Saadet Partisi, macera bitti mi?

10
Adelina Sfishta
1987 yılında Kosova-Podujeva'da doğdu. Kosova savaşını militan bir kız çocuğu olarak yaşadı. Üniversitede radyo televizyon eğitimi aldı. 2009 yılında Balkan TV'de çalışmaya başladı. 9 yıldır TV haber ve programcılığı yapmaktadır. Araştırmaları Balkan ülkeleri ve Türkiye eksenlidir.

%1,34’lük bir netice, nasıl bakmalıyız buna?

Vay anasını, rezil olduk,

Olmaz abi bu iş,

Ya bu millet, ne kadar vurdum duymaz!

Oyumuzu %100 artırdık, yaşasın!

Önemli bir köprü başı elde ettik, bundan sonrası süper olacak…

Neticeye olduğu gibi, bir giydirme yapmadan bakmak lazım, çıplak.

Çıplak gerçek ne? “Başarısızlık”

Asmayın suratlarınızı.

AKP devletinin, üzerine en çok pres yaptığı ve negatif algı yönelttiği Saadet Partisi ve kadroları. Üstüne üstlük herkesin cüzdanındaki mütevazi imkanların uc uca eklenmesiyle, çoğu gönüllü insanların gayretleri ile gerçekleştirilen bir seçim süreci.

Dede Korkut hikayelerindeki “Basat’ın canavar Tepegöz’le savaşı” gibi, son derece orantısız bir yarış idi elbet.

Basat’ın “Tepegöz”ü yenmesini bekledik.

Ama başarılamadı. “Tepegöz” hala capcanlı ve yedi düveli haraca kesiyor.

Bu %1,34 ne anlama geliyor? Bir bakalım mı?

Bir önceki seçime göre oylar %100 artmış. Yani durum pek de tepetaklak değil.

Türkiye siyaseti Temel Karamollaoğlu’nu kazandı. Karamollaoğlu; birleştirici, güvenilir, sözü sayısal ağırlığının çok üzerinde, el emin bir insan, kendi aleyhine de olsa sadece doğruyu söyler gibi değerleri taşıdı, siyasete.

Saadet Partisi; “bir çok insanın oy verebileceği ikinci partisi” oldu. Müthiş bir sempati iklimi.

Bu iki kazanım çok önemsenmeli, üzerine basılacak önemli sıçrama tahtası.

Bu iki avantaj, oya nasıl tahvil edilebilir? Üzerinde çok ciddi çalışılması gereken hayati konular.

Temel bey’in birleştirici imajı üzerinde, gerekirse profesyonel destek alınarak, daha da çalışılmalı. Bu alanda gündelik hayata ilişkin dikkat çekici ataklar yapılabilir. Partici bakışın “ortalama toplum” bakışı ile yer değiştirmesi gerekir. Paradoksal görünse bile, insan merkezli meselelerin halli için, iktidar partisi dahil, çözüm konusunda destek çalışmaları, gündeme alınabilir. Yani “siyasetteki birleştiricilik”, sosyal meselelerde de gündeme taşınmalı. Bu konuda iktidar-muhalefet ayrımı gözetilmemeli.

Saadet Partisi’ni ikinci adres olarak tercih edebilecek konumdaki seçmen kitlesi, özel bir ilgi alanı olmalı. Kolay olmayacağını biliyorum, çünki bu konumda; solcu da var, HDP’li de var, MHP’li de var, AKP’li de var. Saadet Partisi gibi bir partinin bu tabandaki sempatiyi oya çevirebilmesi, çok maharet ister. Bu tabanın kafası karıştırılırsa sempatinin antipatiye dönüşmesi de mümkün. Bu kitleler; ideolojik iknalara değil, kendilerine benzeyen önermelere ihtiyaç duyarlar. Biraz sizlere sert gelebilir ama, söylemem gerek, “milli görüş” kavramı ile ikna edemezsiniz bu kitleyi. Elbette oradan da sevecekleri, benimseyecekleri konular olabilir, ama esasen mesele, bu kitlenin “milli görüşü” benimsemeleri değil, bu aşamada Saadet Partisi’ne oy verebilecek noktaya gelmeleridir.

Ayrıca müthiş bir sosyal medya ekibi kazanıldı.

