Mitingler, Toplu Politik Manipülasyondur

0

Siyasiler keşke seçime gitmezden önce halkla hemhal olsa. Oy tahvili için sadece miting yapmasa.

Yıllarca yan gelip yatan pek çok siyasetçi seçimler yaklaşınca alanlara çıkar, zaten kendisine oy verecek olan kitleyle karşılıklı sırnaşmalar, sloganlar eşliğinde mitingler düzenler, bunun adı da partinin gücünü göstermek olur.

Mitingler siyasetin adam gibi yapılamamasının en büyük sebebidir, büyük saçmalıktır.
Eskiden her evde televizyon olmazdı. Dolayısıyla o dönemlerden kalma bir alışkanlık. Hiç bir siyasi partiye bir faydası olmadığı gibi ciddi derecede ekonomik israftır. Seçmenler için ise tam bir eziyettir. Düşünsenize günde 10 saat aralıksız miting konuşmaları yayınlanıyor bu ülkede…

En Büyük İcraatımız Konuşmak ve Sadece Konuşmak…

Şöyle ki: Cumhurbaşkanı Erdoğan çıkar anlatır. CHP lideri Kılıçdaroğlu’na ve Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’ye dadanır. “Bu ikisi işte bana şöyle şöyle demiş, Eyyy Kemal, Eyyy İnce, iyi de sen buna ne diyeceksin?” vs vs vs.

Kılıçdaroğlu bir meydanda İnce başka bir meydanda ona cevap verir. “Recep bey sen böyle böyle yaptın mı, yapmadın mı?” vs vs vs…

Derken Meral Akşener, Temel Karamollaoğlu, Binali Yıldırım, Devlet Bahçeli, Doğu Perinçek çıkar başka başka polemikler ve bir dünya laf karmaşası… Bu arada hapiste olduğu halde tek kişilik miting yapan, Selahattin Demirtaş’ı ve gardiyanı Ramazan’ı tebrik ediyorum. Kimseye rahatsızlık vermedikleri için.

Hiç biri de altta kalmaz. Biri der ki: “Gökkubbeyi başınıza yıkarım. Diğeri cevap verir: “Seni mahvederim.” “Sana meydanı dar ederim.” “Sokağa çıkacak yüzün kalmaz.”

Ramazan’da olmamız nedeniyle henüz edebe mugayir safhalara gelmedik. Dolayısıyla “İspatlamazsan şerefsizsin. Namertsin. Adam değilsin” gibi cümlelerin vakti değil daha…
Karşılarında binlerce insan toplanmış bunları dinliyor. 
İyi de, o binlerce insana söylenen bir şey yok zaten. 
Birbirlerine konuşuyorlar. Onu da yüz yüze karşılıklı oturup Hanım/Efendi gibi yapmıyorlar. Meydandan sallamaca şeklinde.

2023’e az kaldı. 1 asırlık bir devletiz. Bilgisayar var, internet var, televizyon kanalları var bir sürü. Çıkın oradan anlatın. Meydanda binlerce insan toplamanın, hayatı felç etmenin, trafiği kitlemenin ne anlamı var?

Her şehirden yüz binlerce insanın ciddi ciddi parti liderini dinlemeye mitinge gidebilecek kadar boş beleş insanlar olduklarına inanmak istemiyorum.

“Zaten ne bekliyordun?” dediğinizi duyar gibiyim.

Unutamadığım bir anım var.

1994 yılında Kocaeli Üniversite’sine kayıt yaptırırken, meydanda rahmetli Necmettin Erbakan’ın mitingine denk gelmiştim. Mitingin sonlarına doğru herkese ellerini kaldırdı. Malum işaretini yaptırıp yemin ettirdi. Ben de o yemine istinaden o seçimde oyumu Refah Partisi’ne vermiştim. O gün bugündür mitinglere iştirak etmiyorum.

Miting fotoğrafları yayınlıyorlar. İnsanlar sıkış tıkış güneş altında, kimi zaman yağmur altında, hakkaten inanılası değil bu devirde.

İnsanlar; bir kalabalığın içinde sokağa döküldüğünde, fikirlerini bir kalabalığın peşine takılarak bulmaya çalıştığında ya da düşündüklerini kalabalığın içinde haykırmaya kalktığında fark etmeden kalabalığın boğucu ve kuşatıcı sesi içinde yok olurlar… Sesleri; fikirleri, hızlı adımlarla akıp giden kalabalığın ayakları altında yollarda sürüklenir.

Kalabalık bir kez yürümeye başladığında artık koşmaktan kimse alıkoyamaz kalabalığı. Yığın nereye sürüklenirse birey de oraya gitmeye mecburdur. Düşünemez bir hale gelir birey. Ne diyordu rahmetli Cemil Meriç “Yığın düşünmez, maruz kalır.” 

Kalabalıkların asıl maksadının düşünmek olmadığı ve olamayacağı da göz önünde bulundurulduğunda, bir kalabalığı, bir düşünce etrafında toplamanın sonra onu istekler dâhilinde sevk etmenin kolaylığı daha iyi anlaşılacaktır.

Zira kalabalıklarda söz olmaz. Sözün yerini slogan, düşünmenin yerini tâbi olmak alır. Söyleyecek sözü olmayan yığınlar… Sloganların arkasına saklanan ilkesiz ve bilinçsiz onlarca, yüzlerce, binlerce insan. Cemil Meriç’in sözü gelir aklıma “Slogan ilkelin ideolojisidir.”

Sayın Siyasetçiler, miting yapacağınız parayla seçmenin bizzat ayağına düzgün adamları gönderip kendinizi, çözümlerinizi anlatın, sorun dinleyin, insanları dinlemeniz bile yeter.

Mitinglerin bitmesini beklerken daha beteri oldu bu sene. Ramazan ayında sahurda, iftarda bunların olacağını bir ay önceden yazmıştım. Nitekim sahurdan önce miting yaptılar.

Miting bizim genetik kodlarımızda mı var acaba?

Velhasılı kelam, neremiz doğru ki, siyaset yapma şeklimiz doğru olsun?

CEVAP VER