Kalite yerine Seviyesizlik – Değerler yerine Irkçılık

0
Sinan Eskicioğlu
1974 yılında İzmir'de doğdu. İzmir İlahiyat'ta lisans eğitimini tamamladı. 2003 yılından beri Almanya'da yaşıyor. Çeşitli kuruluşlarda Din Eğitim ve Öğretimcisi olarak faaliyette bulunuyor. Yayınlanmak üzere kaleme alınmış çeşitli roman ve kitapları bulunmaktadır.

Sevgili Gençler, kendini genç hissedenler ve ileride genç olup merak içinde yeni bilgiler öğrenmek isteyecek bugünün çocukları,

Erkekler Mars’tan, kadınlar Venüs’ten diye bir kitap vardı. Birbirlerinden çok uzak iki cins gibi sunulan erkekler ve kadınlar.

Artık bugün orta noktada buluştular.

Erkekler RACON kesiyor, Kadınlar TRİP atıyor.

Erkeklerin kestiği raconun kadınsal karşılığı trip. Erkek neden racon keser, kendi içsel dünyasında sorun vardır da ondan. Bunlara da erkekcik denir.

Kadınlar neden trip atar, onun da içsel dünyasında sorunlar vardır. Bunlara kadıncık diyemiyorum, çünkü koca koca genç kızlar ve kadınlar çocuk gibi konuşuyorlar zaten.

Sizleri bilmem ama ben gerçekten çok rahatsız oluyorum.

Gençler için Adil Düzen yazımdan rahatsız olanlar, Ak partinin yeni neslinden rahatsız olmamdan rahatsız olanlar, içi boş dindarlıktan rahatsız olmamdan rahatsız olanlar sürekli artıyor.

Sizler de çevrenize şöyle alıcı gözle bakıyor musunuz?

Sizler de çevrenizde olup-bitenleri görünce, ‘nereye gidiyor bu toplum’ diyerek kendinizi kalabalıklar içinde yalnız hissediyor musunuz?

Kendini genç hissedenler için söylüyorum: ‘Eskiden böyle miydi?’. 90’lı yıllarda ya da 2000’li yıllara gelindiği zamanda hayat ve değerler böyle miydi?

Sevgili gençler ve ileride genç olacak bugünün çocukları, sizlere sesleniyorum: ‘Bugün yaşananlar normal değil. Hayatın aslı bu değil. Kalite ve beyefendilik/hanımefendilik bu değil.

Sosyal medya ayrı bir alem.

Gazetelere bakıyorum da, köşe yazarları bile ne seviyeye inmişler.

Öğrencilerle ders yapıp, onlara seviyeli ve kaliteli yaşamın ne kadar değerli olduğunu anlatırken, hep şunu söylerdim: ‘Lanlı-lunlu konuşmak ‘erkeklik’ değildir. Yollara tükürmek ‘cool’ olmak değildir. Bunlar tamamiyle ‘seviyesizliktir’.

Heyhat, bugün gazetelerde köşe yazarı olanların cümleleri ‘LAN’la başlıyor.

Dindar kesim diye övündüğümüz kesimden çıkan yazarlar adaylara bile isimleri ile hitap ediyor, saygısızlık yapıp bununla  övünüyorlar.

Değerler vardır, insanları bir arada tutar ve insanlara kıymet katar. Bu değerlerin birkaçı da şunlardır: ‘İyi aile terbiyesi almak, saygılı olmak, edepli olmak, dürüst olmak, merhametli olmak, düşene yardım etmek, insan kardeşliğini ön planda tutmak, sesini yükseltmeden ve kötü kelimeler kullanmadan konuşmak’ vb.

Bir ters üçgen düşünün, bu değerler en üst yerdedir. En üstte olan ve geniş insan grubunu gösteren, bu değerlere sahip olan tabakadır.

Değerler vardır, dinler insanlara ibadet olarak tavsiye eder ve böylece oluşur. Bir bakıma DİN, toplumda bu değerleri oluşturur.

Bu değerler de Din başlığı altında, üçgenin orta tabakasında yer alır.

Bu ters üçgenin en alt sivri yerinde de, en az olması gereken tabaka vardır: Kalitesizlik, seviyesizlik, saygısızlık, sevgisizlik, değerler mevcut olmadığı için ortaya çıkan ırkçılık, dolandırıcılık, yalancılık, kısacası en alt seviye insan grubu.

Beni en çok rahatsız eden de, bugün bu ters üçgen sivri yeri üzerinde değil de, normal şeklinde.

En alttaki en büyük alanı kaplayan alan, tamamen yaygınlaşmış ve kalitesizliğin simgesi olmuş.

