Birinci olan belediye hangi partiden dersiniz

3
Sinan Eskicioğlu
1974 yılında İzmir'de doğdu. İzmir İlahiyat'ta lisans eğitimini tamamladı. 2003 yılından beri Almanya'da yaşıyor. Çeşitli kuruluşlarda Din Eğitim ve Öğretimcisi olarak faaliyette bulunuyor. Yayınlanmak üzere kaleme alınmış çeşitli roman ve kitapları bulunmaktadır.

Belediye seçimleri için zaman daralıyor. Partilerin bütün derdi, oyları toplamak ve belediyeyi kazanmak. Bunun için de kıyasıya bir yarış yapılıyor. Askeri operasyon olur mu, olmaz mı, olursa seçimlere nasıl bir etkisi olur, bakıp göreceğiz.

Seçimlerle ilgili gündem yoğun olarak akarken, garip garip başka olaylar da olmuyor değil. Bir turizm şirketinin talebi sebebiyle, özel açılış yapılan zamanda çekilen bir görüntü ortalığı karıştırdı. Müzede spagat yapan kişinin fotosu sebebiyle inceleme başlatıldı. Ayasofya, müze statüsünde olan bir mekan ve özel açılış yapılan bir zaman dilimi.

Buna tepki göstermek isteyen birkaç kişinin görüntüleri de olay oldu ya da olay olmalı. İnatla ve ısrarla cemaatle namaz kılmak isteyen bir grup, alalacele namaza durarak, çok güzel show yapmışlar.

Namaz neden kılınır? Rabbin bize buyurması ve O’nun rızasını kazanmak için.

Tepki namazı diye bir namaz çeşidi de yoktur. Bu yapılan davranış, İslam’ı güçsel gösteriye dönüştürmekten başka birşey değildir.

Eskiler şöyle derlerdi: ‘Falancanın gözüne perde inmiş, ne söylesen anlamaz artık’. Gözüne perde inmek demek, kişinin gerçekleri görememesi, göremeyecek duruma gelmesidir.

İleride ‘gözüne perde inmek’ yerine, ‘gözüne ekran inmiş’ denir herhalde. Kişinin gözüne perde inmesi gerçekleri görememesi ama bugünkü durum ‘göze ekran inmesi’ şeklini aldı. Olayları, yaşananları, gerçekleri başka ekrandan ve çok farklı olarak görme hali de diyebiliriz buna.

….

Bu yazıyı isterseniz yazarının sesinden dinleyebilirsiniz de:

….

İslam, kişinin arınması, hakikati bulması, Rabbi’ne yaklaşması ve düzgün bir hayat yaşaması içindir.

Ama bu ekran farklı gösterince, durum değişiyor. İslam deyince, show ve güç gösterisi, başkasına cebirle kabul ettirme, şekilsel olan, içe işlemeyen bir davranış tarzı olarak algılanıyor.

Nasıl görüyorsanız, bütün hayatınızı etkileyen bir resim haline geliyor.

İnsanların gözlerine ekran iniyor ya da indiriliyor diye düşünüyorum. Bu inen ekranla hayat, yaşananlar, kısaca herşey çok farklı görünmeye başlıyor.

Dünya birincisi olan belediyemizin başarısı da, bence aynı tarz bir ekran değişmesi sebebiyle, birçok kişi tarafından duyulmadı ve reklamı yapılmadı.

Mersin / Mezitli Belediyesi’nin başarısından bahsediyorum: Mezitli, geçtiğimiz ay, Çin’de düzenlenen ‘Uluslararası Kentsel İnovasyon’ yarışmasında, Sidney, Newyork ve Milano gibi dünyaca ünlü şehirleri geride bırakarak, şampiyon oldu.

İnovasyon, yenilikçiliği, yeniliği, yeni projelerle çığır açmayı ifade eder.

Mezitli Belediyesi de, ‘Kadın Üretici Pazarları’ projesiyle bu başarıyı kazandı. Kadın üreticilerin kendi ürünlerini, kendi tezgahlarını açarak kurdukları pazar projesi, umarım diğer belediyelere de örnek olur. Bu başarıdan dolayı Mezitli Belediyesi’ni tebrik ediyorum.

