IŞİD ile ilgili en makul açıklama

0

Sonunda aklı başında birisi çıktı ve “IŞİD teslim olmadı, yeniden harekete geçmek için doğru zamanı bekliyor” dedi. Nihayet! En sonunda!

Hayaller ve propagandadan sıyrılmış bu açıklamayı yapan, ABD Merkezi Kuvvetler Komutanlığı Komutanı Joseph Votel… Trump’ın bir çok kararını eleştiren Orgeneral… ABD’nin çekilmesinden, bu kararın alınmasına, hatta uygulanan harekat planına kadar eleştiren bir general. Naçizane fikrim de, kendisinin realist, sonuç odaklı, analitik düşünebilen bir kurmay olduğu. Askerini iyi tanıyor. Karakterine, yapısına, stres ve baskı altında yaşadığı travmalara çok hakim. Bölge konusunda da uzman bir isim.

Net bir açıklamaydı bu. Ve oldukça da gerçekçi. Çünkü IŞİD’in çekilmiş olmasına, hatta yenilmiş, tarumar olmuş, tamamen ortadan kalkmış olmasına inanmak akıl işi değildir. Bunu kimin ne kadar yüksek sesle bağıra bağıra söylediğinin bir önemi yoktur. Önemli olan bu olayı doğru analiz edebilmektir.

IŞİD, dinin sapkın bir yorumuna dayalı bir örgüttür. Tüzüğünde Kur’an’dan ayetler vardır ve başlarda üye seçiminde oldukça titiz davranmıştır. Sonradan bu konuda düşülen kaygı bazı hezeyanlara da yol açmıştır. Ancak kemikleşmiş örgüt yapısı şu an bile ilkelerinden taviz vermemektedir. Nasıl verebilsin ki? IŞİD’in tüzüğü değişemez, oynanamaz, hatta üzerine küçük nüanslar bile eklenip çıkartılamaz.

Kuruluş amacının başlarda bambaşka sebepler olmasının şu an hiç bir geçerliliği kalmamıştır [Bknz. Barzani – MOSSAD dayanışması]. Bu kadar keskin hükümlerle kurulmuş bir örgüt, temelini oluşturan din anlayışının var olduğu bir coğrafyada öyle top mermileriyle, uçaklarla, uzun menzilli füzelerle kaldırılmaz, kaldırılamaz. O bölgeden dinin IŞİD’çi yorumunu komple ortadan kaldırmanız lazım, eğer IŞİD’den tamamen arınmak istiyorsanız. Bu konuda bazı gizli organizmalar masa altında çalışmalar yapmakta ama ne kadar başarılı olunur burası da bilinmez. Çünkü fazlasıyla “ütopik” ve “akıl dışı” bir çözümleme olur bu.

Kuruluş ve oluşum aşaması bu kadar “hassas” olan bir örgütle sizin yapmanız gereken mücadele, “Silahlı Gerilla Savaşı”ndan biraz daha farklı olmalı diye düşünüyorum. Militanlarından ortadan kaldırdığınız 100 personelin hemen yerine 100 personelin yerleştirildiği bir örgütten bahsediyoruz. Çünkü tabanı; Din… Ve insanların, özellikle de o bölgedeki insanların “en hassas – en kırılgan ve en öfkeli” oldukları parametre.

Bölgede elimize geçen bir IŞİD broşüründe (IŞİD Broşürü olduğunu ambleminden anladık) ne yazdığını yanımızdaki tercümana sorduk; şu deniliyormuş: “Eğer Müslümansanız, eğer Allah’ın bir ve Hz. Muhammed’in onun elçisi ve peygamberi olduğuna inanıyorsanız, müşriklerle nerede olursa olsun savaşılması gerektiğini de biliyor olmalısınız!” Bize de resmi bir davet gibi geldi doğrusu o an… Altına Tevbe Suresinden bir ayet yazılmış. Bir kaç ayetle de bu fikir desteklenmiş.

IŞİD’in çalışma metodu Allah’ın ayetleri olduğu sürece bununla mücadele etmek ne yazık ki barut, mermi ve namluyla olmaz. Çünkü onlar öldükçe “şehit” olduklarına inanıyorlar ve bu yüzden ölmek onlar için bir ödül… Ölmemek ise, savaşmak, daha çok “müşrik” öldürmek için bahane…  Öldürme emrini de Allah’tan aldıklarına inandıkları için bu konuda da bir kaygıları bulunmuyor. Sizin piyade tüfeğinizden çıkan bir mermi bunu değiştirebilir mi peki? Evet, toplu bir operasyon – harekâtla ciddi zararlar verebilirsiniz. Ama içlerinden bir tanesi bile sağ kaldı mı bu fikir yaşamaya devam eder. Ve büyür…

Şu an olan şey tam olarak budur işte… Orgeneral Votel’in dediği de budur. “Hayır, elbette ki tamamen yok edilmedi. Edilmesi de mümkün değildir. Sadece çok ciddi zararlar verildi.”

Bu elbette bir dinler savaşı değil… Hilal’le – Haç’ın kavgası değil… İnsanlığa karşı olması gereken, yapılması gereken bir müdahale… Çünkü orada çok ciddi insanlık suçları işlendi. Ve birilerinin buna bir “dur” demesi gerekmektedir. Türkiye olur, Rusya olur, ABD olur, hatta Mozambik gelse ve “Ben de varım” dese o bile olur. Çünkü bu “insanlık görevimizdir”

Ancak bunu yaparken karşımızdaki “oluşumu” iyi tanımak lazımdır. Her Müslüman’ı potansiyel bir IŞİD militanı olarak gören ve saflarına katmak isteyen, bu konuda da oldukça başarılı bir örgüttür cephede bulunan.

Emirleri Allah’tan aldığını iddia eden bu örgütün en küçük yapı taşı bile şu an evlerinde oturup masumca olanları izlemekte ve diş bilemektedir. Ona birilerinin “Haydi!” demesine ihtiyacı yoktur. Sadece “doğru zamanı ve doğru koşulları” beklemektedir. Ya da koşulların oluşmasını…

Yani evet, IŞİD bitmedi. Hala duruyor, nefes alıp veriyor, sadece şu an geriye çekilmiş, şartların olgunlaşmasını bekliyor. Kim bilir, belki ABD’nin çekilmesini, belki Türkiye’nin bölgeye yapacağı bir operasyonu, belki de bambaşka bir şeyin gelip gitmesini bekliyor. Ama ben de General Votel gibi düşünüyor ve onun söylediklerine %100 katılıyorum.

Sanırım “üçüncü” kez olacak, ama yine de yazıyorum: “Çok ama çok dikkatli olmamız lazım…” Çünkü örgütsel yapısı bu kadar basit ve net olan örgütler yeryüzündeki en tehlikeli oluşumlardır. Yanınızdan geçen biri olabilir, her sabah “Günaydın” dediğiniz karşı komşu, hatta “sokak köpeklerine alıyorum evladım” diye her gün bakkaldan 10 ekmek alan tonton teyze bile ekmekleri bambaşka yerlere götürüyor olabilir…

CEVAP VER