İttifaksız İttifak…

0

Her ne kadar ülkemizin ve de seçmenlerimizin yarıya yakını referandum sonucunda ortaya çıkan “evet” ile yeni siyasal düzene geçmeyi kabullendiyse de, referandum propagandası ortamında, topluma tam anlamıyla ve samimiyetle yeni sistemin anlatılamamasının neticelerini, bugün biraz daha kafa karışıklığı ile yaşıyoruz.

Yaşıyoruz derken, hala hayatımıza nasıl da etkili olabileceğini fark ettik anlamına gelmesin.

Fark edebilmek için biraz daha zaman var…

2019 genel seçimleri ve Cumhurbaşkanı seçim süreci, yine aynı propaganda çerçevesinde sığ bir siyasal yarışmış gibi devam edecekse ve de AK Parti ile sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hesapları yine tutacak olursa, o zamanın ne kadar kısalacağı da görülecektir.

On altı yıldır iktidar olup, muktedir de olduğu somut bir şekilde yaşanan mücadelelerle, toplumun hangi alanlarına müdahale edildiği, nasıl edildiği, ne şekilde etkilediği aslında yeterince ortadayken, yaşama mücadelesi içinde olan bir çoğunluğun hala fark edememiş olması da aslında normal karşılanmalı.

Tıpkı akaryakıta zam geldiğinde; “benim için fark etmez, zaten her zaman on liralık yakıt alıyorum” esprisindeki gibi…

Siyasi partilerin tabanlarından başlayan ve “liyakatsiz siyaset meraklıları”’nın neden olduğu bir “öngörüsüzlük”, “sığ siyaset” ve de “bilinçlendirememe” becerisi sayesinde bugünlere gelinebildi.

Bu becerileri(!) devam ettiği sürece de “atı alan Üsküdar’a ulaşacaktır”…

Şimdilik sadece 16 Nisan’da ata binildi ve Üsküdar’a doğru yola çıkıldı halbuki…

Kız kulesinde mola var…

Üsküdar’a geçmeden önüne geçmek hala mümkün..!

Bu gerçeği görecek ve ona göre oyun kurabilecek siyaset kurumunun bir bölümü, yani bugün şiddetle yeniden “parlamenter rejime”, “daha güçlü bir demokrasiye”, “kuvvetler ayrılığına” doğru fikir ve politika birliği yapabilecek bir CHP, İYİ Parti, SP, DP, ANAP, Vatan Partisi ve hatta HDP..,

Muktedir güç AK Parti’nin toplumsal bir algı savaşını bertaraf edebilecek bir söylem, eylem birliğini sağlayabilirlerse tabii..

AK Parti ve MHP’nin sadece kendilerini ve kendileriyle birlikte olacak olan siyasi partileri “yerli ve milli” olarak saymaları..,

Ötekileştirmelerinin doğal sonucu olarak da, başta CHP ve İYİ Parti olmak üzere, SP ile diğer partileri “gayri milli” olarak lanse etmelerine verilecek muhakkak etkin cevaplar olacaktır.. olmalıdır da..!

Söylemler daha belirgin ve belirleyici olmalı!

Eylemler daha etkin ve katılımcı olmalı!

Gelecek, daha somut örneklerle gösterilebilir,

Geçmiş, yaşatılanlarla anlatılabilir olmalı!

Yapılan ihanet itirafları hep hatırlatılmalı!

Aldanmalar unutulmamalı ve unutturulmamalı!

“İstenenler ve verilenler” bilançosu çıkarılmalı!

Kandırılmalarına kanmamalı, toplum kandırılmamalı!

Özürleri ve af dilemeleri anlaşılabilir(!), ancak kabul ve makbul görülmemeli!

Tekrar tekrar toplumun hatırına ve onayına sunulmalı!

“İlkeler ittifakı” mı dersiniz?

“Öz yerli ve milli” mi?

Yoksa, “Cumhuriyet ve demokrasi ittifakı” mı bilemem ama, bir birliktelik muhakkak yapılmalı…

Bir araya gelmez, gelemez, gelmemeli denilen siyasi düşünceler, siyasi partiler, geçici de olsa, yeni sistemde yok olup gitmemek için,

Saygın, güvenilir, meşru bir seçim süreciyle birlikte, özünde ve gönlünde olmasa da prensipte anlaşarak,

“İttifaksız ittifak” yapılmalı…

CEVAP VER