Akıllı Akp’den Zeki Akp’ye Dönüşüm – Atatürkçülük, Belediyeler…

0
Sinan Eskicioğlu
1974 yılında İzmir'de doğdu. İzmir İlahiyat'ta lisans eğitimini tamamladı. 2003 yılından beri Almanya'da yaşıyor. Çeşitli kuruluşlarda Din Eğitim ve Öğretimcisi olarak faaliyette bulunuyor. Yayınlanmak üzere kaleme alınmış çeşitli roman ve kitapları bulunmaktadır.

Ülkede bir tartışmadır başladı ve devam ediyor.

2017 yılının 10 Kasım’ı Akp’yi ve Ak partili çevreleri bir gecede Atatürkçü yapıverdi. Bunun karşısında olanların savları, ‘iyi oldu’ diyenlerin savları ve ortada olup ‘bakıp, görelim’ diyenlerin savları, kısacası hepsi doğru. Hepsi de haklı.

Bu dönüşüme inanmayanlar feveran halindeler, Atatürk’ü de kaptırmayalım havasındalar sanki.

Biraz uzaktan bakınca resim daha mı net görünüyor acaba diyorum.

Aslında durum çok basit.

Akıllıca davranan Akp’nin yerine zekice davranan Akp var artık.

Zeki ve akıllı arasındaki farklar birçok örnekle açıklanmıştır. Birileri zekileri överler, birileri akıllıları.

Akıllı olan; akıllı olduğunu bilir ve bunu gösterme derdinde değildir, sabırlı davranır, uzun vadede düşünür, duygularına gem vurmasını bilir, ben yerine BİZ demenin erdem olduğuna inanır.

Zeki olan; zekasını göstermek için fırsatlar kollar, sabırsızdır, fırsatları hemen değerlendirmek ister, kısa vadeli çözümler ve sonuç getiren planlar yapar, sonuca odaklı olduğu için duygularına gem vurmakta zorlanır, BİZ demek yerine Ben demeyi yeğler, çünkü kazandığında zekiliği ve başarısı tescillenir.

Bugün yaşanan aslında akıllıca davranan Adalet ve Kalkınma Partisi’nden, zekice davranan AKP’ye dönüşümün tablosu.

Yeni palazlanan Atatürkçülük de işte bu yüzden.

Sonradan görmelik gibi olduğu için garipseniyor. AKP’nin habitusunda Atatürkçülük yok çünkü.

Bu dönüşüm bayağıdır vardı, ama çok belirgin değildi. Yavaş yavaş meyvelerini vermeye başladığı için sanki yeni başlamış gibi algılanıyor.

Dini çizgiden milliyetçi çizgiye kayma Fetö olayıyla birlikte yaşandığı için çok anlaşılamamıştı.

İstifası istenen belediye başkanları olayını daha yeni yaşadık. Yıllarını partiye veren başkanların istifaları istendi. Direnmediler. Çünkü bıçak sırtı olan bir durum. Direnseniz Fetöcü olacaksınız, direnmezseniz başkanlıktan. Onlar da başkanlıktan olmayı yeğlediler.

O dönemde sarfedilen bir cümle vardı: ‘Metal yorgunluğunu atmamız gerek, gençlerin önünün açılması….’

  • Yeni belediye başkanları öncekilerden daha mı genç?
  • Yeni belediye başkanlarının metal yorgunlukları daha mı az?

Dışarıdan bakıldığında gülünç duran başka bir nokta da: İstifaları istenen başkanların yerine, ‘TEMAYÜL’ yoklamaları yapılarak yeni şahıslar belirleme.

Emirle istifa ettirip, kim gelsin diye sormak kadar trajikomik bir durum yoktur sanırım.

Hadi onlar unutuldu diyelim.

Kentlerin beton yığını haline gelmesi konusunun komikliğine ne demeli. Akp’li belediyelerde olan kentlerdeki beton yığını olma gerçeği öyle resmedilmeye başlandı ki; sanırsınız bu belediyeler Akp’de değil ve Akp de 15 yıldır iktidarda değil.

İnsanları az akıllı (sakın yanlış anlaşılmasın insanları aptal yerine koyuyorlar demiyorum) kabul ederek yapılan bu söylemler Akp’nin zekiliğe dönüşümünü açıkça göstermekte.

Oradan nasıl görünüyor bilmem ama buradan çok garip görünüyor.

TV’lerdeki tartışma programlarını izlediğimde de aynı dönüşümü görmemek mümkün değil.

Akp tarafında olanların sürekli sorularla karşılarındakileri bir girdaba sokmaları ve o kriz anını yönetmeye başlamaları.

İtirazlar ve eleştiriler arttığı an konuyu fetö olayına getirmeleri.

Hukukla ilgili bir konuda ‘siyasi bir karar’ diyerek işin içinden çıkma durumu. Hukukla ilgili bir konuda nasıl siyasi olunur, bu da ayrı bir tartışma konusu.

Velhasıl eskiden akıllıca davranışlar vardı.

Akıllılık bırakıldıktan sonra bir dönem ‘savaş kazanmış komutan edasıyla tepeden bakma’ ruh haline geçilmişti.

Şimdi de zekice davranan Akp’ye dönüşümün davranış tarzı.

Peki nasıl oluyor bu davranış tarzı?

  • Öncelikle hedefe kilitlenme: Seçimler için bütün alternatifleri kullanma. Belediyeler, kentlerin görünümü, Fetö olayı, Teröre karşı sınırötesi harekatları. Velhasıl her durumda ‘win’.
  • Psikolojik davranış metodu: Sürekli sorularla karşıdakini yıldırma ve kişisel eleştiriyle oluşan itiraf moduna bürünme. Fetö olayında en suçlu olanların bugün en azılı fetö düşmanı olması gibi. Sürekli sorularla, tutuklamalarla karşı tarafın yıldırılması.
  • Sorun çözen ama aynı zamanda da herşeye hükmeder durumda olmama tablosu.

Motorlu Araç vergisi sorunu çözüldü,

Teog sorunu çözüldü,

Araçlardaki filmli camlar sorunu çözüldü,

Toplumu bölen Atatürkçülük sorunu çözüldü,

Bunlarla beraber aynı zamanda verilen diğer mesajı da TBMM Başkan adaylığında görmüş olduk.

Akp’nin başkan adayından haberdar olmayan Cumhurbaşkanı’nın ‘Hayırlı olsun’ demeci.

Bütün bunlar Psikoloji, Sosyal-psikoloji ve Sosyoloji bilimlerinin yöntemlerinin çok iyi kullanılmasıyla toplumun yönlendirilmesi ve zekice hedefe ulaşma taktikleri.

İşte bu yüzden diyorum: ’Akıllı Akp’den Zeki Akp’ye dönüşüm…’

Ben isterdim ki; bütün bu yöntemler, bilimsel davranış tarzları Türkiye’de yaşayan insanların fikirlerini değiştirmek için değil de,

Avrupa’da, dünyada etkin güç olmak, politik başarılar elde etmek için kullanılsaydı.

İşte o zaman ülke içinde bunları yapmaya gerek kalmayacaktı.

Ülke insanı zaten istenen desteği verirdi.

Beklenen aslında biraz olsun samimiyet, toplayıcı olma, ÖTEKİ’ni kabullenebilme ve Sevgi.

Ama kimisi akıllıca davranır, kimisi zekice…

 

Sevgi ve Bilgiyle kalın.

CEVAP VER