Seçim Sonuçları-II

0
Süleyman Karagülle
Lisans ve yüksek lisans eğitimini İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Bölümü'nde tamamladı.

İktidar ve ana muhalefet partilerinin oylarını koruduklarını, adaylarının ise büyük başarı gösterdiğini bu haftaki diğer makalemde anlattım.

Bu makalemde ise diğer partileri (MHP, HDP, İYİ Parti, Saadet Partisi) anlatacağım.

1- HDP kendisine güvenmiş ve barajı geçmiş, tüm dışlamalara rağmen varlığını göstermiş, eski oyunu korumuştur. Bu hem onlara hem de orduya ders olmalıdır. Öncelikle onlara ders olmalıdır. Dağlarda eşkıyalıkla ve illegal yapılanmalarla bir yere varılamayacağı anlaşılmıştır. Oysa legal çalışmalarla zaferler elde edilmektedir. Dolayısıyla artık illegal örgütleri destekler görünmekten vazgeçmelidir. Tüm çabalarını legal örgüt içinde yapmalıdır. İkinci atamaları gereken adım olarak İslam’la barışmalıdırlar. Kürtler dindar halktır ve AK Parti’nin MHP ile işbirliği yapıp ırkçılara taviz vermesine rağmen ona oy vermeye devam etmiştir. Siz de İslamiyet’i benimsemelisiniz. Artık namaz kılmaya başmalısınız. Eskiden dinsiz olmanız çok iyi dindar olmaya mani değildir. Hz. Ömer bunun eh tipik misalidir. Dünyadaki Kürtlere de ancak böyle sahip çıkarsınız. Hedefiniz ayrı Kürt devleti kurmak değil, dünyadaki Kürtlerin kendi ülkelerinde ülkelerinin yasalarına ve yöneticilerine saygılı bir vatandaşı olarak refah içinde yaşamalarını sağlamak olmalıdır, onları Türkiye Devleti’nin dostu yapmak olmalıdır. Bunu da ancak siz Müslüman olursanız sağlarsınız. Müslüman olmak demek de her şeyden önce namaz kılmaya başlamak demektir.

2- Sermaye MHP’yi tasfiye edip yerine –bir zamanlar Cem Uzan’ın Genç Parti’sini planladığı gibi- İYİ Parti’yi getirmeyi planladı, MHP’nin Meclis’e girme durumu tehlikeye girdi. MHP ise AK Parti’yle bir olmak için Başkanlık sistemini kullandı, büyük başarı elde etti, böylece barajı da geçerek eski gücünü elde etti. İYİ Parti MHP’den değil AK Parti’den oylar aldı. Bu seçimde parti olarak en çok kazanan parti MHP olmuştur. MHP Sermaye tarafından İslamiyet’e karşı oluşturulmuş bir siyasi kuruluştur. Akevler’in aracılığı ile Alpaslan Türkeş İslam karşıtı Türkçüleri tasfiye etmiş ve Millî Görüş ile 1991 yılında seçim ittifakı (RP-MHP seçim ittifakı) yapmıştır. İslamiyet kavmi devleti esas alır. İslamiyet’te dini devlet yoktur. Böylece Milliyetçi Hareket Partisi ulusçu parti olmuş ama ırkı değil dini seçmiştir. Onlara da tavsiyem İslamlaşmalarıdır. Ulus demek ırk demek değildir. Türkiye Devleti’nde Türkler olacak ve Türk ismini taşıyacaklardır. Türkçe vazgeçilmez dil olacaktır. Bir devletin bir adı olmalıdır, o ad da Türkiye Devleti’dir. Bir ulusun bir dili olmalıdır, o da Türkçedir ama bu Türkiye’de Türkçeden başka dil konuşulmayacak demek değildir. Türkiye vatandaşları Türkçeyi bilecek ama Kürtçeyi de konuşabilecek, hatta ileride resmi dil yapabilecek. Meclis’te bağımsız bir parti olarak hareket etmek zorundasınız. Bu AK Parti için de sizin için de hayati önemi haizdir. Anlaştığınız işlerde birlikte hareket edeceksiniz, anlaşamadığınız yerde her parti kendi bildiğini yapacaktır. Birbirinizi kendi görüşünüze doğru zorlamayacaksınız.

3- İyi Parti diye bir parti yoktur. Cem Uzan’ın Genç Parti’si gibi Sermaye’nin oluşturmayı denediği bir partidir. Biraz sonra aynen o parti gibi tasfiye olup gider. Zaten Sermaye de bu sonuçtan sonra artık onu desteklemez. Cem Uzan’ın partisinden Sermaye’nin gücünü bildiğimiz için %7 alacaktır dedik; bu tahminimiz doğru çıkmıştır. Meral Akşener saygın bir hanımdır ama Sermaye’ye dayanarak parti kurması sebebiyle saygınlığını yitirmiştir. Kendisi cumhurbaşkanı adayı olarak partisinden de az oy almıştır. Sermaye’nin gücü artmamış, azalmıştır. Bunu daha da azaltacak yolu iktidar ve muhalefet birlikte aramalıdır.

4- Saadet Partisi’ne gelinirse; en çok kaybeden parti oldular. Ben oyumu ona verdim. Barajı geçecektir zannediyordum ama geçemedi. Necmettin Erbakan’ın %22’lere varan oyunu “Adil Düzen” ile elde ettiğini bir türlü kabullenemiyorlar. “Adil Düzen” de Akevler’de oluştu. “Adil Düzen” Kur’an düzenidir, İslam düzenidir. İki sebepten dolayı o zaman “İslam düzeni” demedik de “Adil Düzen” dedik. Biri, “İslam” kelimesi dini bir terimdi, o zamanki yasalara göre yasaktı. Biz yasalara uyarız. Bu sebeple başka bir şekilde kullandık. İkincisi ise; bizim İslam anlayışımız bin sene önceki içtihatlara dayanmaz. Kendi içtihadımız olarak elde edilen İslam’dır yani halkın anladığı İslam değildir. Halkın bizi o İslam ile tanımaması için ayrı isim kullandık. Gayemiz Kur’an düzenini Türkiye’ye getirmekti. Bize oy verenler ise bin sene önceki içtihatların Müslümanları idiler. Erbakan bu iki anlayışı idare edip başbakan olabildi. Bu hareketin gayesi ve başarısı, ülkeye ve tüm insanlığa yeni İslam anlayışını “Adil Düzen” adı altında anlatmasıdır. Şimdi yapılacak iş semt kooperatiflerini geliştirip Kur’an düzenini uygulamalı olarak göstererek anlatmak, yanlışlarını düzeltip eksikliklerini gidermektir. Saadet Partisi’nin buna gelme ihtimali AK Parti’nin “Adil Düzen”i benimsemesi ihtimalinden azdır.

5- Vatan Partisi ve Doğu Perinçek solu savunmaktadır. Kimler tarafından nasıl finanse edildiğini bilmiyorum. Sovyetlerin yıkılmasından sonra görevi kalmamış olmasına rağmen yaşamaya devam ediyor. Bu parti hakkında söyleyeceğim bir şey yoktur.

CEVAP VER