İkinci başarı da, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nden. 115 kentin 200 projeyle yarıştığı, WRI Ross Ödülü’nde finale kaldı. Eskişehir B.B’nin finale kalmasının sebebi de kentte yapılan başarılı çalışmalar. Kentsel Gelişim Projeleri, yaya ve taşıt köprülerinin yenilenmesi, tematik parklarla şehirde kişi başına düşen yeşil alan oranının yüzde 215 artması gibi.

Eskişehir haricinde yarışmaya katılan diğer iller de şunlar: İstanbul, Bursa, Antalya ve Isparta.

Finalde Eskişehir’in yarışacağı dünya kentleri ise şöyle: Medellin (Kolombiya), Darüsselam (Tanzanya), Pune (Hindistan) ve Durban (Güney Afrika).

Bu iki belediyenin dünya çapındaki başarıları, neden çok fazla gündem olmadı dersiniz?

Neden gündem olmadığını, yukarıda ifade ettiğim, ‘göze ekran inmesi’yle açıklıyorum.

Bu iki belediye CHP’nin belediyeleri olduğu için, sensorlara takılmıyor. Eğer farklı partilerden olsaydı, sensorlar hemen uyaracak ve medyada çok fazla şekilde gündem olacaktı. Sorun, sanırım gözlere inen ekranların sensorları. Yoksa ülkemiz belediyelerinin dünya çapındaki başarıları, neden gözden kaçsın?

Yerel seçimler için yarışın hızlanarak devam ettiği şu günlerde, böyle başarıları duymak çok güzel. Dünya ile yarışmak bu olsa gerek. Dünyaya açılıp, dünyayla yarışmak, belediyelere ve belediyelerin alanı içinde yaşayan vatandaşlarımıza çok önemli vizyon kazandırır.

Belediyecilik artık değişti.

Daha yaşanabilir, daha yeşil, doğanın dengesinin bozulmadığı ve doğayla bütünleşilen, şehirlerin mimarisinin ve yapısının bozulmadığı temiz kentlerin oluşturulması, belediyeciliğin yeni görevleri arasında.

Hangi parti olursa olsun, vatandaşların huzurlu, mutlu, sağlıklı ve doğal yaşayabildiği şehirleri kurmak, bütün başkan adaylarının hedefi olmalıdır.

Acizane belediye başkan adaylarına bir hap bilgi vermek isterim: ‘Sizden olanların mutlu olduğundan ziyade, sizden olmayanların da mutlu olduğu belediyecilik, hem kendinize-hem insanımıza ve hem de ülkemize çok artılar kazandıracaktır’.

 

Sevgi ve Bilgiyle kalın

3 YORUMLAR

  1. Sinan bey, iç açıci ve umutlandirici haberlerinizden dolayi teşekürler sizden ve başariları ile bizi sevindire belediyelerdeki basarilarda payi olanlardan! Allah Razi Olsun.
    Darısı diğer belediyelerımizın başına.

  2. CHP dimağını karartmış, ihtirası şuurunu gölgelemiş, kendisi iktidar olamıycaksa ve AKP iktidarda kalıcaksa AKP ye indirek de olsa zarar vermek için Ülkeye, kendi seçmeni dahil tüm halka zarar vermeyi göze almış konfüze bir partidir. 24 haziran seçimlerinde kendi seçmenine ittifak dışındaki bir partiye oy verme telkinleri ve o telkinlerin netice doğurması, yurt dışındaki açıklamaları( Türkiye yatırım yapılacak bir ülke olmaktan çıkmıştırvb.) savımı ziyadesiyle ispata kafidir. İktidar da AKP var doğru, ama AKP sadece kendi seçmenini yönetmiyor, ülkedeki tüm halkı yönetiyor, CHP gibi bilinç bulanıklığı yaşayan bir parti ben diyorum ki bizi çöküşe götürür. Tabii AKP ye oy verin anlamı çıkarılmamalı, ben CHP için konuşuyorum. CHP nin şu an için tek amacı vardır, AKP yi iktidardan etmek, sonrası yok varsada kaf dağının ardında:))

CEVAP VER