Değişen Ekonomi Anlayışımız

1
1990 yılında İzmir'de doğdu. Lisans ve yüksek lisansını ekonomi alanında Sabancı Üniversitesi'nde tamamladı. Şu anda UPenn'de doktora çalışmasına devam etmektedir.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak geçtiğimiz Cuma günü düzenlediği toplantıda “yeni ekonomi modeli”ni anlattı. Üç gündür köşe yazarlarından bu sunumla ilgili bir analiz bekledim, ama açıkçası doyurucu bir analiz bulamadım. Halbuki içinde bulunduğumuz durum nedeniyle en önemli açıklamalardan biriydi. Buna rağmen açıklamayı beğenenlerde de beğenmeyenlerde de genelgeçer yorum dışında bir analiz görmedim. Bakanın konuşmasının içeriğinden ziyade Trump’ın aynı vakitlerde attığı twit daha çok dikkat çekti.

O zaman ben kendi görüşümü ve bu konuşmadan ne çıkardığımı anlatayım.

Konuşmanın başlığı “Yeni Ekonomi Modeli”. Adından anlaşılacağı üzere, ekonomiden sorumlu Bakan Albayrak bize nasıl bir yol izleyeceğini anlattı. Ama isimdeki “yeni” kelimesi önemli, demek ki bu anlatılan sistem eskisinden farklı. Cumhurbaşkanlığı sistemi ile birlikte ekonomi anlayışımızın da değiştiğini gösteriyor. O yüzden bu konuşmayı eski ve yeninin karşılaştırması olarak da dinlemek lazım. Ben de bunu yapmaya çalışacağım.

Albayrak yeni modelin 3+1 sacayağı olduğunu söyledi.

Birincisi “ekonomik dengeleme”, yani ekonomik büyümenin temelinin tüketim kaynaklı olmasından çıkarılıp daha sürdülebilir bir büyüme sağlanması. Bakanın tabiriyle 2019 “soft landing” olacak. Sanıyorum OVP’de de büyüme oranı yüzde 3 civarında hedeflenecek.

Birinci sacayağının adı bile bize birçok şey anlatıyor: şu an ekonomi dengesiz. Sadece dengesiz bir şey dengelenebilir. O zaman Bakana göre ekonomi şu anda dengesiz bir konumda, 2019 yılı bunu dengeleme yılı olacak. AK Parti’nin en çok övündüğü şey olan büyüme ise sürdürülebilir değilmiş ki, Bakan Albayrak artık sürdürülebilir bir büyümeye geçileceğini duyurdu.

İkinci sacayağı ise “istikrarlı büyüme”. Bu fazda da stratejik büyüme alanları tespit edilecek ve bu alanlarda yatırımlar yapılacak. Yatırım kararı verilirken de üç hususa dikkat edilecek: 1- katma değeri yüksek mi, teknolojik ürün ve üretimini önceliyor mu?; 2- ihracatı arttırıyor mu?; 3- cari açığın düşmesine katkısı var mı? Bu faz ise 2020-2021 yıllarını kapsıyor.

İkinci faz bize “soft landing”ten sonrasını anlatıyor. Birinci fazda ekonomi tüketim temelinden uzaklaşmış, üretim temeline kaymıştı. İkinci fazda ise üretimin hedefi cari açığı düşürmek olacak. Böylece istikrarlı bir büyüme sağlayacağız. Yani Berat Albayrak daha önce resmi olarak kabul edilmemiş bir şeyi kabul etmiş oldu: cari açığı düşürmeden istikrarlı bir büyüme olmaz. Halbuki bu zamana kadar AK Parti cari açık ile büyüyordu ve bunun sürdürülemez olduğunu söyleyenlere de kötü gözle bakıyordu. Cari açık sorun olmadığı düşünüldüğü için de yatırımlarda öncelik bu değildi. Zaten cari açık düşmediğine göre bu hususlara dikkat edilmediği ortada. Ben de sormadan edemiyorum, o kadar yatırım desteği, o kadar teşvik neye göre verildi? 16 yıllık AK Parti iktidarında öncelik neydi?

Yeni modelin üçüncü sacayağı ise “daha adaletli paylaşım”. Üretimin bütün vatandaşlar arasında daha adil bir şekilde dağıtılması. Bunun için ise daha adil bir vergi sistemi oluşturulacak, kayıt dışı ile mücadele edilecek ve gelir dağılımı iyileştirilecek.

Belki de en iyi başlık burada konulmuş, çünkü başında “daha” kelimesi var. Yani önceki dönem adaletsiz değildi, ama önümüzdeki dönem daha adil olacak diyor Bakan Albayrak. Burada geçmiş dönemin o kadar da kötü olmadığını anlıyoruz.

Sacayaklarının +1’i ise “nitelikli insan gücü“. Bu konu üzerinde durmayacağım, çünkü bana göre genelgeçer şeyler söyledi bakan. Eski ile ilgili bir fark gözüme çarpmadı.

Konuşmayı dinlerken dilime “daha önceleri neredeydiniz” melodisi takıldı. Bakan Albayrak’ın söylediği şeyler yeni değil, hemen hepsi özellikle son birkaç yıldır geniş bir kesim tarafından dile getiriliyordu. Tüketim tabanlı ekonomi modelinin yanlış olduğunu, cari açığın problemli seviyelerde bulunduğunu, bu tarzda büyümenin sürdürülemezliğini belirten birçok kişi vardı. Ama maalesef bu kişilere AK Parti’ye muhalif gözüyle bakılıyor, bunlar AK Parti’nin başarısını kıskanan insanlar olarak nitelendiriliyordu. Hatta kriz tellalları diye nitelendirilip Türkiye düşmanı, vatan haini ilan edilenler bile oldu. Halbuki Bakanın açıkladığı model çok daha önce, çok daha rahat bir şekilde hayata geçirilebilir ve kendi iddiasına göre, ekonomi sağlam temellere oturmuş olarak büyüyebilirdi.

Hiçbir şey için geç kalınmış değil. Bakan Albayrak’ın sunumunun içeriği çok detaylı olmasa bile söylediği (ve de söylemediği) şeyler çok önemli. Herhalde Cumhurbaşkanı Erdoğan da Berat Albayrak’ı Maliye ve Hazine Bakanlığına bu görüşleri için atamış olmalı.

1 YORUM

  1. Ömer Faruk bey’in yazılarını çok nadir de yazsa ilgiyle takip etmekteyim. Şöyle bir şey yapsa acizane fikrim; haftalık ekonomik değerlendirme yapsa, bu değerlendirmeyi yaparken de ekonomi konusunda ülkenin ileri gelen insanlarının fikirlerini ve o fikirlerin de kritiğini yaparak o değerlendirmelerini zenginleştirse, ve o değerlendirmelerinde daima realiteyi ve objektifliği elden hiç bırakmasa… Eleştiriyi çamurdan ayıran kısmı yanlışı bir doğruya göre tespittir bana göre. Yani eleştirilen konunun doğrusunu da izaha çalışmaktır eleştiri. Hem konuyla ilgili bilgi birikimimiz de artmış olur. Fikrim nasıl?

CEVAP VER