Makedonya Başbakanı Zaev Türkiye’de. Ziyaretten ne beklemeliyiz?

0
Adelina Sfishta
1987 yılında Kosova-Podujeva'da doğdu. Kosova savaşını militan bir kız çocuğu olarak yaşadı. Üniversitede radyo televizyon eğitimi aldı. 2009 yılında Balkan TV'de çalışmaya başladı. 9 yıldır TV haber ve programcılığı yapmaktadır. Araştırmaları Balkan ülkeleri ve Türkiye eksenlidir.

Yazılarımı takip eden okuyucularımız bilirler ki, Makedonya Rusya’nın paramiliter unsurlarının desteğinde çok ciddi bir parlamento baskını yaşadı.

Parlamento baskınının amacı; son yapılan seçimlerden birinci çıkmış AB ve ABD yanlısı Zoran Zaev’in hükümeti kurmasının önüne geçilmesi ve Rusya yanlısı Gruevski’nin iktidarda kalmasının sağlanması idi.

Direnen Zaev, halkın desteği ile bu badireyi atlattı ve Arnavut partileri ile ortak olarak yeni demokratik hükümeti kurdu.

AB ve ABD Zaev hükümetine tam desteğini açıkladı.

Zaev kısa sürede, demokratik birçok açılımı hayata geçirdi. Arnavutça’yı ikinci resmi dil olarak uygulamaya soktu. Kriminal işlere bulaşmış ve yolsuzluk yapmış Gruevski de mahkemenin yolunu tuttu.

Türkiye Balkanlarda Yunanistan’ı dengelemek açısından; güvenlik parametresini dikkate alarak, Arnavutluk ve Makedonya’yı özel olarak destekliyordu, geçmiş yıllarda!

Geçmişte bu iki ülkenin ordularının modernize edilmesi, yeniden teşkilatlandırılması, mümkün olan araç-silah desteği sağlanması, subay ve astsubaylarının yetiştirilmesi konusunda önemli işler yaptı.

Türkiye Makedonya’yı geçmişte hep Balkanların istikrarı açısından kilit ülke gördü ve mümkün olan desteği de sağladı. Hatta Makedonya’daki Arnavutları incitme pahasına yapıldı bu destek.

Ancak AK Parti hükümetinin son yıllardaki dış politik tutarsızlıkları ve belirsizlikleri, bütün Balkan ülkeleri ile olan ilişkilerine negatif yansıdığı gibi, Makedonya ile olan ilişkilerini de adeta buzdolabına soktu. Ayrıca Türkiye bütün Balkan ülkelerine sağlayacağı desteği “Fetö” yapısı ile mücadele ile doğrudan ilişkilendirince, zaten yarım yamalak olan işbirlikleri daha da kötü duruma geldi.

Makedonya AB ve ABD’nin kontrolünde olan bir ülke, Türkiye’nin hangi stratejik talebini karşılayabilir ki. AB ve ABD ile uyumlu olan stratejik talepler karşılanabilir ancak. Bir defa bunu iyi bilmeli algı aldatmacalarına bakmamalıyız.

Makedonya, Türkiye ile olan güvenlik parametresine bağlı, yani Yunanistan konusuna bağlı olarak, Türkiye’den ordusunun desteklenmesi talebinde bulunabilir. Türkiye öncelikle askeri personel eğitimi ve yerli üretim bazı araç-gereç desteği sağlayabilir Makedonya ordusuna. Ayrıca Afganistan gibi Türkiye’nin barış gücü olarak bulunduğu çeşitli yerlerde yer alan ve alacak olan Makedon silahlı kuvvetleri unsurlarına eğitim ve donatım desteği sağlayabilir, ki Afganistan için zaten yapılıyor bu.

Zaev Anadolu Ajansına verdiği röportajda; “Sık sık Türk kuvvetleri ile Afganistan’ın başkenti Kabil’de görevlere katılıyoruz. Ortaklığımız o kadar ciddi, güven o kadar büyük ki kapasitelerin karşılıklı güçlendirilmesi, kapasitelerin birlikte güçlendirilmesi anlamına geliyor. Türkiye ciddi büyüklükte kapasitelere sahip bir NATO üyesi. Makedonya Türkiye’den çok şey öğrenebilir. Türkiye, Makedonya’daki askeri teçhizatın en büyük bağışçılarından biridir” diyor Zaev. Türkiye’nin NATO ile ilişkilerinin ne vaziyette olduğunu bilmeden Zaev eski zamana göre konuşuyor. İlave ediyor Zaev romantikçe, Makedonya’nın NATO’ya entegrasyonunu destekleyen bir ortağımız, dostumuz olmasından dolayı müteşekkiriz Türkiye’ye. Can alıcı cümlesi ise, “Balkanlar, AB ve NATO entegrasyonuna odaklanmış durumda”. Ne diyelim ifadeler manidar. Görüşmelerin orkestrasyonu çok zor.

Bunun dışında ticaret ve yatırımların genişletilmesi konusu en makul yapılabilecek işler olarak gözüküyor. Lakin Makedonya çok küçük ülke, Türkiye’nin bir şehri kadar, bu nedenle makro yatırımlar ve ticaret hacmi beklenmemeli.

Makedonya ulaştırma yollarının revizyonu ve geliştirilmesi, zaten gündemde olan bir konu. Türk işadamları yol inşaatlarında oldukça kaliteyi ispatlamış durumdalar, politik angajmana ihtiyaç olmadan ihaleleri alabilirler. Ancak yol konusunda dikkat edilmesi gereken önemli bir husus; Makedonya’dan ya Yunanistan istikametine, ya da Bulgaristan istikametine ulaştırma hatları açılacak, bu nedenle Türkiye’nin bu iki ülke ile olan ilişkileri önem kazanıyor. Hali hazırda her iki ülke ile de ilişkiler zayıf.

Makedonya’da “Fetö” grubuna dahil edilen insanlar elbette var. Türkiye, çok kesin, bu insanların iadesi konusunu da ısrarla masaya yatıracak. Zaev; tıpkı Kosova’nın, Arnavutluk’un, Bosna’nın yani AB ve ABD kontrolündeki bütün Balkan ülkelerinin, yani hepsinin dediği gibi, yargıyı işaret edecek, delil varsa mahkemeler iadeyi yapacak, diyecektir. Başka bir şey beklemek mümkün değil. O nedenle bu konuda Türkiye yargı yolunu işletmeli ve hukuk içinde işlerini görmeli, bu meseleyi ilişkileri bozacak noktaya taşımamalı kanaatimce.

Makedonya başbakanı elbette Türkiye’nin desteğini önemsiyor ve hatta çok da ihtiyacı var. Ancak iki ülkenin ilişkileri ve Zaev’in AA’ya verdiği mülakata baktığımızda, insanın “koyun can derdinde kasap et derdinde” diyesi geliyor.

AB ve NATO yolunda olağanüstü kilitlenmiş bir Makedonya ile AB ve NATO’dan ayrılmayı tartışmaya açmış bir Türkiye ne kadar stratejik adımlar atabilir, varın siz değerlendirin.

Bütün bunlara rağmen Türkiye ve Erdoğan hükümeti Balkanlarda demokrasiyi ve istikrarı önemsiyorsa, Makedonya’daki Arnavutların hassasiyetlerini de dikkate alarak, Zaev hükümetine destek vermeli, meseleye kısa vade menfaatleri açısından değil uzun vade kazanımları açısından bakmalı.

CEVAP VER