Doğan Medya Grubu Teslim Oldu

0

Gündemi istediği gibi değiştirebilen, Türkiye’nin en güçlü medya karteli olan Doğan Holding; gazete, dergi, kitap, radyo, televizyon, müzik ve kitap perakendeciliği (D&R), internet hizmetleri (doğan online), kablo tv hizmetleri gibi sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerini bünyesinde barındıran devasa bir kuruluştu.

Kanal 6’da muhabir olduğumda o sıralar Istanbul belediye başkanı olan Recep Tayyip Erdoğan okuduğu şiirden dolayı mahkum olmuş. Acizane muhabir olarak tv’de yaptığım en uzun haberi (4 dk) “Siyasi Hayatı Dumura Uğradı” başlığıyla verirken, Hürriyet Gazetesi “Artık muhtar bile olamaz” üst başlığı ile en iri puntolarla haber veriyordu.

Muhtar bile olmaz denilen Erdoğan, şimdi Cumhurbaşkanı. Kaderin cilvesine bakın ki, Doğan Medya Grubu (DMG) eski havasında değil ve dün itibariyle satılmış durumda. Demirören grubuna.

Neredeyse tekeldi bir zamanlar: “kapat televizyonu anne, seni de kandırıyorlar” cümlelerini kurduran, Türkiye’de medyaya olan güvenin yok olmasına sebep birkaç kurumdan biriydi DMG…

Yanlış hatırlamıyorsam 10 yıl kadar önceydi. Radikal’den sonra da İslami çevrelere el atıp muhafazakar çizgide yer alan kısa ömürlü bir gazete çıkarmışlardı. İsmini bir türlü hatırlayamadığım bu harika gazete, yılbaşının hemen öncesinde hayatımda gördüğüm en güzel manşeti atmıştı: “Yılbaşınız batsın.”
İkinci başlık da bir o kadar iddialıydı: “Ananızın damına kadar yolunuz var.”

Yeni Berlusconi olarak isimlendirdiğim Erdoğan/Yıldırım Demirören’i bekleyen bir handikap var. Kanal 6’da patronluğumuzu yapan Korkmaz Yiğit, o sıralar Yeni Yüzyıl dahil bir çok medya organını satın almış, yeni medya patronu olarak lanse edilmeye başlanmıştı. Gelin görün ki; bu saltanat kısa sürmüş, bütün malvarlığını elden çıkarmak zorunda kalmıştı Korkmaz Yiğit. İsminden müsemma olmayan bir beyanda bulunmuştu. Alaattin Çakıcı ile telefon görüşmeleri basına yansıyınca, dillere pelesenk olacak bir cümle sarf etmişti Korkmaz Yiğit ve “Çakıcı beni aradığında vücut kimyam bozuluyordu” demişti.

Her ne kadar kötüden emsal olmazsa da; Demirören’i bekleyen handikap olarak okuduğum şey bu…

20 yıl önce Korkmaz Yiğit’i medyada patronluğa taşıyan neydi, ne tür pazarlıklar gerçekleşmiş ve neye mecbur edilmişti medya patronları, çok tartışılmıştı. Bugün de DMG’nin tüm mal varlıklarıyla satılması da aynı sorgulamaları yaptıracaktır.

AKP 2007 seçimlerinde sandıktan tek başına çıktığında, tv kanalının bahçesinde adeta “seçimi kutlama partisi” vermişti bu medya grubu. Şimdi ne oldu da böyle karşı karşıya geldiler bilinmez, bilinse de pek söylenmez. Bunu kısaca “menfaat çatışması” diye isimlendirmek mümkün.

Bir zamanlar yaptığı yayınlarla RTE yukarı, Abdullah Gül aşağı, AKP ile Türkiyem coştu, ekonomi uçtu, harika işler çıkartan AKP’li belediyelerimiz, Kadir Topbaş İstanbul’a bir güzellik daha yaptı, Melih Gökçek gole gidiyor, Kemal Kılıçdaroğlu gene topu kaybetti, Murat Karayalçın topu ağlardan çıkarıyor temalı haberler üretmişti.

AKP ile aralarından su sızmayan o güzel günlerde Aydın Doğan’a ait Petrol Ofisi’nin vergi borcu 1 milyar dolardan 275 milyon dolara indirilmişti. Bunun uzerine Ertuğrul Özkök Citibank’ın üç milyar dolarlık vergi borcunun sıfıra indirildiğini, bunların normal olduğunu söyleyen bir yazı yazmıştı.

Şimdilerde hapiste olan Ahmet Altan on sene önceki günlük yazısında “bu ülkede ordu ile medyayı düzeltirsek diğerleri otomatikman düzelecek” minvalli bir yazı yazmıştı. İki kurum arasındaki “gizli koalisyonu” iyice değerlendirebilmek için çok önemli bir makaleydi.

AKP’yi çıkarları doğrusunda desteklerken herhalde işin bu noktalara geleceğini tahmin edememiş olacaklar ki, önce ülkenin başını sonra kendi başlarını dara soktuklarını görememişlerdi. Bu son satışla birlikte şimdilerde AKP, kendi medyasını daha da perçinlerken, artık vergi borçlarını silmeyeceği için, Erdoğan ve Doğan düellosunu kimin kazandığı dün itibariyle belli oldu. Konuyla ilgili yazacak çok şey var ama burada noktalıyorum. Uzun makaleler ilgiyi ve dikkati dağıtıyor, en gerçek detay olsa bile….

Demirören grubunun açık yandaşlığı, Türkiye demokrasisi için, Doğan Medyanın İdare-i Maslahatçı çizgisinden daha zararlı olacaktır kanaatimce…

CEVAP VER