Hac ibadeti hakkındaki bazı gerçekler

0
Sinan Eskicioğlu
1974 yılında İzmir'de doğdu. İzmir İlahiyat'ta lisans eğitimini tamamladı. 2003 yılından beri Almanya'da yaşıyor. Çeşitli kuruluşlarda Din Eğitim ve Öğretimcisi olarak faaliyette bulunuyor. Yayınlanmak üzere kaleme alınmış çeşitli roman ve kitapları bulunmaktadır.

Sevgili Gençler, kendini genç hissedenler ve ileride genç olup merak içinde yeni bilgiler öğrenmek isteyecek bugünün çocukları.. 

Ramazan bayramı bittikten sonra, eda edeceğimiz Kurban bayramı için hazırlıklar başlar. Eskiden bu vakitlerde kurbanlıklar seçilir, ayarlanması için programlar yapılır.

Evlerinde kurbanlık besleyecek imkanları olanlar kurbanlıkları alırlar ve evlerinde beslemeye başlarlar. Bu dönem çocuklar için de çok keyifliydi, bilmem sizler de çocukluğunuzda bu güzel zamanları yaşadınız mı?

Sanıyorum eskisi gibi olmasa da vatandaşlarımız kurbanlık ayarlamaya başlamıştır. Ülkemizde vatandaşlarımız bu telaş içindeyken, yurt dışında yaşayan yurttaşlarımız başka telaşın içine girmiş durumdalar. Bu telaş, Hac İbadeti.

Ülkemizde olduğu gibi kura sistemi bulunmadığı için, yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın hac için niyetlendiklerinde şirketlere müracaat etmeleri yeterli. Kısaca açıklayalım.

Hac nedir?

Hac, Kabe’yi hac mevsiminde ziyaret etmektir (tavaf etmek) Dinen farz olan usüle göre tavaf yapmak, kurban kesmek ve haccı tamamlamak İslam’ın şartlarındandır.

Hacla ilgili ayetlere bakacak olursak:

Şüphesiz Safa ile Merve, Allah’ın (dininin) nişanelerindendir. Onun için her kim hac ve umre niyetiyle Kâbe’yi ziyaret eder ve onları da tavaf ederse, bunda bir günah yoktur.[2] Her kim de gönlünden koparak bir hayır işlerse, şüphesiz Allah onu bilir, karşılığını verir.” (Bakara, 158)

Hac (ayları), bilinen aylardır. Kim o aylarda hacca başlarsa, artık ona hacda cinsel ilişki, günaha sapmak, kavga etmek yoktur. Siz ne hayır yaparsanız, Allah onu bilir. (Ahiret için) azık toplayın. Kuşkusuz, azığın en hayırlısı takva (Allah’a karşı gelmekten sakınma)dır. Ey akıl sahipleri, bana karşı gelmekten sakının.(Bakara, 197) (Bilinen aylar: Hac ayları, Şevval ve Zilkade ayları ile Zilhicce ayının ilk on günüdür)

Hac ibadeti kimler için farzdır? Kimler hac yapmak zorundadır?

Bu konu çok önemli bir konudur. Neden önemli olduğunu sizler de aslında biliyorsunuz. Müslüman olan kişinin ifa etmesi gereken bir görev olduğu ve o görevi geçirmek istemeyen müslümanlar da günaha girmek istemedikleri için önem verirler.

Evet, ibadetler açısından baktığımızda haklısınız.

Bu konunun neden önemli olduğunu sizlere bir de şu açıdan sunmak isterim.

Hac, sağlık, servet ve yol emniyeti yönünden haccetme imkânına sahip hür, akıl sağlığı yerinde ve büluğ çağına erişmiş müslümanlara farzdır.

(Tirmizî, Hac, 4), (Kâsânî, Bedâi‘, II, 120), (İbn Ebî Şeybe, el-Musannef, V, 518)

Burada ele alınan ‘servet yönünden haccetme imkanına sahip ibaresi şu anlama gelir.

Zekat vermek yükümlülüğünde olan kişiler. Yani zengin olan kişiler. Bu ne demektir?

Kişinin borcu olmaması, birikmiş ve yıllanmış malı/parası/altını olması ve bunların zekatını vermesi. İşte bu kişiler hac yapma imkanına sahip kişilerdir.

