Bazı dostluklar terk edilmez!

2
Adelina Sfishta
1987 yılında Kosova-Podujeva'da doğdu. Kosova savaşını militan bir kız çocuğu olarak yaşadı. Üniversitede radyo televizyon eğitimi aldı. 2009 yılında Balkan TV'de çalışmaya başladı. 9 yıldır TV haber ve programcılığı yapmaktadır. Araştırmaları Balkan ülkeleri ve Türkiye eksenlidir.

Sırplar müslümanların dostu sayılmaz. Tarih bunun çok anlamlı örnekleri ile doludur ve ders almayanların tuzağa düşeceğine işaret eder.

Sırpların Türk ve müslümanlara yönelik düşmanlıkları Malazgirt savaşında başlar, Bizans ordusu içindeki Sırplar amaçlarına ulaşamamıştır.

İznik bölgesine kadar yanaşan Kutalmış’ın Anadolu Selçuklu devleti “Haçlı Orduları” ile yıllarca bitmeyen savaşlar gerçekleştirmişler, hem Anadolu’nun hem de Müslümanlığın kalpgahı olan Kudüs’ün korunması için olağanüstü çabalar sarf etmişlerdir.

Haçlı seferleri, aslında İspanya’dan ve Portekiz’den Müslümanların atılması için başlatılan ‘Reconqista (Yeniden Fetih) hareketinden esinlenerek başlamıştır. Anadolu Selçukluları ile yıllarca savaşan haçlı orduları Kudüs’ü da ele geçirmiştir. Sırplar işte bu haçlı ordularının en güçlü kuvvetlerinden birini oluşturmuşlardır.

O günler geride kaldı diyenlere bir hatırlatma. 19 Mayıs 2017 tarihinde, Norveç’in Sırbistan büyükelçisi “atalarımız 1111’li yıllarda haçlı seferleri ile Anadolu’ya müslümanlarla savaşa giderken, en büyük desteği Sırplardan gördü” dedi.

Gene de mi uyanamıyorsunuz?

Sırplar, haçlı ordusu mantığı ile oluşturulan bir çok ordu ile Osmanlı döneminde de Türklere saldırmışlardır.

En önemlisi “Sırp Sındığı” savaşı. Adı üzerinde. Edirne Meriç nehrine kadar ilerleyen Sırplar geceyi nehrin kıyısında istirahat ederek geçirmek istemişlerdir. Hedefleri Edirne’yi almak olan Sırplar “Hacı İlbey”in öncü kuvvetleri tarafından istirahat esnasında, ani hücumla basılmış ve Sırplar sındırılmış, yani kırılmıştır.

Osmanlı ordularının Balkanlar istikametinde ilerleyişi, bildiğiniz gibi sürmüştür. Kosova bölgesine yaklaşan Osmanlı ordularını Sırplar karşılamış ve Allahın lutfu ile Türkler zor da olsa Sırp ordusunu, bugünki Priştineye yakın bir yer olan Obiliç’te yenilgiye uğratmıştır. Sultan Murat Hüdavendigar yaralı bir Sırba yardım etmeye çalışırken hain Sırp’ın rol yaptığını kestirememiş ve yaralı Sırp’ın hançer darbesi ile savaş alanında şehit olmuştur.

1877-1878 93 harbi diye geçen hazin yenilgide Rus ordularının en güçlü unsurunu oluşturan Sırplar bugünkü Yeşilköy bölgesine kadar ilerlemişler ve İstanbul’u almanın hayallerini kurmuşlardır.

Nihayet Birinci Balkan savaşının en azılı düşmanlarından birisi de Sırplar’dır.

Osmanlının Balkanlar’dan çekilme sürecinde Arnavutlar’a büyük zulümler yaşatmışlardır. Birinci Dünya Savaşı sonrası zulümlerine devam etmişler, 1918 yılından itibaren Batı Balkanlarda muhtelif şekillerde devletleşen Sırplar, 2inci Dünya savaşı sürecinde -1945 yılında- Yugo-güney-Slavya yapısıyla Balkanlar’daki Arnavut ve Boşnakları esaret altına alarak, zulümle yaşatmışlardır.

Sırpların esareti altındaki toplulukların bağımsızlık sürecinde, sanırım unutmadınız, Boşnakları ve Arnavutları “soykırımına” uğratmışlardır. Srebrenitza’yı unutabilir miyiz?

Bu kadarı yeter sanırım. Bir Arnavut daha fazla ne diyebilir ki size. Anlayabildiniz umarım!

Sırplar halen Batı Balkanlar’daki yaraları yeniden açmanın çareleri içerisinde Rus ağabeyleri ile yeni bir zulüm çağını başlatmanın hazırlıkları içerisinde. Kah Makedonya’yı, kah Bosna- Hersek’i yeni tuzaklarla çevirmeye çalışmakta ve iktidarları yandaşı haline getirmeye uğraşmaktadır.

Sırplar bölgede en fazla sanayileşmiş ve üretim gerçekleştirebilen ülkedir. Silah sanayisi bile vardır ve ihracat yapabilmektedir. Buna ilaveten Sırp ordularını daha da güçlendirmek isteyen Rus’lar, Sırbistan’ı bedava-hibe modern uçak, tank, zırhlı araç, v.b. güçlü silahlarla donatmaktadır. Ne yapacağını sanıyorsunuz Sırpların bu silahları? Yeniden Arnavut ve Boşnak kanı dökmek için kullanacağından tereddüdünüz var mı?

Türklerin bir sözü var “ayıdan post Rus’tan dost olmaz” diye. Sanmıyorum ki bu tarihi atasözünü unutmuş olsun Türkler!

Arnavutlar da “Sırp’a karşı göz kapamak olmaz” diyor.

Bu kadar yazıyı şunun için yazdım, Ruslar’la giderek yakınlaşan Türkler’in Sırplar’a da yakınlaştığını hissediyorum.

Tarih yanılmaz. Melek yüzlü Vucic’in Boşnak kanı döken ekiple olduğunu size birkez daha hatırlatayım. Vucic’in mazisi kirlidir ve temizleneceğini sanmam. Boşnak kanı döken Šešel-Şeşel-‘in partisinin üyesi olan Vucic’i aşağıdaki videoda izleyin.

Sağ taraftaki kahverenkli montlu Vucic.

Ben Sırplarla ilişki kurmaya çalışan Türkiye’ye “DİKKATLİ OLMASINI” tavsiye ediyorum, hepsi bu.

Tarih asla yanılmaz!

Takdir sizin aziz müslümanlar.

 

 

 

2 YORUMLAR

  1. Erdoğan’ın Vucic ile yaptığı basın toplantısında söylediği ; “Birileri kıskanacak onu da söyleyeyim. Türkiye Sırbistan yakınlaşmasını iyi görmeyenler olacaktır. Bizim onların inadına dayanışmamızı artırmamız lazım.” sözü siz ve sizin gibi dusunenlere yönelik bir açıklama gibi olmuş. “inadına” diyor,nasıl bir Balkan okuması ama.Güven verici mi?

CEVAP VER