İslam ve Farkındalık

0
Sinan Eskicioğlu
1974 yılında İzmir'de doğdu. İzmir İlahiyat'ta lisans eğitimini tamamladı. 2003 yılından beri Almanya'da yaşıyor. Çeşitli kuruluşlarda Din Eğitim ve Öğretimcisi olarak faaliyette bulunuyor. Yayınlanmak üzere kaleme alınmış çeşitli roman ve kitapları bulunmaktadır.

Sevgili Gençler, kendini genç hissedenler ve ileride genç olup merak içinde yeni bilgiler öğrenmek isteyecek bugünün çocukları.

İnsan olarak yaşamanın ne kadar zor olduğunu hayatınızda hissederek yaşamaya başlamak, insanın farkında olmasının bir sonucudur.

Eski alimlerin ilettikleri ve bugün dinle uğraşanların dillerinden düşürmedikleri bir cümle vardır: ‘İslam, sizin hayatınızın her anını düzene sokar’.

Siz gençler de, dinle ilgili bilgileri öğrenmek istediğinizde bu cümleyi sürekli işitir ve ona göre davranmaya çalışırsınız.

İslam, herşeyden önce insan denen varlığın FARKINDALIK içinde olmasını ister.

Farkındalık nedir.

Farkındalık, insanın bilinçli olarak yaşamasıdır.

Nedir bu bilinç hali.

Kendini, kim olduğunu, yaptığı işleri bilerek, farkında olarak yapmasıdır. Alışkanlık haline gelmiş davranışlardan ziyade kendini konsantre ederek, zihni ile yapacağı bütün işleri idare etmesidir.

Düşünmeyi tavsiye eden, geçmiş milletlerden örnekler veren, ölüm üzerine düşünmeyi telkin eden, hayatın ne olduğunu sorgulamayı tavsiye eden Yaratıcı’nın asıl istediği de insandaki bu farkındalıktır.

Ayetlere bakalım:

Geceyi gündüzü, Güneş’i, Ay’ı sizin istifadenize vermiştir. Yıldızlar da Onun emrine boyun eğmiştir. Bunlarda, akıl edenler için dersler vardır. Nahl 12

-Size verilen şeyler, dünya hayatının geçim vasıtası ve süsüdür. Allah katında olanlar ise, daha iyi ve devamlıdır. Akıl etmez misiniz? Kasas 60

-Ey kavmim, buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Ücretim beni yaratana aittir. Akıl etmez misiniz? Hud 51

-Rüzgârları rahmetinin önünde müjde olarak gönderen O’dur. Sonunda onlar (o rüzgârlar), ağır bulutları yüklenince onu ölü bir memlekete sevkederiz. Orada suyu indirir ve onunla türlü türlü meyveler çıkarırız. İşte ölüleri de böyle çıkaracağız. Her halde bundan düşünüp ibret alırsınız. Araf 57

-İşte bu (Kur’an), kendisiyle uyarılsınlar, Allah’ın ancak bir tek Tanrı olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri iyice düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara (gönderilmiş) bir bildiridir. İbrahim 52

İman dediğimiz de esasen, işin en doğrusu olarak FARKINDALIK içinde olmaktır.

Miras imanı, ezberlenmiş iman diye eleştirmemizin sebebi de budur.

Mutlak varlık olan Yaratıcı’ya inanmak insanı rahatlatır, insana güç verir, insanın içindeki acziyet halini ortadan kaldırır, O’nun yaratıcı olma vasfını hissetikçe kendi varlığına yönelen insan ne kadar mükemmel bir varlık olduğunu bir kere daha bilinçle hisseder ve böylece kendinin değerinin farkına varmış olur.

Sevgili gençler, Farkında olmaya bir kere başladığınızda artık bırakamazsınız. Herşeyin ve her anın farkına varmaya başlarsınız.

İşte Yaratıcı varlık da insanlardan bunu ister.

Bu yüzden başta ifade ettiğim cümle önemlidir. ‘‘İslam, sizin hayatınızın her anını düzene sokar’.

Ama bunu salt dinci mantığıyla değil, farkındalığı keşfeden insan mantığıyla anlamak gerekir. Yoksa bu cümle insanı psikolojik hasta durumuna sokar. İbadet yaptığını zanneden birisi aslında hem kendine, hem çevresine hem de diğer bütün insanlara zarar vermeye başlar.

