Le Asansör

0

Bir ilahiyatçı hocanın başlattığı asansörde halvet muhabbeti, dur durak bilmiyor. Asansörün kendi gibi, bir aşağı bir yukarı seyrediyor. Buradan hareketle şeffaf bir asansörle kısa bir gezintiye çıkalım…

İcadının amacı başta un çuvallarını taşımaktı.

Türkiye’de bilinen ilk asansör Abbas Hilmi Paşa’nın, İstanbul’da yaptırdığı Hidiv Kasrı’ndadır.

1868 yılında, New York’ta inşa edilen Equitable Life binası asansör takılan ilk işhanı olmuştur. Tarihin ilk gökdeleni kabul edilen bu binadan sonra, yüksek katların değeri artmış ve emlak piyasasında önemli değişiklikler yaşanmıştır. 

Guinness rekorlar kitabına göre bir asansörde en uzun süre kalma rekoru 6 (altı) günmüş; Kıbrıs Rum kesiminde Limasol şehrinde bir eleman gerçekleştirmiş bunu 1997 yılında. Katlar arasında halvet ortamı doğuran bu nesne, 6 günde 9 doğurtur herhalde…

Bu durum şöyle bir çağrışım yapıyor insanda: Altıncı katta oturup yedinci katta aşık olduğun kişiyle aynı anda bindiğin ve keşke Empire State’in en üst katlarında oturulsaydı hülyası kurduruyor.

“Combat de Fauves” adlı Fransız filminin kopyası olan “Asansör” isimli bir Türk filmi vardı. Yönetmeni Mustafa Altıoklar. İnternet yoluyla bulduğu bir kadınla tanışmak üzere evine giden bir adamın kadının asansöründe kalmasıyla gelişen psikolojik savaşı anlatan film, Altıoklar’ın bağlı olduğu şirketten ayrılmasına neden olmuştu. Film fazla bir gişe hasılatı gerçekleştirememişti.

Rusların yaptığı asansörlerde; içerde kapalı kaldığınızda sağ taraftaki küçük bölmeyi açar ve ordaki kolu çekerseniz, en yakındaki kapı açılır ve ordan çıkarsınız. Itfaiye beklemeye gerek kalmaz. Ayrıca asansörlerinin kapıyla tavan ve kapıyla zemin arasında itince asansörü durduran lehva gibi birşey vardı. Bu sayede olur da kol bacak kaptırılırsa, asansör hemen durur ve sakatlanmayı önler. Bu iki güzel özelliğe Türkiye’deki asansörlerde şimdiye dek rastlamadım.

20-25 yıl önce Yıldırım Akbulut adında bir Başbakanımız vardı. Akbulut, asansörün adını öğrendikten sonra 20 katı yürüyerek çıkmıştı.

İnsanların içindeyken yabancılaştığı ve birbirinden uzaklaştığı yegane ulaşım araçlarından biridir asansör. Nedense içine binen kişinin tarzı ne olursa olsun susar ve kal gelir. 

Şehirlerin gelişmesine, metropollerin doğmasına neden olan buluştur, le asansör… Büyük kentlerde asansör olmasaydı, dikey büyümede en fazla 8-10 katlı binalar olurdu. İstanbul’u yaşanmaz kılan, yöneticilerin iş bilmezliği, rant kavgası, estetik zaafiyeti filan değil; gökdelenlerin, rezidansların, yüksek yüksek kulelerin içindeki asansörler… 

Daily Maily’de çıkan bir haberde; asansör düğmeleri umumi bir tuvalet oturağından 40 kat daha fazla mikrop taşıyormuş.

İlahiyatçı hoca halvet ihtimalini faş ettikten sonra; asansörün insanın bilinçaltında bastırılmış duygularını, rahatsızlıklarını açığa çıkardığı büyülü bir evren olduğunu düşünmeye başladık. Ben merdivenlerden tane tane çıkarken, asansörden çıktığını gördüğüm insanlara artık “kim bilir ne ot yediler içeride!” diye düşünmekten de kendimi alamıyorum. Geçenlerde apartmandan girip merdivenlere doğru yönelirken asansörün kapısı açıldı ve içeriden kim çıksa beğenirsiniz? Dayım ve amcam. 

Avm asansörleri orgy kategorisinde. Demek ki millet ondan önünde sırada bekliyor o kadar… İçeride nasıl bir şey dönüyorsa?

Hayvanlara, bilhassa çocuk istismarlarına, hatta damacanaya yürüyen insanların yaptımlarına aşina olduğumuz ve artık garipsemediğimiz bu vukuatlar, bize asansörde halveti de konuşturuyor.

Hazır şeker fabrikalarının satılması söz konusu iken; ülkedeki “şeker hastalığını bu vesile ile düşüreceğiz” denilerek aklımızla alay edilmesine inat; ben size “asansör” isimli bir tatlı sunayım. Şeker komasına girmek isteyenlerin gizli tatlısı. 

Altta ekmek kadayıfı, üstüne kazandibi, onun da üzerine dondurma, fındık fıstık. Tam bir altın vuruş. 

“Kadınla erkeğin aynı havadan nefes alması şehveti arttırır” diye bir cümle de gelecek sonunda hocalardan. Halvet aşağı, uçkur yukarı. 

Artık bilimsel tartışmalarımız bu çerçevede. Sonra niye otomobil, uçak yapamıyoruz diye dert yanıyoruz.

Adamlar Mars’a araba gönderdiler, biz asansörle kat çıkamıyoruz daha…

Peygamberimiz ahlakı tamamlamak üzere gönderilmişti oysa..!

Bu adamlar yüzünden, dinin kadın-erkek ilişkisi dışında bir öğretisi yok sanıyor millet…

CEVAP VER