Tiyatro oyununun yeni aktörü

1

24 Ocak 2019 tarihli Ocak Medya yazımda NYTimes yazarı Thomas Friedman’ın Ortadoğu ile ilgili yazısının bana düşündürdüklerini yazmıştım. Özet olarak Friedman’ın yazısında işlenen artık Ortadoğu’nun temel meselesinin İsrail-Filistin ihtilafından ziyade İran-Suudi çekişmesi olduğuydu.

Tam benzer minvalde düşünmesem de, İsrail’in Suriye sorununda ve diğer bölge ülkeleri ile olan siyasetini göz önüne aldığımda Ortadoğu algısının bu yöne kaymakta olduğunu düşünenlerdenim. İsrail’in son dönemde geliştirdiği politikalar ile Ortadoğu meselesini İsrail-Filistin ihtilafı olmaktan çıkarıp İran-Suudi mücadelesi (Şia-Sünni çatışması) olarak kabul ettirmeyi başarmış olduğunu değerlendirmekteyim.

Konuya yeniden dönemim sebebi Fehmi Koru’nun kendi sitesi fehmikoru.com’da dün çıkan 15 Şubat 2019 tarihli yazısı. Okuduktan sonra, ‘Ortadoğu’da Barış ve Güvenlik’ başlıklı Varşova toplantısı ve toplantıya dair çıkan haber ve yazıları inceledim.

Neler öğrendim gelin sizlerle paylaşayım…

Ortadoğu’da Barış ve Güvenlik başlıklı Varşova toplantısı Amerika Birleşik Devlet’leri Trump yönetimi tarafından organize edilen bir toplantıydı. Trump yönetiminin Başkan Yardımcısı Mike Pence ve Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ile temsil edildiği toplantıya 60 ülkeden çeşitli seviyelerde katılımcılar da iştirak etmişler. Toplantıya ülkesinden en üst düzeyde katılım gösterenlerden bir isi de İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu.

Genel olarak Amerikan medyası, toplantının fazlaca İran karşıtlığında sunulduğundan istenilen başarının elde edilemediğini, tam tersine İran’ı yalnızlaştırmaktan ziyade Amerikan dış politikasının özellikle Avrupa ülkeleri nezdinde yalnızlaştığını değerlendirmiş ve yazmışlar.

İki örnek vereceğim…

Birincisi NYTimes’dan David E. Sanger ve Marc Santora imzalı değerlendirme. Yazının ana fikri, toplantının asıl amacının eski New York Belediye Başkanı ve Başkan Trump’ın avukatı Rudolph Giuliani ve İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu sayesinde, İran’da rejim değişikliği ya da askeri müdahale yapılması şeklinde açık edildiği; bunun da bölgede daha fazla istikrarsızlığı istemediklerini her fırsatta ifade eden Avrupa ülkeleri tarafından şüpheyle değerlendirildiğidir.

Toplantıdan sadece bir kaç saat öncesinde, yine Varşova’da düzenlenen, İran karşıtı bir gösteride Giuliani İran’ın mevcut yöneticilerine ağır ithamlarda bulunarak, yönetimden uzaklaştırılmaları gerektiğini kalabalıklar önünde söylemiş.

Toplantıya en üst düzeyde katılım gösteren İsrail’in Başbakan’ı Netanyahu da uçağı Tel Aviv’e iner inmez, başbakanlık Twitter hesabından aşağıdaki mesajının yayınlanmasına talimat vermiş.

Türkçesi şöyle: ‘İran’la savaşın ortak çıkarlarını geliştirmek için İsrail’le birlikte oturan önde gelen Arap ülkeleri temsilcileri ile açık bir toplantı’

Tweet daha sonra silinmiş ve ‘savaş’ manasına gelen ‘war’ kelimesi yerine ‘mücadele’ anlamında ‘combat’ kelimesi kullanılmış. Silinmiş silinmesine ancak tweetin yarattığı etki, Trump’ın damadı ve danışmanı Jared Kushner’ın sözünü verdiği Suriye, mülteciler, terörizmsiber-çatışma ve İsrail-Filistin barışını da içine alan planın, Mike Pompeo ve Mike Pence tarafından duyurulmasını dahi geride bırakmış.

Anlayacağınız NYTimes yazarları toplantıya dair algının iyi yönetilemediği kanısında. Yazının başlığı da bu kanaati yansıtıyor: “İran-Karşıtı Mesaj Ortadoğu Güvenliğine Odaklanarak Faturalandırılan Trump Forumuna Sızdı”.