En uç sivri noktada, en az kişinin olduğu, değerler sahibi insanlar.

Bugün geldiğimiz nokta acıdır ki, böyle.

Avrupa’da değerlerin yok olması, Irkçılığın artmasıyla tezahür ediyor. Evrensel insani değerler yok olmaya başlayınca, bireysel dürtüler yani ırkçılık ortaya çıkıyor.

Başta Almanya olmak üzere Avrupa’da milyonlarca Türkiye kökenli insanımız yaşıyor. Onlara baktığımda da aynı manzara.

Ülkemizde yaşayan vatandaşlarımıza bakıyoruz, orada da aynı manzara.

TV dizileri, sosyal medya savaşları, haber kanallarındaki tartışmalar…

Ey insanlar, neredesiniz….

Külhanbeyi olmak prim yapmış, her genç erkek racon kesip külhanbeyi olmak istiyor. Çirkef olmak prim yapmış, kendini toplumda korumak için, genç kızlar-kadınlar çirkefleşmeye çalışıyor.

Sahnede oyun sergileyenler ve onları alkışlayarak izleyen milyonlar.

Ey insanlar, sizin hayatınızın önemi yok mu?

TV dizilerindeki insanların hayatlarına önem vereceğinize kendi hayatınızın peşinde koşsanız daha doğru olmaz mı?

Dizileri çekenler, stop dendikten sonra evlerine gidiyorlar. Sizin hayran hayran izlediğiniz o romantik şovalyeler ya da güzel kızlar, eve gittiklerinde ter koktukları için duş alıyorlar, tuvalete giriyorlar.

Benim için çok saçma bunu dillendirmek ama TV dizileri setlerde çekilen sahnelerle oluşan bir oyun.

Neden mi böyle diyorum?

Çünkü bu kadar dizi müptelası olup da, günleri dizilere bölmek ve kendi hayatına önem vermemek gayri-insani bir durum da o yüzden.

Sevgili gençler ve ileride genç olacak bugünün çocukları,

Esas önemli olan kaliteli olmaktır. Salon beyefendisi ve hanımefendisi olmaktır.

Yollara tükürmek, küfürlü konuşmak, argo laflar etmek, sosyal medya savaşçısı olmak ‘cool’ olmak, cihad yapmak ya da vatanı kurtarmak değildir.

Muhafazakar ve dindar kesimin gençleri ve çocukları, sizlerin salon beyefendisi olmaktan uzak külhanbeyi tavırlarınız çok daha sırıtıyor. Dindar kesimden olduğunuz için, sizlerin bu konulara çok daha önem vermesi lazım.

Bu konudaki örneğiniz Hz. Muhammed (sav) olmalıdır.

Onun beyefendiliği, kibarlığı, nezaketi, insanları kırmayan tavırları, bütün bunların sizlere beyefendiliğin yolunu açması gerekir.

Kendini milliyetçi olarak gören sevgili gençler, sizler de dininize bağlı insanlarsınız. Bundan dolayı da, Hz. Muhammed (sav) sizler için de önemli bir örnektir.

‘Vatan için ölünseydi’, Hz. Muhammed Mekke için ölür ve Medine’ye hicret etmezdi. Ama O, her türlü zorluğa rağmen Medine’ye hicret etmiş ve yeni bir sistem kurmuştur.

Sevgili genç erkekler,

Kızlara, kadınlara kaba tavırlarınızla-racon kesmenizle daha fazla erkek olmuyorsunuz. Sadece onları daha da ürküterek, kendilerini korumak için trip yapmalarına sebep oluyorsunuz.

Sevgili genç kadınlar,

Beyefendi, efendi erkekler yerine racon kesen-maço tiplere prim yaptırdığınız için, toplumda her erkek racon kesen-maço tipler olmaya başlıyor ve bu durum daha da artıyor. Sonrasında hayal kırıklığına uğrayıp, hayatınızı karartıyorsunuz.

Unutmayın ki aslolan beyefendi/hanımefendi olmaktır. Bu, sadece dindar/muhafazakar kesim için geçerli olan bir değer değildir.

Bir adet 70’lik içip, kendini bozmadan, oturduğu yerden efendi gibi kalkıp, yürümesine bile dikkat edip yalpalamadan evine gitmek marifettir. Böyleleri için denirdi ‘adam gibi içmek’ diye, ben cinsiyetçi olmamak için böyle demek yerine ‘insan gibi içmek’ diyeyim. Ama onun bile bir kalitesi vardı eskiden.

Alkol içerken bile değerleri-kalitesi olan bir toplumduk, ne oldu bize?..

 

Sevgi ve Bilgiyle kalın.

CEVAP VER