Bebekken Hayatı Kararanlar

1

Gün geçmiyor ki; bir tecavüz haberi, bir çocuk istismarı, bir kadın cinayeti vakası yaşanmasın.
Sevgili Hüda Kaya ile dertleşiyoruz. “Maalesef lanetlenmiş bir toplum içinde olduğumuzu düşünüyorum” dedi. Doğru bir tespitti.
İnsanın içini acıtan ve hayatı kirleten eylemler çoğalıyor. İğrençliğine boyut vermeyeceğim kadar acı verici çirkinlikler bunlar.
Yaşananların en acı tarafı, tecavüz ya da istismar edenlerin, cinayete neden olanların belirli bir yaş aralığında olmaması. Ergen yaşta olan da var, seksen yaşında olan da…

Hakkında doğru bilinen yanlışlardan biri de çok az rastlandığıdır; bu konuyla ilgili literatürü taradığınızda ne kadar yaygın olduğuna inanamazsınız.
Çocuk istismarı; her şekliyle tüm dünyayı tehdit eden gerçekliktir; çağlar ilerledikçe insan bedeni meta haline gelmiş, sonrasında da kullanım çocuklara kadar inmiştir.

Liselim, Daha 17, Liseli Lolita ve daha beter şarkılarla çocuk istismarına çanak tutuyoruz. Üzerinden zaman geçmesine rağmen; Acun Ilıcalı’nın programında çocuk dansçıların teşhirinden dolayı RTÜK tarafından ceza uygulanması son derece doğru bir karardı.

Bu tip tespitleri; çocuk istismarının bir parçası olarak görmek sizin çok rahatlıkla “saplantılı”, “muhafazakar” ve hatta “cinsiyetçi” olarak lanse edilmenize neden olabiliyor..

Çocuksu imgelerin kişilerin her türlü cinsel ihtiyaçları için kullanılmasına anlam vermek ve tepki vermemek tepkisizlikten öteye çok vahim bir normalleştirmenin sonucudur.

Dikkat edilirse; erotik-pornografik materyallerdeki öznenin sadece yaşına değil yarattığı imaja da bağlıdır çocuk istismarı.
Pornografik materyallerin çoğunda imajın öznesi yetişkin bir kadındır.. Otuzlu kırklı yaşlarındaki bir kadına liseli eteği ve liseli çorabını giydirip pornografik poz verdirdiğiniz zaman da çocuk istismarına katkıda bulunuyorsunuz demektir.
Zira bu yetişkin kadının, liseli kız kılığına sokulmasının biricik nedeni cinsel malzeme olarak reşit olmayan kızları özendirmektir.

Daha önce tabu olan, utanılacak eylemler makbul ve olağan hale getirilmiştir. Pornografi söz konusu olduğunda bildirilen en ufak itiraz rahatlıkla tutuculuk, özgürlük karşıtlığı gibi suçlamalara yol açabildiğinden, konuyla ilgili eleştiri sayısı da nispeten azdır.

Kimin çocuk kimin yetişkin kabul edildiğini şaşırdığımız bir dünyadayız.

İstismara uğrayan bebek ya da çocuk büyüdüğünde travması sağıltılmazsa kendi yaşamında benzer davranışlarda bulunur.

Cemaat ve vakıflara ebeveynleri tarafından teslim edilen çocuklara neler yapıldığına da şahit olduk, oluyoruz. İstismarda patlamalar yaşandı. Ahlaksızlık ve sapkınlıkları meşrulaştırdılar. Ayrıca; “bir defadan bir şey olmaz” ve “çocuğun rızası vardı” diyen iki bakanın cümleleri beyni dumura uğratan cinstendi.

Bu topraklarda sırf erkeği eve bağlamak adına dünyaya getirilen çocuklar vardır ki; rahme düşmeleri bile bir başka çocuk istismarıdır.

Anne baba olma ehliyeti belki çok zor gerçekleşecek bir temenni ya da ütopya olsa da, anne babaların ya da adaylarının eğitim alması şarttır.

Anne ve babanın çocuklarına bedenlerinin çok özel olduğunu, bunu bebeklikten itibaren bez değişiminde bile izin alarak yapmaları gerektiğini, bedenlerine isteyen herkesin, yakınları olsa bile! dokunamayacağını öğretmeleri gerekir.

Habis ruhların yaydığı kötü enerji ve mazlum, mağdur, zulme uğrayanların yaydığı âh ile birleşince bu gün yaşadığımız iğrenç ötesi durum ortaya çıkıyor… Şaşırmamak lâzım…

Her geçen gün daha da iğrençleşen bir sistemin içindeyiz, elden birşey gelmiyor ve her haberde insanlığımdan utanıyorum.

1 YORUM

  1. Görsel basında çocuk istismarı olaylarının etraflıca görüntülü olarak anlatılması en birinci etken bu yayılmada. Gerekli gereksiz her olayda yayın yasağı getirilen ülkemizde sözde çocuk istismarı konu haberlere de bir çeki düzen verilmesi hayati önem arzetmektedir çünki potansiyel sapıklar dürtülerinin normal olduğunu ve yalnız olmadıklarını, bu durumun bayağı bir hal aldığını bu yolla öğrenmiş oluyorlar.
    Dede torun bağının ayrı evlerde yaşama nedeni ile kopuk olduğu hatta anne ve babanın ayrı yaşadığı günümüzde çocukların en temel bazı bilgi ve terbiyeden mahrum kaldığı bir gerçektir.
    Aile bağlarının hiçe sayıldığı, insani ve islami değerlerin temelinden sarsıldığı yayın akışının toplumda kabul görmesi için ısrar edilmesinin mahsülleri bunlar, fütursuzca harcadık değerlerimizi.
    Projenin finansörleri ve mimarları artık kına yakmaya başlayabilirler, bizi biz yapan değerler sayenizde yok olmaya başladı.

CEVAP VER