Tek Parti Dönemine Özenmek: AKP’nin 6 Okla İmtihanı

2

At yarışında aynı kişiye ait iki atın birlikte koştuğu yarışta hangi ata oynarsanız oynayın sonuçta sizin atınız bu iki attan biri ise yarışı hangi at kazanırsa kazansın siz bahsi kazanmış sayılırsınız. Eküri sistemi denilen bu yapının siyaset versiyonunu AKP’nin MHP ile kurduğu ittifak ile tanımış olduk.

AKP de kazansa MHP de kazansa sonuçta Cumhur kazanmış, eküri hedefe ulaşmış oluyor. At yarışından ilham alınarak teşekkül etmiş izlenimi uyandıran bir sistem hayata geçmiş görünüyor.

AKP ile MHP’nin birlikte oluşturdukları ittifakın eküri sisteminin bir diğer boyutu ise kendilerinden başkasına hayat hakkı vermeyen söylemleri. AKP ya da MHP’ye oy vermeyenin makbul olmadığı sistemin aslında öngördüğü format bir tür tek parti düzeni.

Kendilerinden olmayanları hakaretle, ceza ile, suçlama ile tanımlayan ittifakın hedefi herkesin bu iki partiden ama birine yoksa yek diğerine oy verdiği bir seçim sonucu.

Eşyanın tabiatına aykırı bu talebin iktidar olma ve iktidar olanı kaim kılma amacının yanısıra mümkün olduğunca karşı tarafı verdiği oydan mesul görmeye varan bir anlayışı temsil ettiği anlaşılıyor.

1950’den beri süren çok partili siyaset sahnesinde hiç görmediğimiz bir tek partili sistem hayali ile karşı karşıyayız. AKP ve ortağına oy vermemenin kriminalize edildiğine şahit oluyoruz.

Yeter söz milletin diyerek yola çıkan Demokrat Parti’nin mirasçısı olarak yola çıktığını iddia eden ekolün milletin yaklaşık yarısının sözünü beğenmediği ve mümkünse duymak istemediği bir aşamaya geldik.

CHP’nin tek parti dönemini en ağır biçimde eleştiren AKP’nin tek partinin tahkim edilmesi için gösterdiği gayret, şaşırtıcı bir hal almış durumda.

AKP’yi seçmemenin yasa maddesi ile suç teşkil etmesinin bir adım öncesinde gibi hissetmemiz bekleniyor.
Tek parti anlayışı bütün ağırlığı ile siyaset enjekte edilmeye çalışılıyor.

AKP ve ortağının söylemleri ile tek parti dönemini çağrıştırmakta beis görmemeleri bir tarafa, iş eylem ve hareketlere geldiğinde de neredeyse tek parti CHP’sinin 6 Ok ilkesinin birebir hayata geçtiğini görüyoruz.

CHP’nin tek parti döneminde şiar edindiği 6 Ok’un tamamı AK Parti tarafından birebir uygulanıyor.

Devletçilik kamu bankaları yetmezmiş gibi Türkiye’nin yegane özel sermayeli milli bankası olan İş Bankası, hukukun temel ilkelerinden olan miras hukuku çiğnenerek kamusallaştırılmaya çalışılmak suretiyle AKP için düstur olmuş durumda.

Kamu Bankaları ekonominin çarkını çevirmekle övünüyor.
Dünyanın en büyük kamu ihaleleri Türkiye’de veriliyor. AKP Kemalizmin Devletçilik ilkesini gayet net biçimde benimsemiş görünüyor.

Milliyetçilik belki de hiç olmadığı kadar revaçta ve Türkiye’nin milliyetçi partisinin ekseni etrafında dönüyoruz.
ALtı okun milliyetçilik ilkesi gayet net biçimde sahiplenilmiş ve hatta aşılmış.

Laiklik ilkesi en sorunlu konumda görülse de devletin dini şekilledirmede en önemli aygıtı olan Diyanet en güçlü konumda.
Alpaslan Kuytul’un maruz kaldığı muamele dindarlara en ağır baskı dönemi ile uyumlu.
AKP laikliği uygulama konusunda son derece iddialı.

Devrimcilik Venezuela vesilesi ile gündeme bir numaradan girmiş durumda. Kimsenin olamayacağı kadar devrimci bir tavır görülmekte.
Kemalizmin inkılapçılığını da aşan bir devrimcilik hali baskın duruma gelmiş.

Halkçılık ilkesinin bizatihi Cumhur ismiyle öne çıkarıldığını görüyoruz.
AKP, Cumhur=Halk diyerek Kemalist bir kavramı çoktan kendine mal etmiş durumda.
Ve son olarak adeta bir kutsiyet kesbetmiş.

Cumhurbaşkanlığı makamı nezdinde Cumhuriyetçilik de okları tamamlıyor.

AKP en çok eleştirdiğine dönüşme emarelerini göstermiyor. Bizatihi bu dönüşümü idrak ediyor.

AKP için tek parti anlayışının içinin de tek parti döneminden kalan bir sembolle dolması hem trajik hem çelişik.

Ben AKP’lilerin hepsine elimden gelse birer boy aynası verirdim.
Buna ihtiyaçları o kadar çok ki.

2 YORUMLAR

  1. Boy aynasına bakacak cesaretleri mi var.
    Bakarsalar ne görürler acaba.
    Şimdilik dikiz aynası ile durumu idare ediyorlar.
    Ona da çok iyi baktıkları söylenemez.
    Geçtikleri yollarda sağda solda bıraktıkları enkaz bunu gösteriyor.
    Dediğiniz gibi tek parti döneminin şartları tamamen uygulanıyor.
    İnsanlar tek bir görüşü kabul etmek zorunda etmeyen düşman addediliyor.
    Ne diyorlar sıkıntı yoksa sıkıntı vardır.
    Hergün pembe pembe pembe gazete okuyup pembe pembe tv izleyip pembe yatakta pembe rüyalar görenler için bu dünya pespembe.

  2. “milletin yaklaşık yarısının sözünü beğenmediği ve mümkünse duymak istemediği bir aşamaya geldik” yorumunuzda yukarıdaki cümleyi beyan etmişiniz. Demek ki milletin diğer yarısı beğeniyor. Neden beğenen kısmı görmezden geliyorsunuz. %50+1, tek parti görmek istiyorsa bunu görmezden gelemezsiniz. Ortayol bulunabilir mi, tabiki bunlara iktidarın açık olması gerekir.Ancak sizin tutumunuzda tek taraflı olmaması gerekir.

CEVAP VER