Yeni Zelanda’da Öldürülen Umut Ancak Hafıza İle Yeşerir

0

Dün bir bilgisayar oyunundan fırlamış olduğunu andıran görüntülerin dehşeti ile dilimiz tutuldu, beynimiz uyuştu.

Facebook ve Whatsapp’ta “Hayırlı Cumalar” dilekleri birbirine karışırken, en hayırsız cumanın bugün olduğunu anladık.

Allahın işine tabii ki karışılmaz, kadere iman ediyoruz; lakin olup bitenin dehşetengiz hali isyan ve itirazın en katmerlisini bize yaşattı.

Dün dünyanın bir ucunda, güneş bize daha yüzünü ancak gösterirken Cuma namazının ifade ettiği tüm güzellikler ağır bir katliamla sarsıldı. Yeni Zelanda’nın simgesi uçamayan kiwi kuşunun çaresizliği idi sadece ibadet için camiyi dolduran cemaatin karşılaştığı.

Kiwinin kanatsız bedeni sıradan bir kedinin ya da köpeğin tehdidine bile karşı koyamaz.
Adeta kurban edilmeyi bekler savunmasız biçimde.
Nur Camiinde ve Linwood İslam Merkezinde namaza duran insanların karşılaştıkları trajik son ise bir Kiwiye bir kedinin ya da köpeğin bile tenezzül etmeyeceği kadar aşağılıktı.

Yaptığı pisliğin dünyada kini ve nefreti artırmasını arzu eden bir iblis ruh ile karşı karşıya olduğumuz öylesine aşikar ki, işlediği haltı en net biçimde kameraya alıp servis etti dünyaya.

Dünya tarihinin gördüğü en karanlık ruhların izlerinde gittikleri katliamcıların hiçbirinin sahip olmadıkları imkan ve kaynakları sonuna kadar kullandığı görülüyor Christchurch katillerinin.

Facebook hesabından canlı yayınladığı katliam ile dehşeti ve nefreti katlamayı başaran bu günümüz engizisyon kasabının gittiği yolda onlardan önce yol alanları ne yazık ki çokça gördük.

Sivil katliamlarının bir soykırımı andıran örnekleri, en çok, Amerika’nın silahlanmış ve bunu kendine hak gören arızalı ruh halinde görülür.

Amerika Birleşik Devletleri, ana okulu çocuklarının bile katliama kurban gittiği kanlı katliam tarihi ile akla gelir. Sandy Hook ilkokulunda 6-7 yaşındaki 20 çocuğu gözünü kırpmadan öldüren Adam Lanza bu iğrenç performansta en gaddar kimliğini tereddütsüz üzerine alır. Norveçli Breivik’in 77 kişilik iğrenç rekoru bir okulda değil ama korku filmlerini aratmayacak bir senaryo içinde bir adada olmuştu.

Fransa’da 2015 yılı atağında bir gecede 128 kişi eğlence niyeti ile çıktıkları sokakta ölümle karşılaşmıştı. İstanbul’da yaşanan Reina katliamı ise kişi sayısında değilse de şekil olarak Fransa’dan aşağı kalmayan bir acı hatıradır bu listede.

Kamusal alandaki savunmasız insanları silahla, kamyonlarla, bombalarla yok ederek terörlerini egemen kılmak isteyenlerin dünyanın bütün coğrafyalarına yayılan icraatleri içinde ibadethanelerin kana bulanması belki de en tehdit edici olandır.

Haç-Hilal ve 7 Kandilli Süreyya’ya kalplerini açmış insanları ibadetlerinde öldürerek, dualarını yarıda bırakanların sadece insan öldürmekle kalmadıkları, insanları bir insan hakkı olan ibadetten de kopardıkları söylenemez mi?

1986 ve 2003’de iki saldırıda toplam 42 canın yok olduğu Neve Şalom sinagogunun acıları bu ülkedeki herkesin benliğinde yer etmiştir.
2007’de Zirve Yayınevinde işkence ile öldürülen insanların anıları bizde tazedir.
Mısır’da Kıpti Hristiyanların, Çin’de Uygur Müslümanlarının uğradığı katliamlar insanlığın ortak belleğinde yer eden akıl tutulmalarının başında gelir.

Hemen tüm kaynaklarda bulacağınız üzere Ayasofya’nın Hristiyan köklerinden, Arnavut isyancısı İskender Bey’e, Kosova savaşında padişahı katleden Miloş Obiliç’ten, Haçlı komutan Charles Martel’e kadar bir kokteyl ile karışmış zihninden yansıyan mitleri silahlarına kazıyan Brenton Tarrant’ın fanatik bir ırkçı olduğuna, insan hayatına değer vermediğine şüphe yok.

İç siyasetimizin iç karartıcı dehlizlerinde her türlü istismara açık bu hadisenin akıl ve ruh sağlımızı muhafaza etmemize engel olmamasını umuyorum.

CEVAP VER