Dini gruplarla ilgili çözüm bulmak istediğinize emin misiniz?

0
Sinan Eskicioğlu
1974 yılında İzmir'de doğdu. İzmir İlahiyat'ta lisans eğitimini tamamladı. 2003 yılından beri Almanya'da yaşıyor. Çeşitli kuruluşlarda Din Eğitim ve Öğretimcisi olarak faaliyette bulunuyor. Yayınlanmak üzere kaleme alınmış çeşitli roman ve kitapları bulunmaktadır.

15 Temmuz’un ardından konuşulmaya başlayan konu tekrar alevlendi. Sebebi de Adnan Oktar’cılar olarak bilinen yapıya karşı başlatılan operasyon. Yıllar evvel de yapılmıştı, şimdi de yapılıyor. Bu konu hakkında yorum yapacak değilim zaten nasıl bir yapı olduğu ortada. Sonrasında başlayan tartışmalar ve konuşmalar beni daha çok ilgilendiriyor.

Neden mi?

Çünkü dini gruplar, yapılanmalar, cemaatler konusunda çözüm arayışları konuşuluyor. Konuşuluyor da, gerçekten çözüm aranıyor mu derseniz, ben öyle olduğuna pek inanmıyorum.

Çözüm aranıyor gibi sunuluyor, çünkü toplumun şu an buna ihtiyacı var.

Doğru olduğu düşünülen dini grup ve yapıların korunabilmesi için bu önemli.

Doğru ve samimi oldukları düşünülen grupları koruma adına yapılan bu tartışmayla da yetinilmiyor ve şu da ilave ediliyor:

‘Dini gruplara ve cemaatlere baskı yapıp, engellemek fetö gibi yapılanmaları doğurur ve tekrar bir 15 Temmuz yaşamak istemiyoruz’.

Bunu ben şöyle yorumluyorum: Sizi açıkça tehdit etmek istemiyoruz ama engellerseniz başka fetöler çıkar, bu yüzden dini grupları/yapılanmaları engellemeyin. Ölümü gösterip, sıtmaya razı etmektir bu.

Bu tarz dini grupların/ yapılanmaların kontrol edilebilmesi konuşulmakta. Ya da kontrol edebilme mekanizmalarının nasıl oluşturulacağı.

Siyasete, devlet yapılanmasına girmemelerinin kıstas olması da dillendiriliyor.

Açıkça ifade edeyim: ‘Yanlış yerdesiniz. Doğruları bu yanlış yolda bulmanız mümkün değil. Bu bakışaçısıyla dini yapılanmaları kontrol etme mekanizması bulamazsınız’.

Neden mi? Açıklayayım.

1. ‘Ey îman edenler, Allaha itaat edin. Peygambere ve sizden olan emir sahiplerine de itaat edin’ (Nisa, 59)

Bu ayet olduğu sürece, dini gruplar/yapılanmalar/cemaatler konusunda çözüm bulma imkanınız yoktur.

2. Halifelik kurumunun varlığı ve bu kurumun tekrar ihdas edilmesi düşüncesi ve inancı olduğu sürece dini gruplar hakkında çözüm bulmak zordur.
3. Mehdilik konusu olduğu sürece de bu konuda çözümler bulmak imkansızdır.
4. İslam’ın anlaşılması sorunu vardır. Bu olduğu sürece dini gruplar ve cemaatler olacaktır ve çözüm bulmak güçtür.
5. İslam, inancı-ameli-toplumsal ve yönetimsel ahkamı olan bir dindir/sistemdir. Ne yaparsanız yapın, ne kadar küçültmeye çalışırsanız çalışın, Kuran’da bu hükümler olduğu sürece birileri çıkacak ve toplumsal-yönetimsel tavsiyelerini (emirlerini) öne sürerek dini gruplar ve cemaatler kuracaktır. Bu yüzden de çözüm bulmak imkansızdır.

 

Peki biz bugün ne yapabiliriz?

Yaşadığımız çağda illa ki dini gruplar, cemaatler olmak zorunda mı?

Evet, olmak zorunda. Çünkü dini gruplar ve cemaatler İslam’ın yanlış anlaşıldığının, yanlış yorumlandığının ispatıdır.

Evet, İslam yanlış anlaşılmaktadır.

Yukarıda ifade ettiğim maddeler İslam’ın bünyesinden kaynaklanan bilimsel gerçekler.

Şimdi de yaşanan hayattan kaynaklanan bazı gerçeklere göz atalım:

1. Dini gruplarda bulunan ya da dini gruplara sempati besleyen vatandaşlarımız dini grup ve cemaatlerle ilgili çözümler bulunmasını kesinlikle istemezler. Bundan dolayı da bulunacak çözüm ya da çözümler toplumda karşılığını bulmayacağı için, dini grup ve cemaatlenmeler devam edip gidecektir.

