Eleştirilemez

8
Süleyman Karagülle
Lisans ve yüksek lisans eğitimini İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Bölümü'nde tamamladı.

Bir devlet içinde yaşayanlar, o devletin varlığına yönelik eleştirilerde bulunamazlar.

Ya bu ülkeden çıkıp gideceksin yahut bu ülkenin değerlerine saygılı olacaksın.

Bunlar nelerdir?

Ülkedir. Savaşarak, kan dökerek elde edilen ve Lozan’da uluslararası uzlaşma ile onaylanan topraklar üzerinde tartışma yapılamaz. Ülkemizi parçalayacak herhangi bir görüş savunulamaz.

Ulustur. Türkiye’de yaşayıp Türk ulusunu kötülemek, onu tahkir etmek meşru değildir. Aslında bütün uluslara saygılı olmak gerekir. Ancak diğer ulusları masharaya almamanın bekçisi Türkiye değildir. Türk milletine hakaret eden Türkiye’den sürülebilir.

Bayrağıdır. Bayrak onun bağımsızlığını ve hükümranlığını ifade eder. Bayrağına saygısızlık ona saygısızlıktır. Marşı da böyledir.

Halkının inançlarıdır. Orada yaşayan halkın dilediği gibi inanma ve ona göre yaşama hakkı vardır. Herkes herkesin inançlarına saygılı olmalıdır. Eleştirecektir ama hakaret edemez.

Devlet başkanıdır. Ne kadar kötü olursa olsun ne kadar zalim olursa olsun, devletin başkanı ülkeyi temsil eder. Ona karşı olmak, ona hakaret etmek devlete hakarettir, devlete karşı olmaktır. Türkiye’de yaşayan herkesin başkana saygılı olması gerekir. Başkan olan kimse orada kalmak ve başkanlık yapabilmesi için endişe içinde olmamalıdır. Halkım bana saygılıdır diyebilmeli ve halkı bir tutabilmelidir. Erdoğan’a karşı muhalif partiler cephe alırsa o zaman o da AK Parti başkanı olur. Halkını ikiye ayırır. Devlet başkanı eleştiri konusu olmamalıdır.

Yargıdır. Yargı son mercidir. Halk yargının tarafsız, bağımsız olduğuna inanmalı ve ona saygılı olmalıdır. Onun kararlarından çekinmelidir. Yargı ne kadar bozuk olursa olsun, halk yargıdan korktuğu için değil, ona güvendiği için saygılı olmalıdır. Yargıya güvenmek devlete güvenmek demektir. Eğer bir ülkede yargı bozulmuşsa artık o devlette kalmamak gerekir, oradan ayrılıp gitmek gerekir. Adil yargı sistemi getirmeye çalışmalıyız. Ama mevcut yargıya da saygılı olmalıyız.

Ordudur. Bir devlet ordusu varsa devlettir. Ordu demek, devletin varlığı için canlarını her zaman feda etmeye hazır olmak demektir. Bir general bir çavuşa diyor ki; bunu öldür! O da peki diyor. Ama öleceğini biliyorsun değil mi diye soruyor. Biliyorum diyor. Öldürüyor ve ölüyor. İşte bunlar böyle kimselerdir. İşte bunların bu azmidir ki halkımız askere giderken şenlik yapıyor. Bu inançtır bu disiplindir ki başkalarının bombalarla başaramadığını Türk ordusu görünerek yapıyor. Herkes buna saygılı olmalıdır.

Bu makaleyi bunu anlatmak için yazdım.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’a yapılan saldırılar CHP’ye yakışmıyor. CHP hep orduya dayandı. Bize karşı istismar etti. Ordu onun yanında oldu da bizim inançlarımıza dâhil her şeyimize saldırdı. Biz ses çıkardık mı? CHP zamanında öyle olduğu gibi DP zamanında da öyle oldu. Sabrettik. Neden? Çünkü sabretmezsek ordumuzu yıpratacağımız gibi devletimizi de tehlikeye düşürürüz.

Türk milletinin o büyük sabrı sebebiyledir ki bugün elli sene sonra yine dünyanın etkin devleti haline geldik. Her kademede ordumuz vardır. Ordumuz sayesinde bugün biz varız. Ordumuzu yıpratmak devletimizi yıkmaya çalışmaktır. CHP de orduya karşı saygılı olmalıdır.

Cumhuriyet Halk Partisi’ni iktidardan uzak tutan iki şey vardır. Biri halkın inançlarına karşı tavır alması, diğeri de orduyu emrine almaya çalışmasıdır.

Cumhuriyet Halk Partisi ülkeye büyük hizmet vermiştir. Devletimizin kurucu partisidir. Varlığını istiyoruz. CHP’ye tavsiye ederim. Halkının inançlarına saldırmasın. Orduya saygılı olsun da bu millet başka alternatif arama ihtiyacını duymasın.

8 YORUMLAR

  1. Devlet başkanının eleştirilemez kısmına katılmıyor ve şiddetle de karşı çıkıyorum. Herkes eleştirilebilir, devlet başkanları, jokeyler hatta peygamberler bile.. Asolan şey bu eleştirileri salyarak saçarak – hakaretlerle – işaretlerle değil “diyalektik mantığa” göre yanıtlamaktır. Eğer bu yapılamıyorsa, eleştirilere maruz kalan kişi yeterli olgunluğa sahip değildir.

