Karamollaoğlu Diyor ki: “Geleceğin İçin #DEĞİŞTİR”

0

Cumhurbaşkanı adayı Temel Karamollaoğlu’nun Ulusal Basın Toplantısına sevinçli bir haberle başladık. 2 gün önce “Genel Af mı Gerekiyor Hasta Tutuklular İçin?” adlı makalede de bahsetmiştim. Ali Bulaç, Altan Kardeşler, Nazlı Ilıcak ve diğerleri neden tahliye edilmezler; hem yaşlı hem hastalar diye. 22 aydır tutuklu olan Ali Bulaç sevinç gözyaşları ile dün tahliye oldu. Şahin Alpay’ın ev hapsi kaldırıldı. Altan Kardeşler, Nazlı Ilıcak, Mümtazer Türköne, Mustafa Ünal’ın tutukluluğu devam ediyor.

İki hafta önce kendisi Ankara’da iken sevgili Ufuk Uras ile beraber Karamollaoğlu’ndan randevu talep etmiştik; kendisi de ziyaretimizden memnun olacağını dile getirmişti. Adaylık süreci, 100 bin imza, konuşmalar, toplantılar ve mitingler arasındaki koşuşturma ve hengamede tokalaşırken “Hala görüşemedik, yarın Ankara’ya dönüyorum. Pazartesi İstanbul’da görüşebiliriz” demesi, hafızasına hayran bıraktırdı.

Karamollaoğlu’nun seçim sloganı “Geleceğin İçin #DEĞİŞTİR” Tam da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Halkımız Tamam derse, çekiliriz” sözüne atıfla denk getirilmiş gibi bir slogan. ‘Bilge Başkan’ iddialı. Seçimde yüzde 10 üzerinde bir oy beklediklerini söylüyor.

“15 Temmuz bir oyunun merhalesi, ama bu bir günde meydana çıkmadı. Kalkışmaya girişenler, AKP döneminde 10 sene onların bağrında beslendi. Gökten zembille inmedi ki bu insanlar. Adalet, emniyet, ordu bunlara terk edildi. Bundan dolayı da her kademede ülke politikalarını etkileyecek mevkilere geldiler” diye konuştu. “Darbe girişiminde dış güçlerin parmağı olduğu konusunda şüphem yok. Darbeye sebep olan unsurları AKP yetiştirdi, önünü açtı. ‘Ne istediler de vermedik’ bir cümle, ama tabloyu netleştiriyor” dedi ve ekledi: “15 Temmuz darbe girişimi adalet mefhumunun darmadağın edilmesine gerekçe olarak kullanılıyor. Bu yazıktır. Olmamalıdır. Adalet olmazsa olmazımızdır.”

Karamollaoğlu sorulan bir soru üzerine; Abdullah Gül ile her konuda aynı düşüncede olmadıklarını ama ortak aday olma noktasında en ideal aday olduğunu tekrarladı. AKP, Gül’ün adaylığından çekindi ve bunu belli ettiklerini gösterdiler. Söz eylem ve hakaretleriyle. “AKP’den yüzde 15 civarında oy koparacaktı adaylığı üzerinde mutabık kalınsaydı” dedi.

Eleştirileri bir bir sıraladı. “AKP ile hiç bir görüşümüz uyuşmuyor. Sadece başörtüsü serbestiyeti konusunda iktidara takdirlerimizi sunuyoruz.”

HDP’nin ittifaka dahil edilmemesinin, halka anlatamayacak olmaktan, tabanda bir hazımsızlık olacağından ve bir partinin de tamamen red cevabı vermesinden kaynaklı bir durumdan teşekkül ettiğini söyledi. HDP’nin zaten barajı geçecek güçte olduğunu ve dolayısıyla bir kaybın söz konusu olmadığını da sözlerine ekledi.

100 bin imza olayında Devlet Bahçeli’nin vatandaşı resmen tehdit ettiğini ve bunu çok yakışıksız bulduğunu, böyle bir seçimin demokratik, adil, dürüst ve düzgün bir seçim olmasına gölge düşürdüğünü söyledi. “Vatandaşlarımız korkmasın. Bu seçimler olacak. Cesur olun. Bu seçimi kazanacak güçteyiz” sözleriyle iktidarın zorla yönetimde tutunamayacağını da dile getirdi.

Bir dediği de şu: “Bu iktidarın esas menşei 28 Şubata dayanır. Türkiye’de askeriyenin üst kademeleri, sermeye sahipleri, medya patronları, sendikalar ve yargının en üst kademesinde bulunanlar ittifak yapıp meşru bir hükümeti düşürme çabasına girmeseler biz bu noktaya gelmezdik.”

Sözü Erdoğan’ın manifesto açıklamalarına da taşıdı Karamollaoğlu ve dedi ki: “Benim bildiğim iktidar yapamadıklarını manifesto diye açıklama beyhudeliği göstermez. İktidarda olan sizsiniz 16 yıldır. Yapamayan sizsiniz. Problemleri üreten de sizsiniz. Ürettiğiniz problemleri de, bunları biz çözeceğiz deme gafletinde bulunan da sizsiniz.”

Öne çıkardığı diğer başlıklar kısaca şöyle: “Ekonomik olarak büyük bir fiyaskoyla karşı karşıyayız. Çünkü üretime dönük hiçbir yatırım yapılmadı. Parayı betona ve asfalta gömdüler. Aldığımız borçların taksidini, faizini ödeyemiyoruz.
Kavgalı olmadığımız ülke kalmadı.
İktidar ve anlayışı değişmezse, ülkemiz daha büyük badirelerle karşı karşıya kalır endişesi taşıyoruz.
Tarım çöktü.
Eğitim sistemi tamamen felç.
Sadece işlerine gelen rakamları yayınlıyorlar. İhracat rakamları ve kalkınma hızı gündeme getiriliyor.
Herkes endişeli. Çünkü seçime OHAL’de gidiyoruz. Kendisi 2002 yılında erken seçimi de OHAL’i de acımasız biçimde tenkit etmişti. Bilmiyorum hatırlıyor mu? Kendisine dinletseler faydalı olur.

Son olarak da şunu söyledi Bilge Başkan: “ İnşallah huzurlu bir seçim dönemi geçiririz. Seçim güvenliği önemli. Partiler sandıklara sahip çıkarsa o endişeyi aşabileceğimiz kanaatindeyim.”

Evet ey seçmen: eğer sıkıldıysan, eğer “tamam” diyorsan Temel Karamollaoğlu sana sesleniyor:
“Geleceğin İçin #Değiştir”

CEVAP VER