Neden mi?

Çünkü dini grup ve cemaatte olanlar, kendi grubunu ve cemaatini masum/en iyi/en doğru görürler ve suça bulaşabileceğini kabul etmezler.

2. Muhafazakar kesim de böyle bir çözümü istemez ve kabullenmez. Dindar/muhafazakar kesim dini grupları (dolaylı olarak İslam’ı korumak adına) ve cemaatleri korumak adına sunulacak çözümleri laik kesimin ya da ÜST AKIL’ın oyunu olarak görürler ve buna inanırlar. Dini grupların ve cemaatlerin yaşayakalmalarını İslam’ın yaşayakalması olarak anlarlar ve inanırlar.
3. Hiçbir dini grup ya da cemaat böyle bir çözüme yanaşmaz, çünkü sonunda kontrol edilmenin kendisine geleceğini bilir. Bu yüzden de olmaması için ayetlerden ve hadislerden deliller bularak toplumu manipüle etmeye çalışır.
4. Siyasi partiler bu konuda çözüm bulmak istemezler. Çünkü hepinizin malumu dini gruplar ve cemaatler oy deposudur. Binlerce kişiyi siyasi söyleme ikna etmek yerine, dini grubun/cemaatin liderini ikna ettiğiniz zaman (ya da bazı ona nimetler vaad ettiğiniz zaman) binlerce oy kazanmış olursunuz. Bu yüzden de kimse buna girişmek istemez. Sadece Ak parti ya da sağ kesim partileri değil CHP ve sol kesim partileri de bunu yapmazlar.
5. İbadetlerin yaşanan hayatta algılanması yönünden de bu mümkün değildir. Bunu da şu örnekle açayım: Mesela zekat ibadeti. Zekat, vergidir diyemiyorsunuz. Ama zekatı da İslam’dan çıkaramıyorsunuz. Zekat bir şekilde ifa edilecek. Devlet eliyle (vergidir hükmü ile) bunu yapamayacağınız için bu ibadet de dini gruplar ve cemaatler eliyle ifa edilmeye devam edecek.

 

Konuyu uzattığımın farkındayım.

Sosyal medya mesajları gibi köşe yazısı yazmanın meşhur olduğu ve tutulduğu bir zamanda böyle uzun köşe yazısı yazmak belki akıllıca değil, evet.

Ama zaten bunları da gelecekte çocuklarımız, gençlerimiz okusun diye kaleme almıyor muyuz?

Sadede gelelim, pekala çözüm ne?

Dini gruplar/yapılanmalar/cemaatler nasıl kontrol edilecek, biz bu konuyu nasıl aşacağız?

Kimler katılır, katılmaz beni çok ilgilendirmiyor. Ama bir çözüm var ki, bu da geleceğe yönelik kesin çözüm.

Bu da, Adil Düzen İlmihali’nin hazırlanması ve topluma sunulması.

Türkiye’deki müslümanların/dini hayatın ve hatta dünyadaki müslümanların sorunlarının çözümü bundan geçmektedir.

Dünya için çözüm olacağını da ifade etmek isterim ama beni kim anlar bilemiyorum.

Bugün itibariyle dünyamız denge sorunu yaşamakta. Batı medeniyetinin karşısında onu dengeleyecek bir denge unsuru eksikliği var. Bu dengeleme Çin’le, Uzak Doğu’yla olmayacak. Bu denge İslam dünyasının ilerlemesi, kaliteli hale gelmesi ve bilimselleşmesiyle olacak. Bu duruma Batı dünyası da sevinecek, çünkü dengeleme gerçekleşecek. İşte bu yüzden dünya için çözüm olacak bir durum.

Adil Düzen’le ilgilenenler Adil Düzen İlmihali’nin topluma sunulması noktasında çekingen davranıyorlar.

Nede?

Çünkü Müslümanlardan korkuyorlar. Müslümanların onları taşlamalarından korkuyorlar. Ama korkunun ecele faydası yok. Olacaksa zaten olacak.

Dini gruplar/yapılanmalar/cemaatler konusunda tek çözüm olan Adil Düzen İlmihali. Bu konuda kimler, neler yazdılar bilemiyorum. Ama ben kendi adıma şunu ifade edebilirim. Bundan sonra Cuma günleri sadece bu konudaki fikirlerimi sunacağımı belirtmek isterim. Umulur ki, çocuklarımız ve gençlerimiz faydalanırlar.

Sevgi ve bilgiyle kalın.

CEVAP VER