Siyaset Psikolojisi

2

Özellikle de 24 Haziran seçim sonuçları, toplumun bir başka açıdan da sonuçlarını ortaya çıkardı sanırım.

Sonuçtan kastım, matematiksel, rakamsal veya oy oranları ile ortaya çıkan ve görünen, somut kısımlar değil!

Sadece şeker fabrikalarının satışı, kapatılması ile işsiz, aşsız kalacak olan, geleceği umutsuz ve belirsiz şehirlere bakmak, buradaki rakamlarla yaşanılanları karşılaştırmak bile ne kadar tezat bir durum ortaya çıkarıyor!

İki durum söz konusu:

Ya bu şehirlerde yaşayan, geçimlerini şeker pancarı yüzü suyu hürmetine sağlayan insanlar bu şehirlerde yaşamıyorlar ve sandığa buralarda gitmiyorlar,

Ya da satılmasın, kapatılmasın diye sesi gür çıkan insanların tuzu kuru ve ek iş olarak bu sektörde yer alıyorlar.

Aynı şey farklı HES, RES, kamulaştırma ve özelleştirme mağduriyetleri yaşayan(!) il ve ilçelerdeki seçmenler için de geçerli…

Bu mağduriyet(!) yaşanıldığına dair kanaatlere destek veren, siyasi söylem ve eylemlerde bulunan siyasi partilerin ve siyasi figüranların şaşkınlıkları, pişmanlıkları, kandırılmışlıkları da incelenmeli ve tedaviye tabi tutulmalı.

Yaşananlar, bence siyaset kurumlarının ve siyasi partilerin boyunu aşar nitelikte sonuçlar ortaya çıkardı..!

Sanırım bir süreliğine siyaset bitti, şimdi sıra sosyoloji ve psikoloji alanında saha çalışması yapmakta.

Artık bunca olumsuzluklara rağmen hala ‘zulüm gördüğünü söyleyenler’ ‘zulüm edenlerin peşine takılmayı sürdürüyorlar’ ve yöneticilerini dahi değiştirmekten çekinir hale geliyorlar ise bu tavır veya tavırsızlıkların kesinlikle araştırılması gerekmez mi?

Bu gayrimemnun görünen memnun kesimin tercih sebepleri, “sosyolojinin konusu” olmasın mı? Psikolojinin konusu olmasın mı?

Siyaset psikolojisine dair akademik, bilimsel ve siyasal çalışma yapılmasın mı?

Bugün sadece siyasal tercih sonucuna göre memnun ve galip hissindekiler bu ülkede yaşamıyor.

Memnun olmayanlar ve mağlup hissiyatındakiler de bu toplum içinde yaşıyorlar ve gelecekte yine hep birlikte, kendileri, çocukları ve torunları da bu ülkede yaşamayı sürdürecekler.

O halde samimiyetle bu sonuçların gerekçeleri incelenmeli!

Vakit kaybetmeden de, siyaset psikolojisi alanında yoğun bir çalışma sürecine girerek, toplumun toplum adına vereceği kararlarında, bilinç ve farkındalık oranının artmasına yönelik çalışmalar yapılmalı!

Yoksa, Şener Şen’in “Züğürt Ağa” filmindeki gibi “ulan gavatlar, bir oyu ikiniz verdinizse benim oy nere gitti!” diye söylenmeyi sürdürmek mi tercih edilmeli…!

2 YORUMLAR

  1. Sizde solcular gibi hakikatleri görmek
    istemiyorsunuz.
    Siz seçmenin sahip olduğu değerleri
    algılıyamassınız.
    Sizin seçmene bakışınız sadece mideden
    geçiyor.
    Solcular ve size göre Akpartiye oy atan
    seçmen cahiller topluluğudur.
    Eflatunun takipçileri.

  2. Milletin Ak partiye oy verme gerekçesi çok basit aslında, bunun herkes farkında ama kabullenme noktasında sıkıntı var, Mehmet Kalabalık açısından öyle olduğunu düşünmüyorum , önceki yazılarını da göz önünde bulundurduğumda bu kanaatim hasıl oldu. Yaşı yetenler, yağ tüp kuyruklarını hatırladıklarından, milliyetçi gençler beka sorunundan, kürtler güneydoğuya yatırımlardan, dar gelirliler ümit ettiklerinden zira bugüne kadar hiç bir siyasi lider dar gelirli kesime bu denli yaklaşmamıştı, Erdoğan halktan biri ve halk ona inanıyor. Ekonomi kötüye gitse bile, ekonominin kötüye gitme sebebini Erdoğan olarak değil aksine muhalefet olarak görüyor zira muhalefetin ekonomi bozuldukça bundan hoşnut olduğunu düşünüyor. Hal böyleyken şeker fabrikaları kapatılmış da olsa, heslerle mağdur edilmiş de olsa halkımız Erdoğan’ın bir bildiği vardır diyor. Diğerleri kendi ceplerini kendi taraftarlarını memnun etmek için, devleti çalıp çırpmak için fırsat kolluyor diye düşünüyor. Yani ortada bir kötü gidişat var ama bunu düzeltecek istidatta tek adam Tayyiptir diyor. Psikoloji bu:) Adalet ve hakkaniyet konuları dışında Erdoğan’ın icraatlarına karşı haklı bir eleştiri gelmedi. Ülkedeki en öncelikli sorun adalet, sadece bu konu Erdoğan’ın seçilmemesi için yeter sebebti ama olmadı. Çünki, adalet konusunu işleyen muhalifler sadece kendi taraftarları için adaleti dillendirdiler ve güven veremediler,(Karamollaoğlu hariç). Çok aptalca ve nankörce eleştiriler geldi; şehir hastaneleri dağ başına yapılmış, çok büyükmüş. Böyle eleştiri olurmu? sadece yol yapmış, yolla ülke kalkınırmıymış?Yolsuzluktan bahsedildi bir tek yolsuzluk dosyası ortaya koyulamadı? yokmudur vardır bence hemde yüzlerce..Muhalefetin muhalefeti dedikodu ve atışma seviyesinde kaldı. Hatta kurulan ittifaklar ve entirikalar(HDP nin meclise %11,7 oy oranıyla girmesi) Erdoğanın reylerini perçinledi. Şimdi seçim olsa bence Erdoğan % 60 ı zorlar. Hasılı zarar etse de milletini yüceltecek olan, daha güzel günlere taşıyacak olan liderin Erdoğan olduğunu düşündü halk. >İşin sosyolojisi de psikolojiside bu bence araştırmaya gerek yok. Eğitim sorunu olanlar da sorunu eğitim seviyesinde görenler. Onların eğitilmesi lazım diycem ama nafile, yontulma devirlerini çoktan geride bırakmışlardır.

CEVAP VER