Beka Sorunlarımız…

0

Demokratik hayatımızda bugüne kadar elde edilen tecrübeler, kendine güvenerek devleti yönetmeye talip olanların, ortaya koydukları somut projeler yanında, mağduriyetlere dayanan duygusal tercihlerle de tüm kesimlerden oy ve destek istediklerini ve de karşılığını da seçmenlerden aldıklarını gösterdi bizlere..

Kendine güveni ve projesi olmayanlar ile gizli ajandasına uyanlar ise, toplumu her zaman bölecek farklı bahaneler üreterek ve uygulattırarak, “toplum haini” olarak sinsi zihniyetleriyle çalışmalar yürüttüler..

Ülke insanımızın bilinçlenmesinin önüne geçmek, siyasi ve bürokratik yönetim süreçlerine de kendi devşirdiği insanlarımız arasından seçerek etkin olma çabaları hiç eksik olmadı..

Siyasilerin yetişmesine engel olarak, yönetim tarzlarını ve yöneticilerin nasıl belirlendiğini, kimlerin siyaset yapabildiğini, kimlerin yapamadığını, siyasetin ülke için önemini, iyi işleyecek olan bir siyaset kurumunun ne kadar önem arz ettiğini de topluma fark ettirmemek için çalışmalar yaptılar…

Kifayetsiz bir siyaset ile oluşturulmaya çalışılan bilinç, siyasetin pis bir iş olarak algılanmasına, bundan da nemalanan kalitesiz kişilerin oluşmasına ve oluşturulmasına, bu sayede de bazı kesimlerin ülke nimetlerini paylaşmak amacıyla kolaylıkla varlıklarını sürdürebilmelerine sebep olmuşlardı..

Siyasetin ve siyasetçinin bir ülke için ne kadar önemli bir görevi, sorumluluğu olduğunu, olması gerektiğini, saygın bir konuma taşınması gerektiğini, “değişmeyen tek şeyin değişimin ta kendisi” olduğunu, iyi ve kötü siyasiler bizlere gösterdiler…

Olumlu örnekleri çoğalttıkça, tartışıp konuştukça, ‘önce gözümüzdeki çöpü çıkarmaya tenezzül ettikçe, karşımızdakinin gözünde ne olduğunu daha da iyi gördükçe’ siyaset anlayışımız da gelişti, değişti, farklılaştı.

Farklılaştıkça olumlularla olumsuzların, iyilerle kötülerin, mağdurlarla mağrurların bir topaç gibi dönmelerine ve değişim hızının alabildiğine savrulduğuna da şahit olduk, oluyoruz…

Daha dün ağıza alınmayacak hakaretlerde, suçlamalarda bulunanların, bugün nasıl kuzu sarması olduğunu görmek, geçmiş topluma mı hainlik! Yoksa bugünlere mi hainlik! Ya da sadece bir tercih değişimi mi demeli?

Artık eskisinden de sert ve kutuplaştırıcı bir dille, bir kesim diğer kesime kolaylıkla “hain” yaftasını yakıştırabiliyorsa eğer, nedenlerini de açıklayabilmeli; “öteki” saydığı insanların hatalarını, eksiklerini, verdiği zararları, daha somut bir şekilde göz önüne serebilmelidir.

Geri dönüşü belki de asla mümkün olmayacak bir hoşgörüsüzlük, güvensizlik, sevgisizlik tohumları, bilerek ya da bilmeyerek topluma saçılmaya devam ediyor.

Bir kurumda baş olanların, kafalarından geçenlerin vatanseverlik olduğuna, ülkeye zarar değil yarar sağlayacak işler yaptıklarına inanmaları, onlar gibi düşünmeyen, inanmayan, güvenmeyen insanların “hain” olmasını asla gerektirmez, gerektiremez.

Eğer bu söylemlerde ısrar devam ederse, bugün için kazan”mış” gibi olabilecekleri vesayet gücünün, sınır tanımaz cüretkarlıkların, gelecekte ve devran döndüğünde yine bu topluma nasıl köklü zararlar, düşmanlıklar aşılamış olacağını, belki de çok daha acı tecrübelerle yaşayarak ve yaşatarak geleceğe taşıyacaklar…

Gerçek toplum hainlerinin de kimler olduğunu, nasıl bu kadar cüretkar olabildiklerini ve onlara bu cüreti kim veya kimlerin alıştırdıklarını da öğreniyoruz yavaş yavaş…

Evet ülkemizin birçok hususta “Beka Sorunu” da var..!

Ama hangi beka sorunu?

Ya da başka hangi konularda bir beka..?

Mesela “güven” ortamımızın beka sorunu var!

Mesela “sevgi” ortamının beka sorunu var!

Mesela özellikle toplumun tamamına karşı bir “saygı” beka sorunu var! 

Mesela “hoşgörü” ortamının beka sorunu var!

Mesela “tarım ülkesi olmamızın” beka sorunu var!

Mesela “sanayimizin” beka sorunu var!

Mesela giderek artan bir “istihdam” bekası sorunu var!

Mesela “eğitim” sistemimizin beka sorunu var!

Mesela “maneviyatımızın” beka sorunu var!

Hülasa;

Beka sorunlarımızı istediğimiz kadar çoğaltabiliriz.

İsterseniz azaltabiliriz de!

Yok da sayabiliriz.

Algıyı da farklılaştırabiliriz.

Ama ne geleceği kandırabiliriz, ne de kendimizi…

CEVAP VER