  2. Sinan çakan, Allah bile peygamberlerini eleştirmemiş, ayetlerde alenen peygamberler saygıyla anılır. Sen kimsin ki! kalkmış da peygamber eleştirilir diyorsun.Avukatlık cübbesi peygamberi eleştirmeye yetmez.
    Gelelim devlet başkanlarına, Süleyman Karagülle dur orada. Büyük lokma ye, büyük söz söyleme. Hz Ömer yanlış yaparsam beni nasıl uyarırsınız dediğinde ashab,:eğri kılıçlarımızla düzeltmesini biliriz demişlerdir. Cuma hutbesinde bile bir kadın Hz. Ömere yanlış yaptığını ayetle açıklayınca, halife ;bir kadın kadar dinini bilmiyorsun Ömer, deyip kendini paylamış ve geri adım atmıştır.

  3. ÖNCE O PARAGRAF:
    “Devlet başkanıdır. Ne kadar kötü olursa olsun ne kadar zalim olursa olsun, devletin başkanı ülkeyi temsil eder. Ona karşı olmak, ona hakaret etmek devlete hakarettir, devlete karşı olmaktır. Türkiye’de yaşayan herkesin başkana saygılı olması gerekir. Başkan olan kimse orada kalmak ve başkanlık yapabilmesi için endişe içinde olmamalıdır. Halkım bana saygılıdır diyebilmeli ve halkı bir tutabilmelidir. Erdoğan’a karşı muhalif partiler cephe alırsa o zaman o da AK Parti başkanı olur. Halkını ikiye ayırır. Devlet başkanı eleştiri konusu olmamalıdır.”
    Av. Sinan Çakan, “Devlet başkanının eleştirilemez…” CÜMLESİ VEYA İFADESİ VAR MI?
    BU METİNDEN BUNU ANLAMAYI NASIL BAŞARDINIZ?1.

    *
    Erhan bey;
    Biz her gün ve her hafta eleştiriyoruz…
    Ama hakaret etmiyoruz…
    *
    HER İKİNİZDEN RİCA;
    -MAKALEYİ BİR BÜTÜN OLARAK BİR DAHA OKUYUNUZ…
    -“DEVLET BAŞKANI” paragrafını daha dikkatli bir daha okuyunuz…
    *
    VE’S-SELAM…
    RNE

  4. Devlet başkanını eleştirme!!! İyide , ülke yönetimi kabine başta yardımcılar yasama yürütme organları ne için olmalı..? Eleştiri hakaret etme hakkı vermiz. Burada da şöyle bir gariplik çıkıyor..Sayın Erdoğan AK parti grub toplantısında konuşuyor ve muhalif parti liderleri başta olmak üzere sanatçı gazeteci vs muhaliflere ağzına geleni söylüyor..Eyyyy.. cümlesiyle başlayıp..Sen kimsinĺe devam ediyor..muhatablarının cevab hakkı doğuyor. Devlet başkanı olarak mı AK parti genel başkanı olarakmı cevab verilmeli. Eyyy… cümleli Sen kim oluyorsun sorulu bir cevab verilse hakaret mi olur? Eleştirimi olur? Sayın savunma bakanı Akar konuşuyor ve birilerini suçluyor. Muhatablarına cevab hakkı doğuyor nasıl cevab verilmeli…Yarğı…söylemeye gerek varmı değerli hocam emeştirmeyelim. Susalım en iyisi

  5. RNE, yorumumu bir bütün olarak oku! Neresinde hakaret var..Sen, bana hem hakaret ettin, hem iftira. Başlık, bile yazının konusunu aşikar etmiş, “ELEŞTİRİLEMEZ.” Aklımız var, fikrimiz var. Yazıdan olmayan bi mana mı çıkarayım. Gidin Allah aşkına. Devlet başkanı Allah için dosdoğru olur. Eleştirileri dinleyerek hatasını kabullenir, erdeme erer, ötekileştirerek değil. Süleyman Karagüllenin de eleştirilere açık olması gerekir.

  6. Hz Ömer ve içki içen bir adamın hikayesi:Hz. Ömer bir gece içki içilen bir eve baskın yapıp eve girer ve adama ceza uygulayacağını belirtir. Adam: Ey mü’minlerin emiri; Dur, acele etme. Eğer ben, Allah’a karşı bir hata işlediysem, sen üç hata işledin; Allah Teala, ‘Birbirinizin gizli hallerini araştırmayın’ (Hucurât 49/12) buyurduğu halde, sen ayıp araştırdın. Allah, ‘Evlere kapılardan girin!’ (Bakara 2/189) buyurduğu halde, sen duvara tırmandın. Allah, ‘Ey iman edenler! Kendi evleriniz dışındaki evlere, sahiplerinden izin isteyip onlara selam vermeden girmeyiniz’ (Nur 24/27) buyurduğu halde sen evime izinsiz girdin diye karşılık verince Hz. Ömer, ‘Eğer ben seni affedersem sen de beni affeder misin?’ dedi. Adam, ‘Evet’ deyince, Hz. Ömer, çıkıp gitti.”
    Dostun düşmanın eleştirilerine açık olmasaydı Ömer, Ömer olur muydu. Bu kadar kibir yeter ya süleyman bey. Rne sende tevazu sahibi ol.

  7. Eleştirilemez mi? Sayın yazar sen eleştirme zaten ki bir farkımız olsun. Senin doğrun bu olsun ki bir farkımız olsun. Esas can sıkıcı kısmı, yazdıklarınızı öyle doğru kabul etmişsiniz ki içinde yazının içinde kocaman bir kibir var. Ben bilirim kibri….Sen eleştirme lütfen.

CEVAP VER