Adil Düzen’de teori-pratik sorunu

1
Sinan Eskicioğlu
1974 yılında İzmir'de doğdu. İzmir İlahiyat'ta lisans eğitimini tamamladı. 2003 yılından beri Almanya'da yaşıyor. Çeşitli kuruluşlarda Din Eğitim ve Öğretimcisi olarak faaliyette bulunuyor. Yayınlanmak üzere kaleme alınmış çeşitli roman ve kitapları bulunmaktadır.

Adil Düzen ve Adil Düzen İlmihali ile ilgili yazılarımı sizlerle paylaşmak benim için geleceğe dönük bir yatırım. Çocuklarımıza, torunlarımıza alternatifler sunma çabası. Bunu yaparken özeleştiri ve gelişime açık olmayı da göz önünde bulundurmak İslam’ın ve Adil Düzen’in önemli bir düsturu.

Adil Düzen çalışmasının başlangıcı yaklaşık elli yıla dayanmaktadır.

Benim aklıma geldiği gibi, sizlerin de aklına gelmiştir: ‘Elli yılı aşkın zaman olmasına rağmen, Adil Düzen çalışması neden çok etkin, meşhur, genele yayılmış ve hayatın içinde değildir?’.

Evet, şunları duyar gibiyim: ‘Olur mu canım, bugünkü yönetimde olanlar Adil Düzen olmasa iktidarda olmazlardı’.

‘Rahmetli Erbakan, Adil Düzen’i dünyaya duyurmuş ve tanınmasına yardımcı olmuştur’.

Amenna. Rahmetli Erbakan’ın dünyaya duyurmasına diyeceğim yok. Rabbim ondan razı olsun.

Ama bugünkü yöneticiler konusu farklı. Evet, Adil Düzen’i temel alan Milli Görüş çizgisinde yetişmişlerdir ama Adil Düzen’le ilgili bırakın uygulanmasını, maddi imkanlara rağmen düşünce kuruluşu kurarak incelenip, geliştirilmesi için bile gayret göstermemişlerdir.

Neyse konumuza dönelim.

Birçok dini grup, cemaat, tarikat yol alıp büyürken; Adil Düzen çalışması neden hala çok yavaş ilerlemektedir?

Bunun sebepleri şunlar:

1. Adil  Düzen çalışması, insanları korkutan ve mükafatlandıran dini gruplaşmalar gibi

dini kullanan bir çalışma olmadığı için,

2. Adil Düzen çalışması bugüne değil, geleceğe dair bir çalışmadır. Müslümanlar

geleceğe endeksli olmadıkları sebebiyle bu çalışmayı anlama gayretinde olmadıkları için,

3. Adil Düzen çalışması, ilme önem veren, bilimsel verileri kullanan, insana ve

düşünceye dair olanı kutsayan bir sistem çalışmasıdır. Müslümanlar ‘oku’ emrini bile yerine getirmeyen, düşünme ve plana değer vermeyen, bilimsel verileri batı zihniyeti diye karalayan ve sistem düşüncesi ile İslam’ı anlamaya çalışan kişiler olmadıkları için,

4. Adil Düzen çalışmasında teori ve pratik sorunu olduğu için.

Teori-Pratik sorunu ile ne demek istiyorum.

1. Adil Düzen çalışması teorisi, geleceğe hitap etmektedir. Gelecek derken de,

müslümanlar için gelecek, bugünkü müslümanların badireler atlatarak olgunlaşmaları ile gelecek olan elli yıl sonraki zaman dilimi.

Neden böyle diyorum. Açıklayayım. Adil Düzen’deki kooperatifleşme, kommün şekilde özgürce yaşama, para birimini değiştirip yöresel ekim, hasat ve satışları gerçekleştirme gibi bazı konuları bugün hem Avrupa’da ve hem de ABD’de görüyoruz. Onların geçtiği kapitalizm sonrası insanın özüne dönme arzusu bugün müslümanlar için ütopya…

Bugüne hitap eden dini grup ve cemaatler, müslümanlar tarafından benimsenmekte ve prim yapmaktadır.

