Kalan gün sayısı beş, ama zihinler hala karışık

3
Sinan Eskicioğlu
1974 yılında İzmir'de doğdu. İzmir İlahiyat'ta lisans eğitimini tamamladı. 2003 yılından beri Almanya'da yaşıyor. Çeşitli kuruluşlarda Din Eğitim ve Öğretimcisi olarak faaliyette bulunuyor. Yayınlanmak üzere kaleme alınmış çeşitli roman ve kitapları bulunmaktadır.

Bugün 26 Mart.

Beş gün sonra vatandaşlarımız oylarını kullanmak için sandık başına gidecekler.

Peki oy kullanırken nelere dikkat edecekler ve ne yönde karar verecekler? Bu sorunun cevabı, kimileri için çok net ve hatta bu soruyu yöneltmek bile saçma.

Zihinleri berrak olanların kimler olduğu çok açık ve belli: Siyasi partileri ne pahasına olursa olsun destekleyenler, beka sorunu üzerinden ‘dış güçler’in ülkeyi yıkmak için hazırlıklar yaptığını bilenler ve buna inananlar, diğer siyasi partileri yenme yarışında olanlar ve birbirlerini hainlikle suçlayan gruplaşmalar.

Peki ya diğer vatandaşların durumu?

…..

Bu yazıyı yazarının sesinden dinleyebilirisiniz de:

…..

Sanıyorum diğer vatandaşlarımız için durum biraz farklı. Bu durum sadece iktidar tarafı için değil, aynı zamanda muhalefet kanadı için de öyle.

Muhalefet kanadındakiler için durum, birçok benzemezin bir araya gelmesi ve birliktelik varmış gibi gözükse de aslında içten içe dillendirilmeyen bir rahatsızlığın olması.

İktidar tarafı açısından durum çok bilinmezli denklem gibi. Bu yüzden de 31 Mart seçimleri hakikaten süprizlere gebe bir seçim olacak. Açıkçası herşey olabilir.

Şimdiye kadar Ak partiyi desteklemiş olan ama desteklemeyi devam ettirmek istemeyen büyük bir kitle var. Buna kararsızlar diyoruz ama bence bu kitleye başka bir isim vermemiz gerek.

‘Çaresizler’ ve ‘Alternatifsizler’

Neden mi?

Şimdiye kadar Ak Partiyi desteklemiş olanlar rahatsızlık içindeler.

Bu rahatsızlık ne zaman ortaya çıkıyor biliyor musunuzKendi içlerinde kaldıklarında. Başka partilerden insanlar olduğunda ‘iç hesaplaşma’ ortaya çıkmıyor tabii ki. Burahatsızlığın olmadığı anlamına gelmiyor. Rahatsızlık var ve hem de büyük.

Şimdiye kadar Ak Partiyi destekleyen bu kişiler CHP’ye oy veremeyeceklerine iman etmiş durumdalar. Onlar için CHP’ye oy vermek inandıkları İslam’a tamamiyle ters bir durum. Akideye ait bu sorunu aşmak için sanıyorum uzun yıllar gerekiyor. Din ve siyaset arasındaki bu güçlü bağ sağ-sol karşıtlığının bize mirası.

Bu zorluğu aşamayan seçmen önü alınamayan bir belirsizliği yaşıyor.

CHP’ye oy vermek istemiyor, ama aynı şekilde Ak Partiye de oy vermek istemiyor.

Bunun tam karşılığı da çaresizlik ve alternatifsizlik.

İşte tam da bu noktada şu soru akıllara geliyor: ‘Neden başka bir parti yok?’

Başka bir partinin olmaması aslında çok normal.

Neden mi?

Muhalefet olan partileri yan yana koyup bütün hepsi beka sorunu temelinde hain olarak gösterildiği için. Bu yüzden de, aklı başında hiç kimse ortaya çıkıp parti kurmak istemez.

Çaresizlerin çaresi olacak bir parti ortaya çıkmayacak mı?

Refah Partisi bir zamanlar bu sloganı kullanmıştı ve çok da etkili olmuştu. Aynı şekilde bugün de çaresizlerin çaresi olacak bir parti şart.

Açıkçası bu yeni çarenin oluşmasını biraz da zaman gösterecek gibi geliyor bana.

