Trenini Kıran Çocuk!

0

Çocukların gelişimi için en önemli kavram oyun ve oyuncaktır. Çocuk oyunla ve oyuncakla gelişimini tamamlar. Oyundan ve oyuncaktan mahrum kalan çocuklar daha sonra çeşitli arazlar gösterebilir. Psikolojileri eksik kalır. Uyum sorunu yaşarlar.

Oyun için en güzeli grup oyunlarıdır. Arkadaş grubu ile oynanan oyunlar çocuğa paylaşım duygusu verir. Grup içinde hareket eden çocuk özgüvenli olur. Saygı ve sevgi taşır.

Özellikle erkek çocukları için de ideal oyuncak trendir. Bu 19. yüzyıl icadı ulaşım aracı estetik hali ve çağrışımları ile son derece cazip bir oyun materyalidir.

Konumuz çocuk psikolojisi olmadığına göre bu oyun ve oyuncak metaforunun siyaset açısından manasına dair akla gelenleri paylaşmak lazım.

Siyaset sahnesi kavramı da aslında iyi bilinen bir deyim. Sahne oyun oynanan yer ise, siyasete de oyun desek abartmış olmayız. Zaten siyaset oyunu hiç de yabancı bir kavram değil.

Siyasetin aktörleri vs de olur. Velhasıl bir de çeşitli vesilelerle resetlenen bir siyasi ortamı öngördügümüzde Türk siyaseti partilerin ve siyasetçinin oyun alanı da desek çok yanılmış olmayız.

Hele ki konu AKP ise 2000’de kurulan parti ergen çocuk yaşını ancak idrak ediyor bir bakıma. AKP’nin 16 yıllık serüveni son 3 yıldır aslında yaşı kemale ermiş bir yol arkadaşı ile de devam ediyor. Bu ilginç ikili kerametleri kendisinde bir varoluşu temsil ediyor.

Dünkü yazımızda değindiğimiz MHP tarzı mütehakkim dilin nobranlığı ile de kendini tanımlamaya gayret eden bu varoluş diğer taraftan yoğun bir çocukluk gösterisi gibi su yüzüne çıkıyor.

Sırf 50+1’i aldım diye babasının aldığı topla arkadaşlarını oynatmayan bir çoçuktan çok da farksız MHP dili. AKP trollerine sözcülüğü emanet edilmiş bu kaba ötekileştirici dil icin sadece topun sahibi diye oyunun tüm kurallarını koyma hakkını kendinde gören şişko ve yeteneksiz çocuk tanımı çok da hayal mahsulü değil.

Hele ki tüm Cumhuriyet tarihi boyunca 14 kaza yapan demiryolu idaresi AKP dönemini hepsi can yakıcı 8 kaza ile idrak edince, akla gelen de ister istemez ona alınan treni duvarlara çarpıp kıran yaramaz çocuk oluyor.

Yaramaz ve söz dinlemez bir çocuk özene bezene alınan bir treni yere çarpıp paralarken ne kadar umursamaz ise AKP’nin tren kazaları için gösterdiği tepki de o kadar işte.

Kocasını ve oğulcuğunu Çorlu kazasında kaybeden Mısra Sel’in delirten acısına dahi katlanamayan demiryolu müdürü onu Twitterda engellemiş idi.

Yeni bir tren kazası vesilesi ile yeni Mısraları da engelleyecek olan demiryolu müdürü trenlerini kırıp döken bir çocuk kadar özgüvenli bir şekilde davranmaya devam edecektir.

Türkiye bu çocuksu siyaset tiyatrosunu bir süre daha takip etmek zorunda. Lakin oyuncaklar eskir, oyunun tadı kaçar. İşte o zaman ağlamamak lazım.

Malum bütün çocuklar iyi bilir ki, kendi düşen ağlamaz.

Not: 2 günlük Ankara seyahati için şehre girişte çok güzel bir kar yağışı karşıladı bizi. Dönüşümüzde feci tren kazası bütün enerjimizi aldı.
Çorlu’daki tren kazası için de bölgeye gitmiştim. Tazelenen bu acılar son bulsun. Sorumlular cezalandırılsın. Allah’tan ölenlere rahmet, kalanlara da başsağlığı dilerim.

HDP Eş Başkanı Sezai Temelli, AKP MKYK üyesi Orhan Miroğlu ve Kişisel Gelişim Uzmanı Dr. Halil Ata Bıçakçı ile gerçekleştirdiğim Ankara söyleşilerimi; ilerleyen günlerde okuyacaksınız.

CEVAP VER