Gençlerde gözlemlediğim bir söz var mesela: ‘Öylesine’. Almancası ‘einfach so’. (Just because).

Uğraştığı, yaptığı bir işle alakalı sorunca aldığımız cevaptır bu.

‘Neden böyle yaptın ki?’

‘Hiç, öylesine…’

Öylesine işler yapan insanların hayatları da ‘öylesine’ olmaya başlar.

Yaratıcı, insanlardan ‘Farkındalık’ içinde olmalarını ister demekle istediğim de işte tam bu.

Çünkü hayatta hiçbir şey ‘Öylesine’ değildir…

Veyahut şunu da gözlemlemişimdir.

Çok rahatsız olduğum sokaklara tükürme hastalığı. Almanya’daki gençlerin ‘cool’ olma adına yaptıkları mide bulandırıcı bir eylemdir. Türkiye’de de çok sefer gözlemlemiştim.

Sokağa tüküren gençlere birçok kereler sorduğumda aldığım cevap %70 şu şekilde olmuştu:

‘Aaaa yere mi tükürdüm, hiç farkında değilim’.

Bu cevaptan sonra bende başlayan düşünce zinciri şöyle olmuştur:

Dışarıda sokakta iken, ağzından basınçla çıkarttığı vücutsal salyasını dudaklarını kullanmak suretiyle yola basınç atan bir insan acaba;

Nasıl inanır, nasıl hisseder, nasıl dini anlar, nasıl ibadetlerini yapar, nasıl iş yapar, nasıl alışveriş yapar, nasıl eğlenir, nasıl eş seçer, eşiyle nasıl zevk yaşar, nasıl çocuk sahibi olur, nasıl çocuk eğitir, nasıl parti seçer, nasıl oy kullanır, nasıl ibadet eder, nasıl yaşlanır ve nasıl ölür?

Belki psikopatça gelebilir. Ama aslında psikopatça olan ne biliyor musunuz?

Daha dudaklarına ve tükürmesine hakim olamayan ve hatta farkında bile olmayan milyonlarca insanla ‘farkındalık’ içinde olarak aynı toplumda, aynı ülkede ve aynı dünyada yaşıyor olmak…

Birkaç örnek verelim:

İslam gelmeden önce kız çocukları diri diri toprağa gömülüyordu.

Çünkü arap toplumunun adeti oydu. Kız çocuğu sahibi olmak utanılacak bir durumdu. İleride kendisinden utanacağı evladı olmasın diye baştan tedbirini alma alışkanlığı idi.

Adetler toplumsal alışkanlıktır.

Toplumsal alışkanlıklarda ‘Farkındalık’ yoktur.

Ben ne yapıyorum, neden yapıyorum soruları sormadan yapılır.

İşte, İslam bu adeti ortadan kaldırmıştır. İslam’ın yanlış olan toplumsal alışkanlıklarda ‘farkındalık’ oluşturmasıdır.

Günde beş defa su ile abdest almak ve yaratıcıyı anmak insanın hayat içinde yok olup gitmemesi ve ‘Farkındalık’ içinde kalması için önemli bir etkendir.

Tabii alışkanlıktan yapmayanlar için, ya da ‘namaz kılalım kurtulalım’ demeyenler için, veyahut namaz kılma şovu yapıp kendini ve çevresini tatmin etme derdinde olmayanlar için.

Önce kendimizden başlayarak şu soruyu yöneltelim:

‘Acaba ne kadar ‘FARKINDA’ olarak yaşıyoruz?

‘Acaba ülkemizde insanlar ne kadar ‘FARKINDA’ olarak yaşıyor?

‘Acaba müslüman olduğunu haykıran müslümanlar ve bütün müslüman ülkelerde yaşayanlar ‘FARKINDA’ olarak mı yaşıyorlar?

‘Acaba dünyada ne kadar insan kendisinin ve hayatın ‘FARKINDA’ olarak günlerini geçiriyordur?

Farkında olmayı düşünüp, farkında olmanız dileklerimle…

 

Sevgi ve Bilgiyle kalın.

CEVAP VER