Bu önemli konunun günümüzde neden çok irdelenmediği konusu beni ziyadesiyle rahatsız etmekte. Neden irdelenmediği konusunu sizler de müşahede ettiniz mi bilmiyorum. Ama üzerine düşünüp, yaşanan hayatın içinde olanlara bir göz attığımızda karşımıza şu çıkıyor:

Hac ibadetinden kar elde eden yüzlerce ve hatta binlerce şirket.

Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız hac farizasını yerine getirmek istediklerinde bu şirketler kendilerine her türlü kolaylığı sağlamakta. Nasıl kolaylık derseniz. Hacca gitmeleri için gereken bütün özetlenmiş bilgiler ve ‘sizlere anlattıklarımız şeyleri, hacda tekrar göstereceğiz, gördüğünüzün aynısını yapın yeter’ iksirli cümlesi.

‘Hacca gidip gelince anneden doğduğunuz gibi günahsız olacaksınız’ gibi hadis endeksli fetva sebebiyle de hacca gitmek isteyenlerin sayısı her geçen gün artmakta. Bu durumu da en iyi şekilde kullanan bu şirketler hacca gitmek isteyenlerin durumunu değil, edecek karları düşünmekteler.

Bu şirketler hac için kayıt yaptıklarında vatandaşlarımızın hac için yükümlü olup olmadıklarını sorguluyorlar mı? Hayır. Bunun sebebi de ‘maddi kazanç’.

Peki bu konu bizi neden ilgilendiriyor?

Çünkü hac farizasını yerine getirme konusu üzerinden elde edilen bir RANT var. İsimlerini yazdırıp hacca gitmek isteyen kişiler borçlu mu-değil mi, hac ibadeti için yükümlü mü-değil mi, bunlar üzerine konuşulması gereken konular.

Diyanet bu konuda itinalı davranıyor mu derseniz, maalesef hayır. Çünkü Diyanet de bu konuda rant elde eden kurumlar arasında.

Ama açıkça ifade edilmesi gereken maddeler var:

Zekat vermeye yükümlü olmayanlar hac yapmak zorunda da değillerdir.

Borçlu olanlar hac yapmak zorunda değillerdir.

Ev-araç kredi borçları olanlar hac görevini yapmak zorunda değillerdir.

Borçlanarak, kredi kullanarak, kredi kartından ödeme yaparak hac görevi ifa edilmez vb.

Konu İslam ya da ibadetler olsa bile İslam’a ters hükümler uygulanamaz.

Ama ne yapalım alan memnun, satan memnun. Hac şirketleri kar elde etmek için gerçeklerin üzerini örtmekteler. Hacca gitmek isteyen inançlı insanlarımız da fazladan okumak, uğraşmak zorunda kalmadan, kolay yoldan cenneti garantilemek için bu şirketlerin kapılarını çalmaktalar.

Karşılıklı olan bu İslam’a uymaz davranışlar da zaman içinde İslam’ın yanlış anlaşılmasını daha da arttırarak İslam’ın bozulmasına sebep olmaktadır.

Hacca gideceklerin maddi durumları açısından konuyu ele aldım, daha sonraki zamanlarda Hac’la ilgili diğer bazı yanlış yapılan ama doğru gösterilmeye çalışılan noktaları da ele alacağım.

Hani sizlere bahsetmiştim. Kuran’daki hristiyan ve yahudilerin davranışlarını örnekleme konusu.  Bu negatif örneklendirmeler, onların hristiyan ve yahudi olmalarından değil, dindar olarak yanlış davranışları sebebiyledir. Günümüzde müslümanların yanlış ve İslam’a ters davranışları ve hareketleri de, İslam’dan sonra bir din gelecek olsa ilk ele alınacak örnekler arasına girerdi.

Günü kurtarma adına, ibadetleri yerine getirme adına, dini vecibelerden kurtulma adına bu mekanizma devam edecek ve müslümanlar işlerine öyle geldiği için yapmaya devam edecekler, bunu biliyorum.

Ancak şunu da biliyorum ki; Mutlak varlık olan Rabbimizi kandırmaya çalışan aciz kullar, ancak kendilerini kandırmış olurlar.

Sevgi ve Bilgiyle kalın.

CEVAP VER