Aya Değil, Gönüllere Köprü Kurmak Zordur

0

Ülke ortalama eğitim seviyesinin ilkokuldan yukarı liseden aşağı olduğu bilinen bir gerçek. Hal böyle olunca ülkenin iktidarı da ister istemez kendini bu vasata yaklaştırıyor. Tabii ki; “okumak cehaleti alır, eşeklik baki kalır” lafını ben de iyi biliyorum, lakin okuyarak elde edebileceğimiz feraseti de yabana atmamak lazım.

Nazım’ın kurşun gibi ağır dediği havalardayız. Kurşun eritmek ve o kurşunun akıp mavi bir gökyüzünün ağarmasını beklemek çok mu hayalcilik? Orhan Veli’nin Dalgacı Mahmut’u gibi her sabah gökyüzünü maviye boyamak kurşun ne kadar eridiyse o kadar mümkün.

Orhan Veli 36 yıl Nazım 62 yıl yaşamıştır. Birisi hapiste iken diğeri nispeten biraz daha tolerans görmüş hapse düşmemiş, günün dertlerini tasalarını anlatmaktan geri durmamıştır. Nazım yıllarca bu ülkede vatan hainliği ile suçlandı. Meşhur Nazım vatan hainliğine devam ediyor, şiirinde eleştirdiği ABD’ye dair bugün onu eleştiren siyasetin devamı olduğunu ifade edenler söylemedik söz bırakmıyor.

Buna mukabil hala gölgelerle, yeldeğirmenleri ile savaşır gibi ”komünistler şunu yaptı, bunu yaptı” diyerek hem nala hem mıha vurmaya devam ediliyor. Biz nala mıha vur(a)mayız. Ya nala ya mıha vurmaktır aslolan. Yani bir doğru birileri söyledi diye yanlış olmaz.

Bir bakanın ağzından çıkan lafı anımsayın. Seçmenine dair yaptığı tanımlama ile seçmenin kendilerine olan itimadını pekiştirmeye çalışmıştı. “Aya doğru yol projesine inandıracağımız bize itimat eden bir seçmen kitlemiz var” demişti.

İlk bakışta seçmenin samimiyet sınavından geçtiği bir yapıyı tarif ediyor diye düşünüp sempatik bulabiliriz. Ama ya gerçekten proje bu ise? O zaman ne olacak? İlla gökyüzüne beton dikerek de nafile bir faaliyet yapmış olmazsınız.

Faiz enflasyona yol açar demek belki de aya yol yapıyoruz demenin bir diğer versiyonudur. Aya yol faaliyeti başlamasa da faize dair bu iktisada aykırı yaklaşım uzun süredir uygulamaya konmuş idi. 5’ten 4,5’a inen dolar ancak faizin sırtında bu yolu aldı, ama iktidarın en başından bunun tersi geçerli diye aylarca yıllarca tiradlar dinledik.

Bu basit örnekten yola çıkarak belki de aya yol yapmaya çalışan bir iktidar tarafından neredeyse çeyrek asırdır yönetiliyor olduğumuza dair ciddi kuşkularım var.

“Güç zehirler. Mutlak güç, mutlak zehirler.” Aya köprü yapmayı değil aya seyahati hayal ettirecek bir iktidarı Sn. Berat Albayrak’ın neden zikretmediğini gerçekten bilmiyorum. Aya uzay aracı yollayacak bir Türkiye yazının başında ifade ettiğim eğitim seviyesinin yükselmesi ile mümkün. Ama aya köprü yapıyoruz, harç karılacak dediğinizde, etrafınızda adam toplayabiliyorsanız, siz de kendinizi sorgulamalısınız.

Benim çocukluğum halk kütüphanesinde geçti. Kitap kıraathanede değil kütüphanede okunur. (Millet Kıraathaneleri yerine Millet Kütüphaneleri denebilir ve herkes her hafta bir ücretsiz kitap edinebilmeliydi.) En sevdiğim yazarlardan biri de Jules Verne idi. “Aya Seyahat” romanı dün gibi aklımda. Jules Verne Fransız Devriminin, Fransız aydınlanmasının ürünü idi. Hayal ettiği seyahat ve onun hayal ettiği bir çok şey daha 100 yıl geçmeden realize oldu.

“Çocuklara bugünün Jules Verne’lerini okutmak için kıraathaneye ihtiyacımız yok. Kütüphaneye bile gerek yok. Her telefon bir kütüphane, yeter ki o sanal dünyada bile beton sığınak kurar gibi kapıları kapatmayalım. Kendimizi kabuğumuza kitlemeyelim. Yasaklardan medet ummayalım. Doğruyu tekelimizde görmeyelim. Fikir üretmeyi suç saymayalım. Aya değil gönüllere köprü kurmanın asıl zor iş olduğunu unutmayalım.”

CEVAP VER