Vergilerle Kredi Kartı Borcu Ödeyip Konser Dinletmek: Ezelden Ebede Devlet Ana

3

Bize çocukken “yabancılarla konuşmayın” derdi babalarımız. “Tanımadığınız kimselerle konuşmayın, ne olacağı belli olmaz çünkü”.

2019 yılının ilk aylarında devletimiz bizden topladığı vergilerin bir kısmını, tanımadığımız kişilerin kredi kartı borcunu ödemek için kullanmaya karar verdi. Daha önce tanımadığımız kişilerin, konut kredi faizinin bir kısmını ödemiştik.

Kredi kartı borcunuzu piyasa faizlerinin altında bir oranla kamu bankalarına transfer etmek; diğer tüm hususlar bir yana bu kartı kullanmamış, bu harcamayı yapmamış kişileri cezalandırmak değilse, ne olabilir?

Bir düşünelim; Kıbrıs’ta kumar oynayan da, kredi kartı ile altın alıp kenara koyan da bundan yararlanma hakkına sahip.
Kimse sormuyor; “sen bu yaptığın harcamayı hangi toplumsal fayda için yaptın?” diye…

Diğer taraftan kartını kıt kanaat kullanan ya da böyle bir harcama yapmayan birisi kredi kullanmak için bunun kat be kat üzerinde faiz ödemek zorunda.

İşin bankacılık boyutuna, rekabete uygunluğuna, yıllar itibariyle oluşturulan sistemi adeta yerle yekzan etmesine hiç değinmiyorum.

Eminim Ali Babacan en ihtiyatlı ve prudent halini takınır, Mehmet Şimşek de en structural ve yapısal reformcu gözlüğünü takar ve züccaciyeci dükkanına sokulan bu fili bize tarif eder.

Gerçi bu aralar biri IMF’ye rapor yazıyor, diğeri İngiltere’de çocuk okutup twit atıyor. Ali bey, Mehmet bey merak etmeyin biz çok iyiyiz.

Türkiye inşaata dayalı ekonomiyi duvara toslatıp dünyada ve ekonomi literatüründe görülmemiş uygulamalar ile, bankacılığı genel bütçeye tabi ederek akıllara durgunluk veren bir modeli tatbik ediyor.

Kamu maliye teorisinin tüm bilinen kural ve kaidelerini alt üst eden BDDK gibi bir düzenleyici, Bankalar Birliği gibi meslek örgütlerinin varlık nedenlerini sorgulatan bu uygulamaların arkasında devasa bir iktisadi krizin olduğu, bunu çözmenin yolunun ise adı banka olan ama farklı bir rol ile devreye giren kamu kurumlarına yönelmek olduğu anlaşılıyor.

Sağcılığın devletçiliğe iltihakının nişanesi olan bu süreci, CHP ya da Cehapenin altı oklarından 1’inin daha en galiz ve sert tonda hazmı olarak anlamalı.

Malum milliyetçilik deyince de MHP’nin ya da Mehape’nin sayesinde çoktan hayata geçirilmiş bir oku kenara koyduk.

Türk Sağının kevgire dönmüş ideolojik kurgusunun en çaresiz hali ile karşılaşmak için 16 yıllık kesintisiz iktidarı bekledik.

Kamu bankaları bir taraftan konserlere sponsor olup sevilen şarkıcıları bize izletiyor. Devletimiz her yerde ve her anda bize hizmet ediyor. Şarkı dinlemek için de devlete muhtacız, kartımızı ödemek için de.

Türk sağının 1950’den beri fasılalarla 2002’den beri biteviye devam eden iktidar serüveni neticesinde kocaman bir devletin karşısında varlığını idameden yoksun geniş kitlelere tahvil oldu.

İktidarı sevimli bulmayanları da beğenmeyen bu sağ elitizmin pratiği kendini aynada gördüğünde karşılaştığı resmi de belli ki tasvirden kaçınacak.

Uzun yıllar boyunca bırakın kendi ayakları üzerinde durmayı, eğitimli kitleleri ferasetsiz olmakla itham eden bir akıldan ne beklerdik ki zaten.

Kendi başkentine dahi üniversite mezunlarını kötülemekten imtina etmeyen bir adayı layık gören bu tercih silsilesinin, ortaya çıkan bu bağımlılık manzumesine de şaşırmaması gerekir.

Türk sağı uzun yıllardır devam eden iktidarının ardışık yanlışlarını tespit etmekten kaçındığı sürece, büyüttüğü devletin gölgesinde bir ülke yaratacağını anlamayacak.

Kemal Tahir “Devlet Ana”yı yazalı 70 küsür sene geçti. Belli ki kitabı hala okuması gerekenler var.

Yazarın sosyal medya hesapları:

https://www.facebook.com/veysi.dundar.3344
https://twitter.com/VEYSDNDAR1

3 YORUMLAR

  1. Devletten sosyal yardım alacaksın herkes için demiyorum ama bir hanede bir kaç sosyal yardım alıp yan gelip yatanlara bir de 80 tl elektrik bedelini devlet karşılayacak.
    Devlet balık tutmayı öğretecek yerde balık veriyor.
    Bu kadar balığa tüm dünya denizlerindeki balık yetmez.
    Yerel seçimlerde başarılı olmak için bütün dengeler hallaç pamuğu gibi sarsılıyor.
    Az sayıdaki objektif ve tehlikeyi gören ekonomi uzmanının uyarıları görmezden geliniyor.
    Bir tünelde son hızla giden bir trendeyiz tünelin sonunda bir ışık var diye umutlanıyoruz.
    Peki o ışık gün ışığı değilde hızla gelen başka bir trenin ışığı ise o zaman ne olacak.

  2. Sacmalamissin yazar. Devlet vergilerle tanimadigimiz kisilerin kredilerini oduyor ne demek? Devletin burs verdigi? saglik hizmeti verdigi? bedava ulasim hizmeti verdigi? sosyal yardim yaptigi herkesi taniyor musun da boyle sacma bir baglanti kuruyorsun? ya da vergi veren herkes tek tek paradan istifade edenleri taniyor mu? Sanki yeni birsey. Bu hukumet sokagi temizlese oy icin yapti dersiniz, yeni yol yapsa cok maliyetli oldu, universite acsa yeri iyi degil, kredi verse tanimaigimiz kisilere kredi veriyor, park yapsa fabrika yapmaliydi. Boyle herseye sacma sapan bahaneler bulmakta mahirsiniz. Hukumet elestirilir, yanlis politiklari olmamis midir? isabet etmedigi olmamis midir? mutlaka olmustur. Ama elestirinizde asgari mantik olsun. Biraz objektif olmayi deneyin. Aksi takdirde farkinda misiniz bilmiyorum ama yazilariniz cok kalitesiz oluyor.

  3. Cok etkili yazmissin. Ali Babacan ile Mehmet Simsek eminim simdi senin gazina gelmislerdir, zaten sikintilari da sendirsin, parti kurarlar :D:D:D, sen de artik kina yakarsin. Ne ucuz isler pesindesiniz.

CEVAP VER