Zihinleri karışık olan seçmenlerin standart söylemi olan ‘elim gitmeye gitmeye verdim’ ibaresi de bu çaresizliğin dışa vurulmuş hali.

Oy verirken ya bilerek, isteyerek bilinçli şekilde karar verilmeli ya da boş oy kullanarak protesto edilmeli. Kerhen oy kullanılması demokrasi anlayışımızdaki tersliğin göstergesidir diye düşünüyorum.

Umarım zihinleri karışık olan seçmenler 31 Mart tarihine kadar düşüncelerini netleştirirler ve kerhen oy kullanma seviyesinden bilinçli oy kullanma seviyesine çıkış yaparlar.

Unutmayalım ki, bütün siyasi partiler yasalar çerçevesinde faaliyet gösteren, dünyaya ait yani dünyevi olan, tek amaçları da oy kazanmak olan siyasi yapılardır.

Bu siyasi partilere kutsallık atfetmek din anlayışımızın yanlışlığının da bir tezahürüdür.

Sevgi ve Bilgiyle kalın

3 YORUMLAR

  1. Sandığa gidip boş oy kullanmakla hiç sandığa gitmemek arasında sanırım fark yok. Kararsızlar ya da çaresizler için buda bir alternatif oluşturmaz mı?:)

  2. İLK OYUMU KENAN EVREN ANAYASASI İÇİN KULLANDIM.DARBE SONRASI YAPILAN BE REFERANDUMDA (yaşı müsait olanlanlar bilir)BEYAZ ŞEFFAF ZARF İÇİNE HAYIR OYU İÇİN TURUNCU (ZARFIN DIŞINDAN OYUN RENGİBELLİ OLUYORDU)EVET İÇİNİSE BEYAZ BASILI KAĞIT KONARAK YAPILMIŞTI.TABİİKİ BU BİLİNÇLİBİR TERCİHTİ.O %93 İLE KABULEDİLEN OYLAMAD ABEN %7’LİK ORAN İÇİNDEYDİM.o GÜNDEN BERİ SEÇİMLERİ İZLER VE OY KULANAN VE HİÇBİR SEÇİMDE EKONOMİ AĞIRLIKLI DEĞİL BELKİİDEOLOJİK OY KULLANDIM.VE HEP SAĞ CENAHTA YER ALDIM.AMA HİÇBİRDÖNEMDE BU SON YAPILAN HAZİRAN VE ŞİMDİ YAPILACAK OLANSEÇİM KADARAYRIŞTIRICI,KUTUPLAŞTIRICI VE DE NEFRET ETTİRİCİ BİR SEÇİMKAMPANYASI YAŞAMADIM.AĞIZLARA ALINMAYACAK BİRAİLE ORTAMINDA KONUŞULMAYACAK TÜRDE ‘HÖYKÜRMELER’İŞİTMEDİM.HELE SON BEŞYILDA HİÇ GEREĞİ YOKKEN YAPILAN SEÇİMLERVE SİYASİLERİN HİTAPLARIBU BEDENİ VE RUHU YORDU.HİÇBİR TV PROGRAMI SEYRETMEYLİ EPEY OLDU AMA DOST ,AKRABA ÇEVRESİNDE HEP SİYASET VE ÖTEKİLEŞTİRME.DİNİ İNANÇLARIMIN GEREĞİNİYAPMAYA ÇALIŞANBİR MÜMİ OLARAK ARTIKCAMİYE GİTMEYİP NAMAZIMI MÜMKÜNOLDUĞU KADAR EVİMDE İKAME ETMEYEÇALIŞIYORUM.çÜNKÜ MAALESEF CAMİLERİMİZ BİRSİYASİ PARTİNİNMEKANLARIHOCALARIMIZ DA BU SİYASİPARTİNİN GÖNÜLLÜLERİ DURUMUNDALAR.BÜTÜN BUNLARDAN DOLAYIBU SEÇİMDE SANDIĞA GİTMEMEKARARI ALDIM.

  3. Yönetenlerin esas görevi yönettikleri toplumun dünya ahiret dengesini sağlamaktır madde nasıl bir ihtiyaçsa manada ihtiyaçtır. eksik işlem toplumu mutsuz eder dayatma yok imkan ve doğru bilgi vermek yöneticilerin görevidir.

CEVAP VER