Bazı yanlış sloganlar ve pek sempatik olmayan sesli-görüntülü yapımlar dışında, ekip müthiş işler başardı. Bu alanda en başarılı ekip Saadet’in denebilir. Bu çalışmanın gönüllülerce yapıldığını biliyorum. Ama kesintiye uğramaması için, ekip 2-3 profesyonelle takviye edilip, çalışmaların devamlılığı sağlanabilir. Zira güzel neticeler alındı.

Saadet Partisi, toplumun dertlerine çare önermeyi öncelemeli. Hayatın içinden bir söylem uygun olacaktır. Ahlaki savrulma dahil hayatın içinden önermelerle karşılanmalı. Bu, araştırma tabanlı çalışmaları gerektirir. Çalışmaların da seçim dönemlerine bağlı olmadan kesintisiz yapılmasına ihtiyaç var.

Saadet’in esas önemi

Benim, Saadet Partisi’ne verdiğim esas önem; memleketin felakete doğru gittiği, ahlakın rezilce yerlerde süründüğü, mafyanın fikir erbabı yerine ikame edildiği, dinin-diyanetin her türlü meselede ve her türlü ilişkide out olduğu, yağma-talan-rüşvet denizinde kendini müslüman diye tanımlayanların da gemisini yüzdüren kaptanlar olabildiği, mazlumun acımasızca ezildiği, zalimin sınır tanımadığı kapkara bu zamanda, toplumun vicdanı olabileceğine olan inancımdan ve de yakında yangın yerine döndürülme ihtimali bulunan memlekette, darma dağınık müslümanların sığınacak bir limana ihtiyaç duyacakları güne olan inancımdan kaynaklanmaktadır.

%1,34’le bunlar yapılır mı diyeceksiniz, cevabım YAPILIR. Kök Hücre yapar. Doğru iletişim kanallarını oluşturduğunda KÖK Hücre yapar.

Bu siyaset sahnesinde birinin de adam gibi olması gerekmez mi?, bu ülke buna değmez mi? Balkanlar-Kafkaslar-Filistin.. değmez mi?, İnsanlık değmez mi?

Macera daha yeni başlıyor.

10 YORUMLAR

  1. Yüreğinize ve Kaleminize Sağlık Kardeşim.Siyasette Adam Gibi Adam Saadet, Medyada da Bu Kadar Satılık Kalemlerin Olduğu Bir Ortamda da,SİZİN Gibi(Genç Hanım) ADAM’lar Var Elhamdülillah. Tebrik Eder,Hürmetlerimi Arzederim.

  2. Adil bir seçim olmadı ama saadetin listelerindede gnlbşkn dahil doğru dürüt aday azdı gnlmerkezde oturan işe yaramayanlar kendilerini liste başlarına yerleştirmişlerdi profösörün yerine öğretmenliğini bile yapmamış boş birileri meclise girse ne olacaktı marjinal faydası ne olacaktı evhnları doktorların avukatların yerine listelere konmuştu sanki akpye korkma meclise girsekte sana birşey yapmayacağız der gibiydi

  3. Adelina hanım, Saadet’in CHP ile aynı hattı paylaşması hata idi. Bence parti lağvedilip kök hücre muhafaza edilerek yeni ve etkili isimlerin katılımıyla yeni bir parti kurulmalı, aksi durumda ben hiç şans vermiyorum.

  4. Yıllarca saadetin alt yapısı olan partilere oy verdim .
    Bu dönemdeki satılmışlık kadar hiç bir zaman seçim olmadı
    Saadetin chp, iyi parti, hdp savunuculuğu kimyasını bozdu
    Yeniden yeni bir yönetimle belki kendine gelebilir yoksa saadete yaptıkları karşılığında Allah rahmet etsin .
    Yaptığı ittifak ve demirtaş savunuculuğu karşılığında acaba ne aldı merak ediyoruz .

    Eski saadetli
    Yeni akpartılı

  5. Hanımefendi genç bir gazeteci olarak
    Saadatin 80 lik yönetiminden gelecek
    için ümitlenmeniz akıl ve gerçeklikle
    çatışan durum.
    Enerjisi tükenmiş yürümekte dahi
    zorluk çeken bu insanlar siyasete
    ne katkı yapabilirlerki.
    Hanımefendi duygularınızla değil
    aklınızla yazsanız daha gerçekçi olur.

  6. BÜYÜK TÜRK MİLLETİNİN TERCİHİNİ TEPEGÖZE, CANAVARA BENZETEN komitacı kadın: fikirsiz düşüncelerini adam gibi ifade et. Sana daha fazla da bir şey demiyorum.

CEVAP VER