Ölmek YASAK! Sabır OMZA!

0

Geçtiğimiz bir hafta içinde henüz gençliğinin baharında olan iki insan intihar ederek yaşamını sonlandırdı. Biri lise öğrencisi 18 yaşındaki Baha, diğeri ise 25 yaşını süren Merve Öğretmen’di. İkisi de henüz hayatlarının en güzel çağında olan pırıl pırıl iki insan.
Kaç gündür hem Marmaray’da sırtındaki çantasını yere usulca bırakıp canına kıyan delikanlı Baha’nın, hem de resimlerde papatyalar arasında bir melek gibi dünyaya gülümseyerek bakan Merve’nin görüntüsü gözlerimin önünden gitmiyor.
Ah güzel çocuklar, ah canım çocuklar keşke elimde olsaydı da şu kirli ve paslı dünyayı halı gibi çırpabilseydim. Ciğerlerimi patlayana kadar havayla doldurup, her birimizin üzerine serpili olan ölü toprağına şööyle iyice üfleyebilseydim. Ama nafile. O körpe bedenler şimdi ebedî uykusuna daldı. Ve şu gam yükü dünya içinde gezinen zebanilerle yaşamak gene bize kaldı.
Türkiye İstatistik Kurumunun verilerine göre 2016 yılında tam 3 bin 64 kişinin intihar ederek yaşamına son verdiği ülkemde her yeni gün ekranlarda boy gösterip ekonomiden, iklim şartlarına, siyasetten para piyasalarına kadar her konuda çarşaf çarşaf açıklama yapanlarda gene tık yok.
‘Yahu çiçeği burnunda bu gencecik insanlar neden ölümü seçiyor? Hangi bunalımlarla baş etmeye çabalarken kendilerini ölümün pençesine kaptırıyorlar’ Diye soran eden birilerini duydunuz mu? Ağızlarından çıkan bir yudum umut sözcüğü? Nefes almamız için açtıkları bir pencere?
Vatandaş cinnet halinde. Benzinin litresi 6 lirayı geçmiş, etin kilosu 80 lirayı vurmuş, yetmiş yaşına gelmiş çiftçi amcamın borç gırtlağına kadar dayanmış, dertten perişan olmuş süt kazanını ağlayarak yere boca ediyor. Protestosunda bi’ de korkusundan eline Türk bayrağı almamış mı? Titreyen sesine, o çaresiz haline otur bir hafta ağla.
Üzerimizdeki baskı öyle bir boyuta ulaşmış ki okurlar hükumeti eleştiren yazıları beğen yaparken bile endişe ettiklerinden bahsediyor. Malum, milletin fişlenmekten ödü patlıyor.
‘Dindar nesil yetiştireceğiz’ Diye kol kanat gerdikleri şahsiyetler bir anlık gafletle içine düşmüş olduğu gayya kuyusundan bir çıkış yolu bulamayıp ölümü seçmiş olan bir insanın ardından ağza alınmayacak laflar sarf ediyor. Yitip giden canı, öfke dolu zihni, benmerkezci zihniyetiyle utanmadan seçimlerle bağdaştırıp ‘CHP ‘nin oy pusulasından bir kelle eksildi’ diyebiliyor. Cümlelerinde vicdan ve merhamet duygusunun esamisi okunmuyor. ‘Dindar nesil’ bir güzel olmuş sana ‘Kindar nesil’.
Halkın gerçek yaşamda birbirinin yanından geçerken dahi dişlerini gıcırdattığının yansımalarını sosyal medyada yapılan yorumlarda açık ve net olarak görebiliyorsunuz. Ola ki bir fikir ayrılığına düşülsün, internette o ona – bu buna Allah Allah! Cenk meydanındaymış gibi ali kıran baş kesen kafa göz dalınıyor.
Hele öne alınan seçim tarihlerinden sonra siyasi arenanın cadı kazanı gibi kaynamaya başladığı ise gün gibi aşikâr. Bunca telâşın Ak Partinin beklediği oy potansiyeline erişemeyeceği için olduğunu söyleyen kimi köşe yazarları dereyi görmeden paçaları zevkli zevkli sıvamaya çalışırken, yandaş medya savaş tamtamlarına başladı bile.
Arkadaşlar ülkece kaç yıldır çektiğimizi bir biz biliyoruz. Tuzu kurular ağzının kenarını silip, endamını gösterip usulca kenara çekiliyor. Olan sade vatandaşa oluyor.
Hal-i pür-melâlimize ağlarsa anamız ağlıyor, gerisinin umurunda bile değiliz artık bunu iyice belledik. Benim annem de rahmetli oldu, yani ‘Allah’tan gayrımız yok’ diyebilirim.
Bu yüzden onları yok baskın seçim, yok erken seçim polemikleriyle baş başa bırakıp; kendi paçamızı kurtarmaya bakalım.
Öyle hemencecik pes etmek yok. Sen, ben, o bu millet için hepimiz çok önemliyiz. Güneşli günleri görmeden, gemiyi maviliklere sürmeden başka bir emre kadar ölüme nanik.
Ölmek YASAK! Sabır OMZA!

CEVAP VER