Toplumsal “aort”

1

Yerde!

Her yeri kan revan içinde!

‘İki seksen bir doksan’ uzanmış bir vücut yatıyor…

Ne ümitlerle beslenen, büyütülen, güçlendirilen..

Yemeyip, yedirdiğimiz..

Giymeyip, giydirdiğimiz..

Gezmeyip, gezdirdiğimiz..

Elele verdiğimiz..

Güvenip her şeyimizi teslim ettiğimiz..

Ümitle, heyecanla daha iyisi için yıllardır beklediğimiz…

*

Vücuda parayla sarılan, süslü püslü, paha biçilmez kıyafetlere kanmadığımız gibi..

Parmaklarımıza, bileklerimize, değerli mücevherlerle boyunlarımıza insanlığı sarmadığımız gibi..

Başkaları gibi sadece görünenlere değil, görünmeyenlerin de geleceğine inandığımız gibi..

Eskilerin hatalarından dönüleceğini ve “sıra bendeci” olunmayacağını ümit eder gibi..

Alternatifsizliklerin de, nasıl alternatif olduklarını görür gibi..

Samimiyetlere inanarak, biz de kanarak bugünlere geldik,

Yıllardır bekledik.. bekledik.. bekledik…

Ama nafile…!

*

Sağlıklı olsun ve tüm vücudu sağlam kılsın, can olsun, kan olsun diye ümit ettiğimiz “aort”,

Meğerse yedikleriyle (!), içtikleriyle (!), saçtığı sahte ümitleriyle, hep kendi vasfını kaskatı etmekle meşgul olmuş bunca yıl…

Kaskatı olmuş ve kılcal damarlara kadar kan akışını beklediğimiz ümitleri boşa çıkarmış…

Kansız ve besinsiz kalan organlar, içten içe çürümekte..

Yeterince oksijen alamayan organlar, yoğun bakımda ilgi ve farkındalık bekliyor..

Hasta vücut ‘iki seksen bir doksan’ uzanmış önümüzde yatıyor…

Birçokları hala, kanamalı hastanın üzerindeki elbiseye, belindeki kemere, bileğindeki künyeye bakıyor..

Parmağındaki pırlantaya, ayağındaki ayakkabıya, cebindeki ruhsatın işaret ettiği lüks araca, diğer cebindeki gayrimenkullerinin tapusuna değer biçiyor..

Elalem daha şimdiden tüm varlıklarını paylaşmaya başlamış..

Arazilerini sahiplenmiş, çitle çevirmiş..

Bağındaki, bahçesindeki saman dağlarını devirmiş, ateşe vermiş..

Siz hala “alternatif mi var?” diyorsunuz…

Adam ölüyor!

Eğer acil müdahale edilmez ve yırtılmış ve vazifesini yerine getirmeyen aort değiştirilmezse!

Vücudun tüm kılcal damarları kuruyacak,

Yaşam mücadelesi veren vücut bir ceset olacak, toprağa karışacak,

Ruhu göğe çıkacak,

Ve siz!

Adamın elbiselerine, arabasına, malına, mülküne değer vermeyi sürdüreceksiniz…!

Aldığı nefesi göremediği gibi, kıymetini o nefes kesildiğinde görür insanoğlu..!

Halbuki, henüz derin derin nefes alma vakti var…

Yeter ki azar azar havasız kaldığını, oksijensiz bırakıldığını farketsin yeter…!

Ve, önündeki toplumsal “aort” değişimi fırsatını gör, onay ver, destek ver.

1 YORUM

CEVAP VER