Kitap / Kur’an ve Sünnet Bütünlüğü

0
Mehmet Gündoğdu
Emekli müftü.

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla,

Allah’a hamd, Rasulüne salat, selam olsun.

Kitap/Kur’an ve Sünnet Bütünlüğü

Kur’ân-ı Kerîm ve Hz. Peygamber’in sünneti; İslâm’ın dünya ve âhireti, fert ve toplum hayatını, inanç, ibadet, ahlâk ve hukuk konularını genel bir yaklaşımla veya özel bir ayrıntıyla kuşatan hükümlerinin kaynağını teşkil eder.

Nitekim Hz. Peygamber dünya hayatına veda etmeden önce müminlere şu uyarıda bulunmuştu:

“Size iki emanet bırakıyorum ki onlara sıkı sarıldığınız sürece doğru yoldan sapmazsınız: Allah’ın kitabı ve resulünün sünneti” (İbn Mâce, “Menâsik”, 84; Ebû Dâvûd, “Menâsik”, 56).

A-Kitap/Kur’an

Kitap, yani Kur’an Hz. Peygamber’in sünnetiyle birlikte İslâm dininin ve onun dinî-hukukî (şer‘î) hükümlerinin aslî kaynağını teşkil eder. Fıkıh usulünde de İslâm hukukunun aslî ve tâli kaynakları incelenirken aslî delillerden ilk sırada kitap/Kur’an yer alır.

Kur’an-ı Kerim Allah tarafından bütün insanlığa gönderilen son ilâhî hitaptır.

Cenâb-ı Hakkın sözü, kelâmıdır. Okunması ibadet olan Kitâp’tır.

Hak ile bâtılı, doğru ile yanlışı, helal ile haramı birbirinden ayıran Furkân’dır.

Ruha ve bedene şifa, ahlâkî hastalıkları tedavi eden devadır.

Dünya ve ahiret mutluluğunun yollarını gösteren hüdâdır.

İnsana yaratılış gayesini hatırlatan Zikir’dir.

Nihayet  Kitap/Kur’an-ı Kerim bizim dinimizdir. Kelime-i Tevhid’in ilk bölümü; “lâ ilahe illallah” kısmını temsil eder.

B-Sünnet 

Sünnet fıkıh usulünde, Hz. Peygamber’in söz, fiil ve onayları (takrir) demek olup, İslâm dininin Kur’ân-ı Kerîm’den sonraki ikinci ana kaynağını teşkil eder.

Peygamberimizin, Peygamberlik vasfı ile yaptığı sünneti de bizim dinimizdir.

Kelime-i Tevhid’in ikinci bölümü “Muhammed’ün Resulullah” kısmını temsil eder.

Sünnet; ayetleri tefsir ederek onun mücmelini (kapalı) lafızlarını tafsil (ayrıntılı bir şekilde açıklamak), mutlakını (soyut) olan lafızlarını takyid (somutlaştırmak), umumi (genel) lafızlarını tahsis (özelleştirmek), Kur’anın belirtmediği ölçüleri, hadleri tayin etmiştir.

Kur’anın açıkca bir hüküm getirmediği yerlerde sünnet müstakil olarak hüküm koyma sa- lahiyetine haizdir. Ayrıca Kur’an’ın tafsil ve izahını kendisine bıraktığı hususları tefsir eder.

Nitekim Ayet-i Kerime’de “Peygamber size ne verdiyse onu alın, neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah’ın azabı çetindir” (Haşir,59/ 7) buyurulmaktadır.

Peygamber Efendimiz (s.a.s), âlemlerin Rabbinden aldığı vahyi insanlara hem tebliğ etmiş hem de açıklamıştır. Bu yönü ile Peygamber efendimizin kendisine vahyedilen Kur’an-ı  Kerim’e karşı iki görevi vardır.

1-Tebliğ 

Kur’an-ı Kerim’de şu ayetlerde Resulullah’a tebliğ görevi verildiği ifade edilmektedir.

Dedi ki: “İlim ancak Allah Katındadır. Ben size gönderildiğim şeyi tebliğ ediyorum; ancak sizi cahillik eden bir kavim olarak görüyorum.” (Araf,7/23). 