2. Teori-pratik sorunu hayatın içinde mevcut olan ve doğal olarak da Adil Düzen’de de

bulunan bir sorundur. Şöyle örneklendirelim: Meslek yapan öğrenciler hayata yönelik eğitim-öğretim alırlar. Okullarını bitirince hayata atılırlar ve pratik çözümlere endekslidirler. Üniversite eğitimi alanlar (bazı bölümlertıp, hukuk vb gibi hariç) teori üzerine eğitim-öğretim alırlar ve pratik çözümlerden önce daha iyisini bulma ve yapmanın gayretine düşerler. Bu farklılığı sizler de hayatınızda görmüşsünüzdür.

Ele aldığımız bu teori-pratik sorunu sebebiyle önemli sorunlar yaşamaktayız.

Teori ve ilim yönüne önem veren İlahiyat fakülteleri yaşanan hayattan uzak, teoride kalan öğretisiyle pratik hayata çözümler sunamamaktadır. Hal böyle olunca pratik hayatta boşluklar oluşmakta ve o boşlukları da dini grup/cemaat/tarikatlar doldurmaktadır.

Acıdır ki, aynı durum Adil Düzen çalışması için de geçerlidir.

Adil Düzen çalışanları (teorisyenleri) hayatın içinde olana dair, hayatın içinden örneklendirmelerle, hayatın içinde basitleştirilmiş çözümler oluşturmak zorundadırlar.

Çok girift gibi göründüğünün farkındayım. Madem geleceğe yönelik, madem bugünkü müslümanlardan çok uzak, nasıl hayatın içinden olacak…. Bunları duyar gibiyim.

Belki de bu yüzden ben de Adil Düzen İlmihali’ni kaleme alıp, bitirmeyi hedefliyorum.

Adil Düzen İlmihali nedir sorusunun en bariz cevabı da belki bu.

Teorideki Adil Düzen’le yaşanan hayatın dinamiklerini birleştirmek, Adil Düzen İlmihali’ni geliştire geliştire hayata dair çözümler bulmayla gerçekleşecek….

Evet, hep dendiği gibi: İşin başı EĞİTİM…

Sevgi ve Bilgiyle kalın

 

(Ülkemizde yaşayan azınlıkların hukukunun zedelendiği 6-7 Eylül olaylarını üzüntüyle hatırlarken, tekrar böyle olaylar yaşanmamasını en içten duygularımla dilerim.)

1 YORUM

  1. I. ELLİ YIL “TEORİ” (VE AR-GE) İLE GEÇTİ…
    II. ELLİ YIL “PRATİK” (UYGULAMA) İLE GEÇECEK, İNŞALLAH…
    BİZ ADİL DÜZEN ÇALIŞANLARI OLARAK II. ELLİ YIL HAMLESİNİ BAŞLATTIK…
    SİZİN YAZINIZDA İFADE ETTİĞİNİZ ÜZERE; ÇALIŞMALAR HALKIN İLGİSİNİ BEKLEMEKTE…
    *
    BU KONUDA VE VU VESİLEYLE…
    ERBAKAN HOCAMIZIN DEDİKLERİNİ DE HATIRLAYALIM:
    I. 40 YIL ADİL DÜZEN’İN KOKUSU (TEORİSİ) DÖNEMİYDİ…
    II. 40 YIL ADİL DÜZEN’İN KENDİSİ (PRATİĞİ) OLACAK, İNŞALLAH…
    *
    İLGİLENENLERE NOT:
    ADİL DÜZEN ÇALIŞMALARIMIZI
    http://www.akevler.org‘DA TAKİP EDEBİLİRSİNİZ…
    Mesela,
    Üsküdar’da her Cuma 18.00-21.00 arasında…
    Yapmakta olduğumuz “Adil Düzen Derslerine” katılabilirsiniz…
    Dersler “Süleyman Karagülle Hocamız” tarafından verilmektedir…
    Yer: İslam Medeniyeti Vakfı, Üsküdar-İstanbul (Tel:0216 343 97 31)
    Selami Ali Efendi Caddesi, No 17 (AGD bitişiğindeki bina)

CEVAP VER