Altın, yere düşmekle pul olmaz

0

Sabır taşı olsa çatlardı ama bu toplum öyle sertleşmiş ki, öyle duyarlı(!) hale gelmiş ki, yaşananlar karşısınsa ne kadar da sabır dolu

Akıl oyunları kısa vadeli değil anlaşılan. Uzun yıllara dayalı biriktirilmiş bir “akıl” ile işler yürütülmeye devam ediyor..

Değiştirilme çabasında olunmayan ne kaldı!

Ordumuzdan, kurumlarımıza, sağlık istemimizden, ekonomimize, STK’larından, hemşeri derneklerine, odalardan, barolara, spor aleminden, kulüplere, tesislerden, statlara, medya kuruluşlarından, dizilere, senaryolarına…

Dinimizden, cemaatlere, ilahiyattan, maneviyata, komşuculuktan, ispiyonculuğa, dostluktan, rakipliğe, yetiştirmeden, yetinilmemeye, eğitimcilikten, eğitmemeciliğe, insan yetiştiriciliğinden, insan körelticiliğe…

Liste uzayıp gittiği yere kadar gider. Ama o kadar uzatmaya da gerek yok. Her şey ortada. Görmek isteyene, geleceğini hesaplayana.

Tabii bencil olanlarına değil bunlar! Toplum adına, gelecek adına öngörebilenlere, yapılanların nedenlerini sorgulayabilenlere, nereye varacağını sorma cesaretini bulanlara…

* * *

Öyle bir dönemden geçiyoruz ki! Hatta ittire kaktıra geçiriliyoruz ki! Bir insan aklının bunları fark etmesi, keşfetmesi, yorumlaması, sorgulaması neredeyse imkânsız.

Peş peşe.., peş peşe.., peş peşe gelen, toplumun sinir uçlarına yapılan baskılar, dayatmalar, sonunun nereye dayanacağını bile düşündüremiyor insan olana…

Adeta bir yağmacılık çoğalması yaşanıyor!

Hani şu hırsızlık suçu ile gasp suçunun ortak fiili olan “başkasına ait malın alınması” fiili var ya!

Hani şu TCK 148-149. maddelerinde de yer alan yağma suçu (gasp suçu)…!

Biraz ölçüsüz örnek gibi olmasın ama, eğitim sisteminde oynamalar, sınav sisteminde yapılan değişimler, yerleştirmeler(!), ve son olarak da açıklanan “nitelikli okullar listesi de az biraz bu gasp işine bulaşmış görünüyor.

Öyle ya! Yılların başarılı liseleri, şimdiye kadar sınavla öğrencilerini belirleyen, üniversiteye yerleştirmelerdeki başarıları ortada olan liselerden bazıları, artık nitelikli değilmiş.!

Ya hangi liseler nitelikliymiş.!

Birilerinin ısrarla yüceltmeye çalıştıkları liseler.

Halbuki o okullarda eğitim alan çocuklarımız da bizim çocuklarımız. Onların da başarılı olmalarını bu ülkede yaşayan herkes elbette ki ister.

Ama eğit kardeşim, eğit.. Varsa meziyetiniz, liyakatiniz, orada okumak isteyen çocuklarımızı da eğitin, hem bu ülkeye, hem de onların geleceklerine kazandırın..

Bırakın emek hırsızlığını, başarı hırsızlığını…

Sizin “inovasyon”dan anladığınız bu mu? Eğer öyle ise siz yanlış anlamışsınız! Ya da hiç anlamamışsınız..!

Örneğin geçen yıl YGS sonuçlarına göre 34. sırada yer alan Kocaeli Anadolu Lisesi’ni, 100. sıradaki Kocaeli Cahit Elginkan Anadolu Lisesi’ni niteliksiz okul saymanız neyi değiştirir!

Hiçbir şeyi!

Neden?

Çünkü imar, inşaat, fiziki koşullar başarı getirmiyor. Başarıya illaki bir katkı sunuyor.

Ama asıl başarı insan ile, akıl ile, nitelik ve nicelik ile oluyor.

Altın, çamura da batsa altındır…

Altın, yere düşmekle pul olmaz…

(Eskiler ne demiş: ‘Altın yere düşmekle sakıt olmaz kadr ü kıymetten.’)

Dayatmayla da, demir, altın olmaz…

CEVAP VER