış olduğu müdahaleyi de hesaba katarak, başka engellerin de ortaya çıkabileceği değişik senaryoları da, daha bugünden öngörebilmeli ve şimdiden önlemlerini de hazırlayabilmeliler…

Bilindiği gibi CHP, 16 Nisan’daki referandumda mühürsüz oyların geçerli sayılmasına yönelik Yüksek Seçim Kurulu (YSK) kararını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne de taşımıştı..

AK Parti’nin uzun vadeli seçim çalışmalarını görmezden gelmek, şimdiden başlatılan seçim çalışmalarını olağan dışı gündemmiş gibi varsaymak, belki de değişme ihtimali kuvvetle muhtemel olan iktidarın güç ve destek kaybını hafife almak, ülkemiz ve diğer siyasi partiler için yaşamsal ve tarihi bir yanılgı olabilecektir…

“Hak”, “Hukuk”, “Adalet” ve “Özgürlük” eksenli çalışmaların devamı ile yürütülebilecek sürdürülebilir bir seçim çalışmaları süreci, CHP ve Türkiye’nin demokratik hayatını, çok daha farklı konumlara taşıyabilme şansı da olabilir..!

İstifalarla gündeme sokulan şimdiki sorun(!), bugün istifa eden/ettirilen belediye başkanlarında mı? sorusunun cevabında sanırım.

Ben şahsen öyle olmadığı kanaatindeyim ve öyle olmadığının da 2019 seçimlerinde görüleceğini düşünüyorum…

Asıl “yorgun seçilmişler” eğer siyaset tarzını, üslubunu değiştirirse (ki değiştireceklerini de hiç zannetmiyorum), bir nebze siyasi iktidar değişimi gerçekleştirilemeyebilir.

Şahsen, artık üslup ve yöntemden ziyade, seçmen, bundan sonra, şimdiye kadar gerçekleşen başarılı ya da başarısız, toplumsal, ekonomik, siyasal ve özellikle dış politikadan kaynaklanan bir beka sorunu ile güvenliğimizin getirildiği sürece göre karar verecektir.

Seçmenin, Türkiye’nin geleceğindeki en önemli kararında, büyük oranda artık CHP, HDP ve Akşener başta olmak üzere diğer siyasi partilerin söylemleri, eylemleri ve hatta referandumdaki “hayırcıların” ittifakları belirleyici olacaktır

Bu ittifakla da; siyaseti, partiyi, ideolojiyi bırakıp, cumhuriyet ve parlamenter demokrasi için “mevzubahis vatansa gerisi teferruattır” denilebilecek mi göreceğiz…!

2 YORUMLAR

  1. 2019 da AKP nin isi cok zor nicin mi?
    1-dis politika tutarsizligi ve Kuzey Irak ve Teror konusu
    2-Ekonomi Dar gelirliler asagari ucretliler ve dusuk emeklilik alanlar kan agliyorlar
    3- Egitim sisteminde yapilan zamansiz
    4-Belediyeler verdikleri sozleri tutmuyorlar ve hep yalan konusuyorlar

CEVAP VER