Günümüzde salih ameller nelerdir?

3
Sinan Eskicioğlu
1974 yılında İzmir'de doğdu. İzmir İlahiyat'ta lisans eğitimini tamamladı. 2003 yılından beri Almanya'da yaşıyor. Çeşitli kuruluşlarda Din Eğitim ve Öğretimcisi olarak faaliyette bulunuyor. Yayınlanmak üzere kaleme alınmış çeşitli roman ve kitapları bulunmaktadır.

Sevgili Gençler, kendini genç hissedenler ve ileride genç olup merak içinde yeni bilgiler öğrenmek isteyecek bugünün çocukları,

Müslüman olarak Kuran’ın bizlere ne söylediği ve nasıl söylediği çok önemlidir. Aslında müslüman olmadan da Kuran’ın ne ve nasıl söylediği çok önemlidir. Çünkü Kuran, bütün insanlık için gönderilmiş ve Hz. Muhammed (sav) de veda hutbesinde birçok kez ‘Ey İnsanlar’diye hitap etmiştir. Buradan da anlıyoruz ki, Kuran’ın ifadeleri, tavsiyeleri sadece müslümanlarla sınırlı değildir.

Kuran’ın bütün insanlığa hitap ettiğine dair başka bir örnek de, ‘Domuz etinin sakıncalı’ olduğu konusudur. Domuz eti sadece müslümanlar için değil aynı zamanda bütün insanlar için sakıncalıdır. İşte bu sebeple de müslümanlar Kuran’ın ne dediğine çok daha önem verirler ve vermeleri de önemlidir.

Sizlere Kuran’da geçen önemli ifadelerden birini hatırlatmak istedim: ‘Salih Amel’

Evet, nedir salih amel?

Amel; yapılan bütün fiiller, işler ve yaptıklarımız.

Salih ise; en kısa anlamıyla güzel, iyi anlamındadır. Ama bu kelimenin içinde birçok başka kelimeler de gizli saklı bulunur. Bunlar nedir. Salah, ıslah, sulh, muslih. Bunların hepsi de iyilik, güzellik ve daha iyileştirmek anlamlarına gelir.

Salih amel dediğimizde ayetlerden şunu da anlarız: Salih amel, uygun amel demektir. Yani kişiye uygun davranış, hareket.

Kuran salih amel konusunda bize neler söyler:

‘İman edip iyi işler yapanlara ne mutlu! Varılacak güzel yurt da onlar içindir’. (Rad, 29)

‘Kim iyi iş yaparsa faydası kendinedir, kim de kötülük yaparsa zararı yine kendinedir. Sonra Rabbinize döndürüleceksiniz’. (Casiye, 15)

‘Erkek veya kadın, mümin olarak kim iyi amel işlerse, onu mutlaka güzel bir hayat ile yaşatırız. Ve mükâfatlarını, elbette yapmakta olduklarının en güzeli ile veririz’. (Nahl, 97)

‘Erkek olsun, kadın olsun, her kim de mümin olarak iyi işler yaparsa, işte onlar cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar’. (Nisa, 124)

Ayetlerden de anladığımız gibi, Kuran bize salih amel-güzel/yararlı/faydalı/bize uygun işler yapmamızı tavsiye ediyor.

Eskiden beri İslam’la ilgili konuşanlarda gözlemlediğim, salih amelleri sadece DİN’le bağdaştırmaları olmuştur. Bazı gazetelerde de bu şekilde yazılar kaleme alınır. Salih ameller namaz, oruç, hac, zekat gibi emirler etrafında şekillenmiş gibi sunulur. Bu sayılanlar zaten müslümanın yapması gerekenlerdir, bunlar salih amel kapsamında değil, yapılması gereken ameller kapsamındadır.

Neden mi böyle diyorum?

Hz. Muhammed (sav), insanların geçtiği yollarda, insanlara zorluk-eziyet-sıkıntı veren bir şeyin yoldan kaldırılması için ‘salih amel’ demiştir. İman, yetmiş küsur şubedir meşhur hadisi, bizlere aynı zamanda İman-Salih Amel ilişkisini de göstermektedir. (Müslim, İman 12 1/63)

Eskiden beri gözlemlediğim, bana tam da uygun gelmeyen bu ‘salih amel’ örneklendirmelerini düşündüğümde ve aynı zamanda bugün toplumumuza ve müslümanlara baktığımda, aslında çok da yanlış düşünmediğimi daha iyi görmüş oldum. Sizlere salih amelle ilgili farklı bir açıyı sunmak isteyişimin sebebi de bu.

