Golan Tepeleri Hakkında Bilmek İsteyeceğiniz Her şey

2

Donald Trump, önceki gün “İsrail’in Golan Tepeleri” ndeki hâkimiyetini tanıyacağını açıkladı. Ülkemizin gündemin de çok daha önemli olduğu düşünülen (!!!) bir seçim olsa da bu durum ne yazık ki bir çok kesim tarafından gözden kaçtı.

Donald Trump’ın ne dediği yada ne yaptığı çok önemli değil. Önemli olan bu açıklamadan hemen sonra İsrail Devletinin, ülkenin kuzey kısmında yer alan Golan Tepelerini hemen ve zaman kaybetmeden, siyasi – coğrafi ve diplomatik haritalarına eklemesiydi. Daha önce de gayri resmi yayınlarda Golan Tepeleri İsrail topraklarındaydı ama artık resmi olarak “ilhak” etmiş gözüküyor.

Suriye’de işler karışık. Bu karışıklığın çıkmasında, bu karışıklıktan faydalanılmasında ve bu karışıklığın bitmesinde kilit rol oynayan İsrail ise her gün kazandıkça kazanıyor. Suriye’nin, İsrail’de basılan yeni siyasi ve coğrafi haritalardan belki haberi bile yoktur. Ama biz diyelim; Golan tepeleri artık İsrail’in…

Nasıl mı?

İsrail, Suriye’nin kendisine saldırdığını bahane ederek, Golan Tepelerini “Altı Gün Savaşları” ile ele geçirdi. Yıl 1967… Ve 1981 yılında çıkardığı yasa ile “Golan Tepelerinin hakimiyetini ele aldığını, Golan tepelerinde bundan sonra İsrail yasalarının uygulanacağını” yayınladı. Böylelikle “gayri resmi” işgalin ilk adımı gerçekleşti.

Ardından, uluslararası tanınmayı esas alan haritalarda (KKTC’nin gözükmediği gibi) ciddi bir Yahudi lobisi oluşturarak Golan Tepelerini siyasi İsrail Devletinin sınırlarına eklediler. Ve böylelikle “işgal” tamamlandı.

İsrail bu konuda oldukça tecrübeli. Golan Yasasını çıkartmadan bir yıl önce takvimler 1980 Temmuz’unu gösterirken aynı taktikle 120 vekilden oluşan, içlerinde Filistinli parlamenterlerin de bulunduğu Knesset kararıyla Doğu Kudüs’ü işgal edip, Kudüs’e ekleyip, Kudüs’ü de başkent ilan etmişti.

Bu haritalara basma neden peki bu kadar önemlidir? Tanımayanlar çıkacaktır muhakkak; özellikle de İsrail Devletini bile henüz tanımayan ülkeler varken… Burası şu nokta itibariyle ciddi önem taşımaktadır: Uluslararası tanımayı esas alan haritalarda bir avuç toprak parçası bile size ait gözüküyorsa, bu sizin her alanda elinizi güçlendirir. Şöyle örnek vereyim: Suriye’de savaş bitti. Ve diyelim ki aynı Suriye, Golan Tepelerinde “işgalci” durumda olan İsrail’den topraklarını almak için saldırdı. İsrail’in yapması gereken tek bir şey var; “Birleşmiş Milletlere” gidip haritayı masa üstüne atıp “Suriye bizim topraklarımıza saldırıyor” demesi… Bu yetecektir, Suriye’nin canına ot tıkamak için. Ve şimdi İsrail, işte bu hakkı kazanmış gözüküyor.

Rusya da Kırım’ı buna benzer bir yolla ilhak etmedi mi? KKTC’nin durumu, Dağlık Karabağ sorunu hatta Abhazya İlhakları ve bağımsızlıkları da bu madde ile olmadı mı ya da yok sayılmadı mı? Bu kadar basit mi bu işler? Evet, bu kadar basit…

Kaldı ki diğer yandan, 1967’de işgal edilen Golan Tepeleri’nde bugün yaşayan birçok “Çerkes” ve “Durzi” kökenli insan da, o dönemde dağıtılan yerleşim kartları ile İsrail Vatandaşı olmuş, İsrail kanunlarına tabii, vergilerine uyan hatta İsrail Ordusunda askerlik yapan “Yahudi” ailelere dönüşmüş. Yani artık istenilse bile Golan Tepeleri “fiili” olarak Suriye tarafından işgal edilemez.

