Seçim İttifakları

0

AK Parti ve MHP’nin ortak kararları ve girişimlerinin hesabında, parti kuruluşuna engel olunacak Meral

Akşener, Ümit Özdağ ve Koray Aydın’ı saf dışı bırakmak öncelikliydi.

Bu önceliklerini MHP kurultayının yargı(!) eliyle yaptırılmaması, Akşener’in genel başkanlığına sekte vurulması ile “birinci ittifak” başlatıldı.

Ama başarılı olup olmadıkları da ortada..!

Genel merkezlerindeki hesap, çarşıda, pazarda tutmadı…

Ve İYİ Parti kuruldu. Bugün görülüyor ki toplumun ekseriyeti “iyi ki” kurulmuş diyor.. 

“İkinci ittifak” ise malum olunduğu üzere 2019 seçimlerine yaklaşıldığı ve seçim kanunlarının tartışıldığı bir zamanda, bazı değişiklikler yapılarak seçim sonrasındaki koalisyon dönemlerinin sonlanması ve yerine seçim öncesi adına “ittifak” denilerek belli kolaylıklar ve imtiyazlar sağlanabilecek adımlarla, baraj sistemini sıfırlayan bir model ortaya atıldı.

Bir araya gelmez, gelemez denilen partilerin tutumlarını riske alarak hem de..!

“Üçüncü ittifak” ise malum olunduğu üzere erken (baskın) seçim kararı verilerek, tarihinin de sayın Bahçeli’nin 24 Ağustos’u değil, sayın Erdoğan’ın 24 Haziran’ı olarak belirlenerek sürdürüldü.

Bu şekilde yeni kurulan ve TBMM’de grubu olmayan İYİ Parti seçime giremeyecek, merkez sağı temsil edecek bir başka parti bulunmayacak ve Akşener’in adaylığı söz konusu olamayacaktı.

Ama bu sefer “dördüncü ittifak” devreye girdi, demokrasinin güçlenmesi, siyasi oyunlara oyunla karşılık verilmesi için, CHP’nin on beş milletvekili partilerinden istifa ettirilerek İYİ Parti’ye üyelikleri sağlandı.

Peşine de TBMM’nde grup kurması sağlanarak 24 Haziran seçimlerine girmesinin yolu açılmış oldu.

Ardından AK Parti ve MHP birlikteliği ile seçime “beşinci ittifak” olarak “Cumhur İttifakı” adıyla girileceği açıklandı ve bu ittifaka Saadet Partisi de davet edildi.

Ancak sayın Karamollaoğlu bu ittifaka sert bir dille karşı çıkarak, AK Parti ve MHP’nin yanında yer almayacağını deklare etti.

Buna karşılık seçimlere katılması garantileşen İYİ Parti’den sonra, Cumhurbaşkanı adayı olmak için grup kararını reddeden bir Akşener, “altıncı ittifakı” seçmenlerle birlikte yapmaya karar vererek, yüz bin imza ile Cumhurbaşkanı adayı olacağını söyledi.

Ve YSK’nın verdiği süre başladıktan sadece birkaç saat sonra iki yüz altmış binin üzerinde rekor bir imza ile adaylığı kesinleşmiş oldu. Hatta İYİ Parti ve Akşener, bu rakama ulaştıktan sonra seçmenlere seslenerek, artık imza vermek için seçim kurullarına gidilmemesini, doğrudan seçim çalışmalarına başlanmasını ifade ederek, güç gösterisinde bulundular.

“Yedinci ittifak” ise CHP genel başkanı sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile CHP’nin en son kurultayında karşısına genel başkan adayı olarak çıkan rakibi sayın Muharrem İnce ile yapıldı. 

“Sekizinci ittifak” ise yine TBMM’nde grubu bulunmayan Saadet Partisi genel başkanı sayın Temel Karamollaoğlu ile yüz binin üzerinde imza ile kendisini cumhurbaşkanı adayı olarak gösteren seçmenleri arasında yapıldı.

“Dokuzuncu ittifak” ise yine TBMM’nde grubu bulunmayan Vatan Partisi genel başkanı sayın Doğu Perinçek ile seçmenleri arasında yapılmaya çalışıldı. Ancak YSK’nın verdiği imza süresi dolmasına çok az bir zaman kala yüz bin imzaya yaklaşamadığı için, yine CHP’nin desteği ile imzalar tamamlanarak, Perinçek’in de cumhurbaşkanı adayı olmasının yolu açıldı.

Yani engellemelere rağmen, CHP (ve imzalarıyla Perinçek’i aday gösteren seçmenler) sayesinde tekrar demokrasi ile ittifak yapılmış oldu.

Bu arada TBMM’nde grubu bulunan HDP’nin cumhurbaşkanı adayı ise halen hapiste bulunan Selahattin Demirtaş olarak kesinleştirildi.

Böylece, Cumhurbaşkanı adayı olarak seçimlere girebilecek altı isim; Recep Tayyip Erdoğan, Muharrem İnce, Selahattin Demirtaş, Meral Akşener, Temel Karamollaoğlu, Doğu Perinçek, YSK tarafından kesinleştirilmiş oldu.

Sonrasında malum bu ittifaklar kendi aralarında yeniden bir ittifak kurdular.

1., 2. ve 3. ittifak ortakları olan AK Parti ve MHP, 24 Haziran seçimlerine girecek resmi ittifak adını “Cumhur İttifakı” olarak resmileştirerek YSK’ya bildirimde bulundular.

4., 5., 6., 7., 8. İttifakların ortakları CHP, İYİ Parti, SP ve (ilave edilen) Demokrat Parti ile oluşan “Millet İttifakı” ismi de kesinleştirilerek, YSK’ya bildirimde bulundular.

Tabii seçime katılma hakkı olan ve YSK tarafından ilan edilen BBP, BTP, DP de oy pusulalarındaki yerlerini alarak TBMM’ne girmek için yarışta bulunacaklar.

Bu partiler arasında yer alan DP’nin genel başkanı Gültekin Uysal İYİ Parti listelerinden seçilecek garanti sıralamalarıyla TBMM’de yer alması beklenirken, BBP genel başkanı Mustafa Destici de AK Parti listelerinden seçilerek TBMM’ne girebilmesini sağlayacak listelerde kendisine yer buldu.

Sonuçta ittifaklarla seçim barajı sıfırlanarak 24 Haziran sonrasında oluşacak yeni TBMM çatısında; AK Parti, CHP, İYİ Parti, MHP, SP, DP, BBP ve HDP’nin (birçok anketlerde görüldüğü üzere barajı geçebilecek durumda görünen) yer alabileceği görünüyor.

Ama asıl güç ve demokrasi mücadelesinin de, şimdiki parlamenter düzenin ittifakları “Cumhur İttifakı” ile “Millet İttifakı” arasında geçeceği de muhakkak.

Bakalım 24 Haziran’da “Halk ile Cumhur İttifakı” mı galip gelecek!

Yoksa “Millet ile Millet İttifakı” mı?

Göreceğiz bakalım, buna seçmen nasıl karar verecek..!

CEVAP VER