Soğuktan Donan Bedenler ve İsmet İnönü…

5

Hafta biterken ajanslara kötü bir haber düştü: İki askerimiz donarak ölmüş… İki askerin bu ölümü bundan tam 104 sene önce Allahuekber dağlarında yitip giden 80 bin askeri de hatırlattı.

Ruhu buz kesmiş bir ülkede yaşıyor olsak da donarak ölen asker haberi yine de bizi üşütüyor. İki ocağa ateş düştü, iki ocak söndü. Yine beylik laflar, yine ocakta kül bırakmaz sözler. Ama sonunda dondurucu gerçeklerle yüz yüzeyiz…

İster 80 bin askerin donması, ister 2 askerin ihmal sonucu vefatı, aynı mesuliyettendir. O dönemki mesullerden istifa talep edemeyiz ama bugünkülerden böyle bir talep hakkımız olsa gerek. Sorumu, makalenin sonuna bıraktım!

Aşağıda okuyacağınız menkıbe tadındaki olay; dünya tarihine geçen bir diplomasi zaferi olarak kabul edilir ve halen yurt dışında diplomasi derslerinde örnek gösterilerek öğrencilere okutulur.

1942 yılında Ankara Kızılay’da bir Sırp genç Alman Büyükelçi Franz Von Papen’e başarısız bir suikast girişiminde bulunur. O dönem İsmet İnönü Cumhurbaşkanıdır. Araştırtır, suikastın altından Rus elçilik görevlileri çıkar. Rusya’ya nota verdirir, “suçluları teslim ediniz” şeklinde.

Rusya’nın başında Stalin vardır. Notayı “Bunu savaş nedeni sayarım” şeklinde cevaplar.
Bunun üzerine Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Rus elçiliğini kuşattırır, Stalin’in savaş tehdidine aldırış etmeden Rus elçilik görevlilerini teslim alır. Türk adaletine teslim eder ve yargılanmalarına imkan tanır.

Bu aralar İnönü çok gündemde. Bu vesile ile yeri gelmişken, İsmet Paşa’ya neden Mareşal rütbesi verilmediğini yazalım.

Mareşal rütbesi diğer rütbeler gibi zamanla ve kıdemle kazanılmadığı gibi eğitim ya da okul yolu ile de kazanılmaz. Bu rütbe sadece TBMM tarafından ilgili kanuna dayanarak, savaşlarda üstün başarı gösteren Orgeneral ve Oramiral rütbesindeki subaylara verilir.

Bu subayların en az üç meydan savaşına komuta etmiş olması ve komuta ettiği savaşlardan birini kazanmış olması gerekir.

Kara, Hava ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda günümüzde Mareşal rütbesinde hiçbir asker yoktur.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, tarihinde bu rütbeyi, sadece Mustafa Kemal Atatürk ve Fevzi Çakmak’a vermiştir.

İsmet Paşa, İnönü savaşını kazandığında Miralay’dı, yani albay. Kanuna göre ferik yani orgeneral üç meydan savaşı verip birini kazanırsa müşir yani mareşal olabilir.

Buna mukabil bazı DP sözcüleri, meydanlarda, radyodan halka seslendiğinde devamlı “Milli münafık, asker kaçağı diye” İsmet İnönü’yü aşağılamaktan, hakaretten geri durmuyordu.

Atatürk’ün ölümünden sonra 1938 yılında TBMM tarafından Türkiye’nin 2. Cumhurbaşkanı olarak seçilen İnönü, cumhurbaşkanlığının yanı sıra CHP Genel Başkanlığı’na da getirildi. CHP’nin 26 Aralık 1938’de toplanan I. Olağanüstü Kurultayı’nda partinin değişmez genel başkanı seçilerek, Millî Şef unvanını aldı.

II. Dünya Savaşı sırasında Türkiye’yi savaş felâketinin dışında tutmayı başaran İnönü, savaştan sonra çok partili siyasi rejime geçilmesinde etkili oldu.

1950 genel seçimlerinden sonra CHP, iktidarı Demokrat Parti’ye bırakırken, İsmet İnönü de 1960 yılına kadar ana muhalefet partisi genel başkanlığı yaptı. 27 Mayıs askerî müdahalesinden sonra Kurucu Meclis üyeliğine seçildi ve 10 Kasım 1961 tarihinde başbakanlığa atandı

İşte her dönem birilerinin şamar oğlanı yaptığı, hakaret ve aşağılamaktan keyif aldığı İsmet İnönü 1965 yılında bu görevden ayrıldıktan sonra milletvekili olarak siyasi yaşamını sürdürdü.

1972’de toplanan CHP Kongresi’nde kendi desteklediği grubun Bülent Ecevit’in listesi karşısında yenilgiye uğraması üzerine, genel başkanlık ve milletvekilliğinden istifa etti.

Bu onurlu ve haysiyetli davranışı günümüz siyasetçilerinden ve günümüz askeri erkanından beklemek en tabiî hakkımız değil mi?

5 YORUMLAR

  1. Ancak bu kadar alakasız bir bağ kurulabilirdi. Son dönem ÖSYM sınavlarında mantık soruları çokça sorulmaya başladı. Şimdi anlıyorum devletin neden böyle yaptığını. Mantıklı adam arıyor devlet.
    Tarih bilginiz hiç mi yok. İnönü’ye övgü düzmek hangi zihniyetin ürünü olabilir acaba. Şaka gibi bir yazı.

    • Arife anlatmak kolay. Arif olmayan hele ki biraz da tandona vurmak isteyene imkansız. İsmet Paşayı 29 Ekim arifesinde bile anmak girizgah istiyor demek ki. Veysi Dündar ariflere derdini anlatıyor ama İsmet Paşa yumuşak karın. Kolay değil burada rol çalmak. Yine de Allahuekber dağlarında yiten binlerce Mehmeti anımsatan Tunceli acısı elbette Enverin celadeti değil İsmetin safveti ile tekerrür etmeyecek. İsmet Paşa için belki 90 yaşındaki siyaseten istifası değil İnönü ovasindaki yiğitliği doğru mukayese idi. Ne diyelim. Üzüm yiyeceksek ne ala ama iyi Bağcı bulmak hic kolay değil bu aralar

  2. İki meydan savaşı kazanmış,başbakanlık cumhurbaşkanlığı yapmış,Türkiye’yi 2.dünya savaşına sokmamış,Kurtuluş savaşının bir çok cephesinde mücadele etmiş müstesna bir kabiliyetti.Son yıllarda nedense İnönü’ye haksız ve hadsiz hakaretler ve eleştiriler yapılıyor!!!

CEVAP VER