Demek ki, müslümanlar olarak salih amel’i tam anlayamadık. Anlayamadık ki, dindar olup da ahlaklı olmayı ayrı tuttuk. Dindar olup, güzel davranışlar yapmayı birleştiremedik. Dindar olup, hatta camide müezzin olup ‘tavuklara zarar veriyor’ diye başka bir canlıyı öldürmekten sakınmadık.

Salih amel, hiç de anlatıldığı gibi ibadetler çevresinde gelişen bir konu değilmiş.

Salih Amel, hayatın bizzat içinde olan ibadetlerin tamamen dışında güzel, faydalı, uygun davranışlarmış aslında.

Kişiye uygun davranış olunca da konu başka yerlere gidiyor. Mesela, kişisel içtihat sistemi, mesela her kişinin salih ameli farklı. Hal böyle olunca da soru da kendiliğinden gelişiyor: ‘Bugün, 20.06.2018 itibariyle Salih ameller nelerdir?’

Burada o kadar geniş bir pencere açılıyor ki, her kişi için farklı salih ameller. Neden? Çünkü her kişinin ortamı, çevresi, arkadaş grubu, okulu, işi farklı.

Biz, ortak noktaları ele alalım: Mesela Trafik. Trafikde kurallara uymak salih ameldir. Ne kadar uyguluyoruz, cevabını sizlere bırakıyorum.

Özellikle gençler açısından, sokaklara tükürmemek salih ameldir. Gençler ne kadar uyguluyor, bakmak lazım demiyorum çünkü görmek istemiyorum.

Mesela internet ortamı ve sosyal medya kullanımı. Her gün belirli bir saatten sonrası öncelikle yanlıştır. Ve aynı zamanda sosyal medya ve internet dünyasındaki ‘trollük’ kesinlikle yanlıştır ve Trol olmamak salih ameldir.

Kim olursa olsun, insana saygı salih ameldir. Toplumda insana saygı ne kadar var, bakıp gözlemleyince salih ameli de yaşanan hayatta görmüş oluruz.

Hayvanları, doğayı korumak. Çevre bilincini oluşturmak, güzel örnek olmak, kadınlara karşı merhametli olmak, şehrin temizliğine önem vermek, kitaplara ve kütüphanelere özen gösterip-hizmet etmek, boş sözlerden kaçınmak, konuşmalarda argo ve küfür kullanmamak…. Bunlar gibi daha birçok konu ve örnek sıralanabilir.

Belki size absürd gelecek, biliyorum. Salih amel deyince aklıma şu uç örneklendirme geldi. Özellikle gençler için ifade etmek istiyorum. Arkadaş grubunuzla eğlence mekanına gittiniz, alkol alanlar var, almayanlar var. Alkol alanların beyefendi-hanımefendi gibi alkol almaları salih ameldir. Alkol almayanların o mekanda ‘iyi insan’ olduklarını hareketleriyle göstermeleri de salih ameldir.

Diyeceksiniz ki, bu da nereden çıktı. Hayat böyle. Ya bunları açıkça konuşacaksınız, ya da yokmuş gibi yapacaksınız. Yokmuş gibi yaptığımız için toplumumuzda salih amel diye bir  şey kalmadı. Bunların hepsi hayatın içinde, İslam da bu hayat için gelmiş, o zaman bunları konuşacağız. Çünkü konuştukça daha iyiye, daha güzele ve daha faydalıya gideceğiz. Yani hem salih amel yapacağız, hem de ıslah olacağız.

 

Sevgi ve Bilgiyle kalın.

3 YORUMLAR

  1. “Salih amel” bu sozu kendimi hatirladigim gunden beri duyarim. Istisnalar kaideyi bozmaz, muslumanlar her konuda oldugu gibi bu konuda da sozu soylerler ama anlamini merak etmezler. Benim sahsi gorusum sudur: “Yalan” soylenmesin yeter.

  2. bence şöyle demek istiyor yazar. alkol almak haramdır yani günah. ama alkol alırken insanları rahatsız etmeden bunu yapmaya gayret göstermek bunun çaba harcamak da iyi bir şeydir. aynen farz olan orucu tutmayan müslümanların tutanlara saygı göstermesi gibi, anladığım kadarıyla buda bir salih ameldir.

CEVAP VER