İsrail’in 20. yy başından beri uyguladığı politikadır bu aslında. MOSSAD bile 1960’dan sonra Avrupa’dan birçok Yahudi’yi gizli-saklı bir gece içinde Filistin topraklarına yerleştirmiş, hatta evlerini bile kurmuştur onlar gelmeden. Gece yatıyorsunuz, sabah bir kalkıyorsunuz 59 tane Yahudi komşunuz var… Bu operasyonlar Hollywood yapımcılarına konu olup, filmleri bile çevrildi…

Golan Tepeleri neden bu kadar önemli? Aslında bir tek madde sayamayız bununla ilgili… Bölgeye oldukça yüksekten hâkim bir stratejik nokta olmasının yanında, o civarlardaki en zengin su kaynakları buradadır. Ha tabii bir de o bölgede İsrail – Amerikan ortaklığında kurulmuş olan Genie Energy Co. adlı bir petrol şirketi var. Şirketin başkanı; Effie Eitam… 1973’de Suriye ile Yom Kippur Savaşında komutanlık yapmış eski bir general. Ama siz şuradan daha iyi tanırsınız: 2004 yılında bakanlık yaptığında “Filistinliler, karanlığın dibinden çıkmış yaratıklar gibidir. Bunlar öldürmek gerekli değil midir?” diye açıklama yapan şahıstır.

Şirketin stratejik danışma kurulunda kimler var derseniz; Rupert Murdoch, Dick Cheney ve Lord Jacop Rothschild… Hadi saldırsın bakalım Suriye, Golan tepelerini tekrar almak için… Başına neler geliyor hepimiz görürüz… MOSSAD’ın Kuzey Toprak Muhafaza biriminin de Golan Tepelerinde konuşlandığı da bir dipnot olarak geçilsin…

Hal böyle olunca 1967’de işgal edilmiş topraklar için, 2019’da kalkıp isyan etmek, protestolarda bulunmak, hatta kınamak ya da İsrail’i o bölgede yok saymak oldukça “akıl dışı” bir yaklaşımdır. Ne yazık ki; Golan Tepeleri artık uluslararası kanunlarda da, İsrail kanunlarında da hatta yakında çıkacağını düşündüğümüz Suriye kanunlarında da İsrail devletine aittir. 52 yıllık gecikmiş bir isyan / protesto bunu değiştirmeyecektir.

Sizleri biraz olsun “Seçim Kavgası”ndan uzaklaştırmak zorunda kaldım. Bunun için affınıza sığınırım.

2 YORUMLAR

  1. golan tepelerinin işgal ve ilhak süreci ile ilgili güzel bir yazı.israilin kurulduğu günden beri adım adım uyguladığı plan ile sınırlarını nasıl genişlettiği internette bir tuşa basarak görülür. golan tepeleri ilhakı kabul edilemez gibi hamasi nutuklar israili hiç mi hiç etkilemez.arkaları öyle kuvvetliki bazen güç aldıkları abd nin bile savaş gemisini batıran bir ülkeden bahsediyoruz.1967 arap israil savaşında abd nin us liberty isimli savaş gemisi israil tarafından uluslararası sularda vurulmuştur.
    yıllarca meydanlarda kahrolsun israil dedik de ne oldu.israile hiç bir şey olmadı.israil ne planladıysa yaptı ve yapıyor.bunu durudurmaya ne birleşmiş milletlerin ne de islam dünyasının gücü yetmez.islam dünyasının gücü diye bir şey yok zaten.
    sadece kınarlar kınaya kınaya dünya da neredeyse kına kalmadı.

CEVAP VER