Yol Hikayeleri 7. Gün: Ebuzer’in Kentinde Sırrı’yı Anıp Sırra Vakıf Oldum

1

Cumhur İttifakı Adıyaman’da Neden Yok?

Tanpınar’ın 5 şehrine özenen bir gezgin gibi 7 günlük turumun son tam gününü 5. şehir olarak Adıyaman’a ayırdım.

Adıyaman’ın bendeki yeri özeldir. Abuzer’in ya da doğru ifade ile Ebuzer’in memleketidir Adıyaman.

Sırrı Süreyya’nın o muhteşem şivesi ile Ebuzer Gıffari’nin türbesine vardığımda onun şu sözleri çınladı kulağımda :
“Ebu Zerr adı ve düşünceleri artık statükocu Müslümanlar tarafından bir hor görme üslubuyla anılmaktadır. Kur’an-ı Kerim’i referans alarak, İslam’da servet biriktirme ve infak (dağıtma-paylaşma) bahislerinde yoksullardan yana sesini yükselten ve Ebu Zerr’in ülkemizdeki en önemli izleyicilerinden olan İhsan Eliaçık’a yapılan muamele bunun timsalidir. “Bir lokma, bir hırka felsefesine inanmam, esas burjuva da biziz” diyerek servet bahsinde hep mahçup davranan Müslüman yeni zenginleri atağa kaldırmaya soyunan MÜSİAD kurucu başkanı Erol Yarar, bir televizyon programında İhsan Eliaçık’a “Komünist komünist konuşma!” diye çıkışmıştı.

Ebu Zer Gıffari’nin kabri..

İhsan Eliaçık şükür ki hapiste değil, Sırrı ise maalesef Ahmet Türk’ün deyimiyle sevabı kendine günahı ele güne dağıtanların yargısında hapiste gün dolduruyor.
Adıyaman’da Ebu Zer’in alçakgönüllülük öğretisi belli ki çoktan rafa kalkmış. Sözleştiğimiz AKP’li başkan adayının programı sözün gereğine elvermedi. Daha önce söyleştiğim Ahmet Faruk Ünsal kendisini hedeflediği oyun sadece %10 gerisinde görüyor. Halkta teveccühü var. Ve kazanabilmesi için çok az daha oy artırmasına gerek var. Ramak var, desek yeridir.

Tehlikenin fazlasıyla farkında olan AKP rejisi şehri muvazzaflarından eksik etmiyor.
Bakanlar, Başkan Yardımcıları, etkili ve yetkililer vızır vızır şehri tavaf edip vaat yağdırıyor. Bugünün devletlusu Mahir Ünal idi. Ebuzer ne ise onun tam tersini temsil ve temellük ederek siyaset yapan Mahir Ünal programı kısa da olsa başkan adayı ile bir görüşmeye ve birlikte kareye dahil olmaya mani oldu.
Canları sağolsun. Neticede AKP’nin, Mahir Ünal’ın Adıyaman Belediyesinin Başkan adayının Veysi Dündar’a da Ocak Medya’ya da ihtiyacı yok. Bunca gazete TV dururken bizim sözümüz mü olur?

İYİ Parti BB Adayı Abdulkadir Kırmızı..

İYİ Parti’nin adayı Abdülkadir Kırmızı, 15 yıl önce iki dönem belediye başkanlığı yapmış Adıyaman’da.
Muhalefetin oylarını böldüğü şeklindeki eleştiriyi asla kabul etmiyor. Ortak aday bendim, açıklanmayı beklerken SP adına ortak aday olarak, Ahmet Faruk Ünsal aday gösterildi, diyor. Aday gösterilmemesinden Oğuzhan Asiltürk’ü suçluyor. Erdoğan, SP’yi Asiltürk üzerinden idare ediyor diye sağlam bir eleştirisi var. “15 yıldır Adıyaman’ı yöneten AKP’nin tek bir icraatı yok. Kaldırımlarımız bile yürümeye elverişli değil” ve “görevi devr almaya geldim” diyerek sözlerini noktaladı Abdülkadir Kırmızı.

Saadet Partisi BB Adayı Ahmet Faruk Ünsal..

Adıyaman’da Cumhur ittifakı zaten yok. Cumhur burada ihtilafa düşmüş. MHP’nin de adayı seçimde yarışacak yani. Artık zillet olmaktan en azından vatandaş düzeyinde kurtulan milleti İyi Parti temsil ediyor. Saadet malum zaten. Grinin 50 tonu değil ama sağın 4 tonu burada yarışta. Türkiye siyaset laboratuvarının ilginç bir deney alanı olarak Adıyaman seçimleri bize sağın tonları arasındaki farkı söyleyecek.

AKP adayını dinleyemedik diğer adayların hepsi ile bir araya geldik. Sorunları dinledik. Dinlemese idik de aslında ufacık şehirde attığımız tur bize işin aslını gösterirdi ve gösterdi.

Öncelikle bir kere şunu ifade edeyim: Erdoğan’ın kendisini anlamamakla itham ettiği İstanbul’un CHP’li mekanlarına müthiş bir özen var Adıyaman’da.
Pastanesi, AVM’si İstanbul, Cafe’si Yeşilçam, butiği Nişantaşı. Hiç de yerli-milli çınlamıyor kulağa. İşin latifesi bir tarafa cami altı dükkan görmüştük ama belediye altı dükkanı Adıyaman’da gördük.

