Her Oluşun Eceli Var

1
Süleyman Karagülle
Lisans ve yüksek lisans eğitimini İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Bölümü'nde tamamladı.

-MÜSLÜMANLAR KUR’AN’A DOĞRU YOL ALIYORLAR-

Yeryüzündeki her oluşun eceli vardır, ömrü dolunca ortadan kalkar. Kâinatın bir eceli vardır. Daha önce ilahi kitaplarda bunlar anlatılıyordu. Ama kimse inanmıyordu. Yirminci yüzyılda yapılan keşiflerde bu ecelin varlığı ilmen kesin olarak ispatlanmıştır.

a) Galaksiler arası mesafe artmaktadır, uzaklaşma hızı da çoğalmaktadır. Uzaklaşma hızı ışık hızına ulaşınca artık galaksilerden çıkan ışık bir daha galaksiye dönemeyecektir. Bu da galaksinin soğumasına neden olacak ve yıldızlar birbirlerini çekerek ölüme gideceklerdir. Bugün Güneş çevresine ışık yaymakta ama çevreden gelen ışık da Güneş’te toplanmaktadır. Böylece denge oluşmuş durumdadır.

b) Güneşte depolanmış hidrojen enerjisi vardır. Bu yakılarak ışık verebilmektedir. Bu her gün tükenmektedir. Tüm yıldızlar birer güneştir. Hidrojen bitince artık denge bitecek, entropi azamiye çıkacak ve kâinatın ömrü sona erecektir.

c) Galaksiler birbirlerinden uzaklaşmaktadır. Oysa yıldızlar yörüngelerindeki sürtünme kuvvetleri sebebiyle birbirlerine yaklaşmaktadırlar. Sonunda hepsi karadeliklere dökülecek ve kâinatın ömrü bitecektir.

d) Termodinamiğin kanunlarına göre kâinatın entropisi büyümektedir. Geri döndüren bir güç olmadan bu adım adım kâinatı ölüme götürmektedir.

Bütün canlıların da böyle ömrü vardır. Bir hücreden yaratıldılar, çoğaldılar, değiştiler, evrim oldu. İnsanlar yaratıldıktan sonra duraklama dönemine girdi, şimdi yeni türler gelmiyor. İnkıraz oluyor. Canlının da ömrü vardır. Sonuçta canlılık da sona erecektir.

İnsanlık da bir canlıdır, onun da ömrü vardır. Yeni tür olarak 60 000 yıl önce var edilmiştir. Gün geçtikçe yaşlanıyor, sonunda ömrü dolacak ve artık ortadan kalkacak. Bir canlıdaki yaşlanma olayı tüm insanlık için de doğrudur.

İnsanın konuştuğu dillerde kelimelerin her biri doğar, gelişir, yaşlanır ve unutulur; ölü kelimeler haline gelir. Dil de zamanla ölü dil haline gelir. Teknik de böyledir. Şimdi kimse taştan bıçak yapmıyor. Sosyal kuruluşlar, dinler ve mezhepler de böyledir. Yönetim böyledir. Tarih böyle kurumların ve devletlerin mezarlığıdır. Otuz yaşındaki genç bilir ki ben yirmi sene sonra artık bu gücümü bulamayacağım, ondan otuz sene sonra olmayacağım.

Merkezi sistemin bu gelişmede yeri vardır. İnsanlık kapitalizm ve sosyalizm ile bugünkü uygarlığa ulaştı. Şimdi ise her ikisi de ömrünü doldurdu Sosyalizm silindi gitti, kapitalizm de silinmektedir. Bu son sözümü iyi değerlendirin; kapitalizm de gitmektedir.

ABD’de belki yarım asırdır başlayan bir çatışma vardır; silahla doların çatışması.

Mahir Kaynak devletlerin galip geleceğini sanıyorum demişti.

Biz ise evrim kanunları gereği diyoruz ki; merkezi sistemler çökmektedir. Gelecekte sermaye olacak ama tekel olmayacak, devletler olacak ama merkezi yönetim olmayacak. Devletler de sermaye de galip gelmeyecek; ortaklık sistemi, halk düzeni, hicret demokrasisi, yerinden yönetim, semt kooperatifleri yönetimi gelecektir.

Marks bu gidişi ilmî veriler içinde tahmin etmiştir. Tekelleşme doruğa ulaşacak, böylece yıkılacak, yerine komünizm gelecektir demiştir. Tekelleşmeler yirminci yüzyılda doruğa ulaştı. Yıkılmalar başladı. Ama komünizm de dünyayı terk edip gitti. Yerine ne geliyor? Yeniden peygamberler dizeni geliyor, Adil Düzen geliyor.

Yeryüzünde harıl harıl çalışmalar var, gelişmeler vardır…

İnsanlık dinlerini yani düzenlerini reforme ediyor…

Müslümanlar Kur’an’a doğru yol alıyorlar…

Sonunda şeriat düzeni yaklaşmıştır…

Sabah yakındır, inşallah…

1 YORUM

  1. Hocam selamlar.
    Islam aleminin ve ülkemizin hali şeriatın henüz gelmemiş hali ise (tövbe) ben o seriati değil avrupanın seriatini istiyorum. Adalet, hak, hukuk olmadan şeriat olurmu hocam. Samimiyet ve ihlas olmadan sadece sekilcilikle İslam mi olur hocam.
    Aaaaah hocam ah.

CEVAP VER