Amerikan medyasından ikinci örneğim NYTimes’a göre son derece genç sayılacak bir medya kuruluşu Vox’dan. The Washington Post gazetesinden ayrılan Ezra Klein tarafından kurulan ve sadece internet üzerinden yayın yapan bir haber ve düşünce sitesi Vox. Alex Ward imzalı yazı daha başlığında, Amerikan hükümeti İran’ı yalnızlaştırmaya yönelik küresel bir toplantı yaptı yapmasına ama neticede yalnızlaşan kendisi oldu hükmünü veriyor.

Vox yazarı Ward uluslararası güvenlik ve savunma konularındaki yazıları ile öne çıkan birisi.  Yazısında Amerikan hükümetinin toplantı neticesindeki başarısızlığının dört temel sebebi olduğunu açıklamış. İlk üç sebep NYTimes yazısını alıntılarken aktardıklarım.

Ward dördüncü sebep olarak, Avrupalı müttefiklerini İran konusunda, özellikle son dönemde geliştirilen ve uygulamada olan İran ile ticaret mekanizmasını eleştirirken Mike Pence’in takındığı üslubun kendine zarardan başka bir fayda getirmeyen bir üslup olduğunu belirtmiş. Pence İran ile ticaret için geliştirilen mekanizmayı ‘akılsız, duyarsız’ bir adım olarak nitelendirmiş.

[Burada bir parantez açayım: Vox, Vox Media’ın sahibi olduğu bir site. Adı BuzzFeed, Vice, Group Nine ve Refinery gibi internet üzerinden yayın yapan öncü kuruluşlar arasında geçiyor. Medya içeriği üreten bir teknoloji firması olarak tanımlanıyor ve ‘explanatory journalism’ yani açıklayıcı/izah edici gazetecilik için önemli bir örnek olarak görülüyor. Bu durum konuyla ilgili bir haberi oradan alıntılamamda etkili olduğu için bu kısa notu yazmak istedim. Ama konuyu daha fazla dağıtmayayım ve ilgilenenler için bu  üç bağlantıyı ( 1, 2, 3) paylaşayım.]

[Kısa bir not daha: Bu yazıyı yazdığım tabletim, Amerika’da çıkan haberleri araştırırken, VPN uygulaması sayesinde, sanal ortamda Amerika’daymış gibi davranıyordu. Şimdi sıra Türkiye medyasında ve VPN ayarımı Türkiye’ye çeviriyorum…]

Heyhat! Türkiye medyasında, ana akım medyadan konuyla ilgili genel bir değerlendirme neredeyse sadece Milliyet gazetesinde çıkmış diyebilirim. Bizim gazetelerimiz genel olarak, haklılık payları da var, Soçi sürecine odaklanmış. Keşke iki toplantı da detaylı ve birlikte ilişkilendirilerek değelendirilseydi. Kim bilir belki de önümüzdeki günlerde bu tarz değerlendirmeleri görebiliriz!

Tüm yukarıda bahsettiğim, alıntıladığım haberler ve değerlendirmeler neticesinde oluşan bir kanaat var, o da: Bu toplantının da yine İsrail’in bölgedeki çıkar ve politikalarına katkı sağlandığı… Bu kanaatimi de, konuyu Türkiye’de es geçmeyen Fehmi Koru’nun yazısını okuyunca pekiştirdim.

İsrail Başbakanı attığı tweet ile yetinmemiş, bir de toplantıda önde gelen Arap ülkelerinin temsilcilerinin yaptığı konuşmaların YouTube’da yayınlanmasını sağlamış. Gelen tepkiler üzerine videolar yayından kaldırılmış kaldırılmasına ama işte sızıntı bir kere olmuş…

Bu okumalarımdan çıkardığım bir sonuç var.

Üç hafta önceki yazımda Ortadoğu özellikle de Suriye’de yaşananlar ile ilgili şu ifadeleri kullanmıştım:

“Tüm bu yaşanan gelişmeler ve çatışmalar, aktörlerinin hayati kararlarını belirleyen gerçeklikte bir tiyatro oyunu ve konusu İsrail-Filistin meselesi.” Bu yazıdan da tekrar anladım ki, her şey İsrail için…

Şimdi bir güncelleme yapıyorum:

Meğer Trump yönetimindeki Amerikan hükümeti de bu oyunun bir aktörü haline gelmiş.

Bu hafta uzun bir yazı oldu, en iyisi burada kesmem. Gelecek hafta görüşmek dileğiyle…

1 YORUM

  1. Sayın yazar sizin yazınızı okuyunca aklımdan şu cumleleri geçirdim.
    “Hayret! Bizim troller bu yazarı nasıl keşf edememiş.” Neyise Bugün geç oldu ama yarin bu yazının linkini Fkorunun günlüğündeki yorum yap bolümünde paylaşacağım.

CEVAP VER