Mazallah Rahip serbest bırakılmayıp Iphone kırmaya devam edilse belediyenin altındaki apple store da ciddi zarar görürdü bu kaostan. Şükür ki, tarafsız yargımız papazı almadan papazı verdi de Iphoneler kurtuldu.

Belediye de altındaki bu “turump” dostu şirketle alt üst ilişkisinden beis duymadı. Buna bir de Cemal Enginyurt isimli MHP’li vekil sevindi malum.

Neyse konuyu dağıtmayalım. El kadar yerde trafiği sıkıştırmayı nasıl başardığı muamma olan akla dair bu gözlemimizi 3 adayın da biz daha zikretmeden ifade etmesi gayet beklenen bir durumdu.

Belediyenin aslında hakkını yemeyelim, reklam konusunda son derece etkin. Belediye başkanı olarak bir Dr. olmanın gereğini unvanı ile süslü billboardlara yazıp şehrin 4 tarafında sergileyen Süleyman Kılınç bu konuda çok başarılı.

Başarı olunmayan alanlar ardarda sıralanıyor. Trafik bahsinde Adıyaman Üniversite kavşağında neredeyse ayda bir, bir öğrencinin trafiğe kurban gittiği ifade ediliyor. Dehşet verici.

20 yıl önce Urfa’yı yenen Adıyaman şimdi ise Urfa’ya yutkunarak bakıyor. Ben demiyorum, çayımı yudumladığım kafenin sahibi söylüyor. “Adıyaman’ın neye ihtiyacı var?” soruma omuz silkerek yanıt veren bir başkası ise “Adıyaman’da ne var ki zaten?” diyerek nikbin bir nihilist tavrını sergiliyor.

AVM’si eksik değil ama doğru dürüst kaldırım yok. Ebuzer’e beni götüren taksici yağmurda ortalığın Hz. Nuh dönemine döndüğünü ifade ediyor. Maalesef gemi de yok, altyapı da.

Bir zamanlar tütünün başkentlerindendi Adıyaman, Nemrut gibi bir dünya mirasının ev sahibi. Ve kent işsizlikten kırılıyor. Yine Ahmet Türk’ün bundan sonra tüm haklarını elime aldığım ifadesi ile “apolitik seçmen”e yapılan yatırım tüm bu tuhaf serginin sebebi.

MHP BB Adayı Rıfat Erdem..

Saat 18.00den itibaren sırayla MHP-İyi Parti ve Saadet adayları ile görüşüyorum. MHP adayı Rıfat Erdem hiç de bir Cumhur adayı kıvamında değil. İyi Parti adayını Saadet oylarını bölmek için yarışa katılmakla itham ediyor. Genç, pırıl pırıl bir kardeşimiz. Beyefendi kişiliği ile ilerleyen dönemde ülke siyasetine en azından Adıyaman siyasetine yön vereceklerden biri olmaya aday.

Adıyaman Erdoğan’ı pek dinlemiyor belli ki, zaten Erdoğan da son konuşmalarında bir önce söylediklerini reddetti. Belli söylenenlerin değeri söylendikleri yere bağlı. Eskiden “Karakoldan mahkemeye doğrular şaşıyordu” şimdi “coğrafyalar değiştikçe söylenenler değişiyor.”

Adeta söylenen her sözün bir son kullanma tarihi var. Söyleniyor kullanım süresi doluyor. Hop çöpe. AKP-MHP cenahında olmak bu tuhaf oyuna dahil olmayı mecbur kılıyor. Siyaset kazanma sanatı olsa da bu şekilde kazanmayı insanın kendine münasip bulması da ciddi bir imtihan aslında.

Adıyaman’la beraber 7 günlük yol hikayem bitiyor. İyi ki geldim bu kente. Adıyaman özelinde ülkeyi fasılasız yöneten iktidarın artık kendi ile kavga eder hale gelen siyasetinin kristal haline tanıklık ettim.

AKP ülkeyi yönetirken kendi seçmenini imal etmenin telaşında. Bundan yeterince imal edemeyince geri kalana ıskarta mamul üretim hatası muamelesi yapıldı bu seçim sathında.

Numan Kurtulmuş seçimlerle iktidarı değiştirmek istiyorlar diye şikayet ediyor. Ağızdan çıkanın kulakla irtibatı tamamen kopmuş.

AKP’nin seçmen imalatı için yaptığı çabalar ne kadar devam ederse etsin Adıyaman’da ya da ülkenin herhangi bir köşesinde tek bir farklı düşünen insanın dahi değeri ve hakkı verilmezse yapılan işin ne hükmü var?

Bırakın ülkenin 3 aşağı 5 yukarı yarısını, 1 tek insanın bile eşref-i mahlukat olduğuna kani değilseniz siyasetten önce medeniyet sınavına girin derim.

Yol hikayemiz burada bitti.
Yarından itibaren tekrar gündelik siyasetin hem de birikmiş gündemine döneceğiz.

Umarım yol hiç bitmez hikaye hiç bitmez.

1 YORUM

  1. O malum trafikte sizleri gördüm ama duramadım, ileride durdum döndüm ama bu sefer sizleri bulamadım…
    Allah’a emanet olun yazılarınızı ilgi ile takip ediyorum….

CEVAP VER