Eyy siyasetçiler, anlıyor musunuz?

0

Habire ötüp duran Rıza Sarraf adını duymaktan inanın bıktım. İtiraflarından, bir Türk vatandaşı olarak utanıyorum. Beri tarafta rüşvet yiyen politikacılara haram zıkkım olsun diyorum. Küçücük bir adacıkta bir dolara kurulan şirket vasıtasıyla vergi kaçırdığı iddia edilen kişilerden midem bulanıyor. Ama yapacak bir şey yok. Biz bu ülkede yaşıyoruz. Kendime kaçıp saklanacak bir yer bulmak istiyorum. Bitmedi gitti kanlı hesaplaşmalarınız. İtiraflarınız, kandırılmalarınız, iddialarınız. Bir huzur yok mu kardeşim benim şu güzel ülkemin insanına. Aydınlık bir güne uyanamayacak mı bu topraklar!
İçimiz dışımız siyaset oldu. Güya siyasetçilerimiz açıklamalarıyla dış güçlerin Türkiye’ye karşı yürüttüğü operasyonları engellemeye çalışıyorlar. Hıh güleyim bari. Olaylar bu aşamaya gelene kadar aklınız neredeydi.
Eyyy Siyasiler! Siz önce kendi ülkemizdeki kadınlarımıza, kızlarımıza, gençlerimize, çocuklarımıza, gazilerimize, engelli kardeşlerimize, Allah’ın yaratmış olduğu kurda-kuşa, çiçeğe-böceğe, ağaçlara sahip çıkın. Onları koruyun kollayın.
Bu ülkede Mersin’de Üniversite öğrencisi Zelâl gündüz gözüne minibüste dört zorba tarafından kolundan tutulup kaçırılıyor.
Kayseri’de 28 yaşındaki Ayşegül öğretmen üç yıllık eşi tarafından sürekli şiddet görüp ağzı burnu kırılıyor. Güzel öğretmenim ‘illa beni öldürmesi mi gerekiyor’ diye feryat ediyor. Üstelikte kadınlar öldürülüyor diye bas bas bağırınca bazı utanmaz siyasetçiler tarafından ‘Ne yapalım öldürülüyorsa, polis yakalayıp cezasını veriyor.’ Diye azarlanıyoruz.
Her yeni gün çocuk istismarı haberleri eksik olmuyor.
Erzincan’da yavru kediye işkence yapan insan müsveddesinin serbest bırakılmasına hâkim bile isyan ediyor.
Gençlerimizin dörtte birinin ne eğitimde ne istihdamda adı var. Pırıl pırıl gençlerimiz göz göre göre kaybolup gidiyor.
İş hayatındaki annelere destek olacağız derken gün geçtikçe kadın istihdamı azaldı haberiniz var mı?

Maaş konusunda gazilerimiz ve şehitlerimiz arasında bile ayrımlar yapılıyor.
İçimizi dışımızı siyasete boğma konusunda sadece politikacılar mı suçlu? Medyanın hiç mi suçu yok! Buyurun size beni çıldırtan bir örnek vereyim:
1 Aralık Cuma saat 14:20 CNN Türk ‘de keyifle bir haber izliyorum. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü öncesinde İstanbul Taksim’de yüzlerce engelli bir araya gelmiş. Farkındalık yürüyüşünde ”Beni anlıyor musun?” diye soruyorlar. CNN Türk Muhabiri Fulya Öztürk de onların sesine kulak veriyor.
Bir yanında tekerlekli sandalyede milli okçu Murat kardeşim engellilerin sesini duyurmak için anlatmaya başlıyor. Diğer yanında görme engelli Ebru ve Albino rahatsızlığı olan Zafer kardeşim de karşılaştıkları zorlukları anlatmak için sırasını bekliyor. Ben de tam ‘bravo işte habercilik böyle yapılır’ derken şak diye yayın kesildi.
Ne oldu dersiniz kameralar başka bir canlı yayına bağlandı. Bir partinin Cuma namazından çıkan sözcüsünün ağzına onlarca mikrofon dayanmıştı. Söyledikleriyse bir haftadır önümüze temcit pilavı gibi konan haberlerden oluşmaktaydı. Bizi eşşek yerine koyup neredeyse siyasetçilerin tuvalete gidişini bile haber diye yutturmaya çalışan bu zihniyete de yuh olsun demek istiyorum. Yetmiyor cüş demek istiyorum.
Oysaki Doğan grubunun onursal başkanı Aydın Doğan her toplantısında ‘Gazetecilik yalnızca siyaset yaparak yapılmaz. Hayatın bütün dallarında daha çok okunacak, okurla bir araya gelecek işlere imza atmalısınız.’ Der. Kendisinin bu görüşünü bile bile bizi eşek yerine koymanıza ne diyeyim. En iyisi ben susayım sizinle Aydın Bey konuşsun.
Sözlerime son verirken eyyy siyasetçiler ve eyy anlı şanlı medya müdürleri sizlere seslenmek istiyorum: İşçinin, memurun, esnafın, çiftçinin, köylünün, emeklinin, sanatçının, sporcunun, öğrencinin derdini sorununu yazmaya kalksak buradan köye yol olur. Artık kesin içi boş lakırdılarla dolu şu siyaseti. Anlıyor musunuz?

CEVAP VER