Ey peygamber, Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer (bu görevini) yapmayacak olursan, O’nun elçiliğini tebliğ etmemiş olursun. Allah seni insanlardan  koruyacaktır. Şüphesiz, Allah, kafir olan bir topluluğu hidayete erdirmez. (Maide,4/67) 

“Şayet onlar, sırt çevirecek olurlarsa, artık Biz seni onların üzerine bir gözetleyici olarak göndermiş değiliz. Sana düşen, yalnızca tebliğdir .(Şura,42/48).

2-Tebyin/açıklama

Resulullah’ın Tebyin/açıklama görevi de şu ayetlerde beyan edilmiştir:

“Senden önce de ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım adamları peygamber olarak gönderdik. Eğer bilmiyorsanız ilim sahiplerine sorun. (O peygamberleri) apaçık belgeler ve kitaplarla gönderdik. İnsanlara, kendilerine indirileni açıklaman ve onların da (üzerinde) düşünmeleri için sana bu Kur’ân’ı indirdik.” (Nahl 16/43-44).

“Sana kitabı, özellikle ayrılığa düştükleri konuda onları tebyin/açıklamak için ve inanan bir topluluğa rehber ve rahmet olsun diye indirdik. (Nahl,16/64).

C-Kitap/Kur’an ve sünnet ayrılmaz bir bütündür.

Kur’an’a iman eden Müslüman toplumların dini geleneği sünnet ile yoğrulmuş, İslam medeniyetinin temelleri Kur’an ve sünnet üzerine kurulmuştur.

Kur’an, bize imanı ve yalnızca Allah’a kul olmayı emretmiş; sünnet, imanın hakikatlerini öğretmiştir.

Kur’an, bize imanımızın gereği olan ibadetleri emretmiş; sünnet, bu ibadetleri nasıl yapacağımızı göstermiştir.

Kur’an, bize güzel ahlâkı emretmiş; sünnet ise ahlaklı, erdemli bir hayata model olmuştur.

Dinimizin esasını teşkil eden Kur’an’ı, Peygamberimizin sünnetinden ayrı düşünmek imkânsızdır.

Kur’an ile sünnet arasına mesafe koymak, “Kur’an bize yeter” diyerek sünnetin dindeki yerini hafife almak, Peygamberimizden bize ulaşan sahih bilgi (hadisler) hakkında şüphe uyandırmak, iyi niyetten uzak büyük bir vebaldir.

Dinimizin bir çok hükmünün kaynağı Peygamberimizin sünnetidir.

Sünneti dinin kaynağı olarak kabul etmemek dinin yarısını yok saymak demektir.

Mesela;

Namaz için ezan okunması ve ezanın lafızlarının kaynağı sünnettir.

Çocuklarımızın sünnet ettirilmesinin kaynağı sünnettir.

Eşek etinin haram kılınmasının kaynağı sünnettir.

Cenaze namazının kılınmasının kaynağı sünnettir.

Dolayısı ile sünneti, dinin kaynağı kabul etmemek, bu sayılanlarda olduğu gibi bir çok dini hükmü yok saymak demektir.

Kitap/Kur’an ve sünnet ayrılmaz bir bütündür. Ruh ve ceset gibidirler. Et ve tırnak gibidirler.

Peygambersiz bir din düşünülemez. Bu anlamda bazı aykırı düşünceler, çeşitli nedenlerle gündeme gelse de, bu konuda bizim duruşumuz, Kitap/Kur’an ve sünnet bütünlüğünün yanında olmalıdır.

O halde özetlersek; Yüce Kitabımız Kur’an’a sımsıkı sarılalım ve onun emri üzerine Sevgili Peygamberimizin sünnetine uyalım.

Dinimizi en doğru şekilde öğrenme ve yaşama konusunda Kur’an’ın rehberliğinden ve Peygamberimizin sünnetinin izinden ayrılmayalım.

Kur’an ve sünneti birbirinden ayırarak din istismarına kapı aralayanlara, şöhret ve çıkar devşirmeye çalışanlara karşı uyanık olalım.

Sünneti bugünlere taşıyan hadis külliyatımızın güvenilir olmadığını iddia eden bir zihniyete asla itibar etmeyelim.

Vesselam.

Kaynak:

D.İ.B, Hadislerle İslam I, Kitaplara İman / Aklın Vahiyle Buluşması s, 539.

T.D.V, İslam Ansiklopedisi, KUR’AN, mad.

D.İ.B, İslam İlmihali 1, s, 99-105.

D.İ.B, Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü, 23/03/2019 tarihli hutbe.

CEVAP VER