Seçimin Yardımcı Oyuncu Oskarı Kime Gidiyor?

0

Aleni Kaybeden MHP, Gizli Galip Saadet Partisi…

31 Mart seçimlerini mercek altında incelediğinizde seçimin aleni bir mağlubunu ve gizli bir galibini göreceksiniz.

Dün Ekrem İmamoğlu’nun taraflı basına karşı haklı çıkışına nazire yapma kaygısıyla Fox TV muhabirini tahkir eden Devlet Bahçeli, seçim öncesinde ağdalı retorikle başaramadığını seçim sonrası kaba ironi ile başarma telaşını ortaya koydu. Fox TV’nin orta yolculuğuna dahi katlanamayan MHP liderinin seçim başarısızlığının yarattığı kaygı ile kanalın adı üzerinden yaptığı söz oyunu ister istemez Kurt ve Tilki hikayelerini çağrıştırdı.

İşimiz masal anlatmak olmadığı için bu detaya girecek değiliz. Ancak MHP’nin İstanbul’da neredeyse okunmayan esamisinin, Ankara’da dahi mana ifade etmemesi belli ki Bahçeli’yi yay gibi germiş. MHP gibi köklü bir dava partisinin, AKP’ye alt küme yapan tercihin bir kısım seçmende AKP’ye muhalefet etme saikiyle oy tercihine dönüşmesi de belli ki ikna ve tatmin edici değil.

Seçim gecesi “1 oy fark kafi” diyerek sözü ağızdan çıkaran Bahçeli, aradan geçen günlerde fikrinden caymış olmalı.

MHP’nin AKP ile birebir kaldığı tüm yerlerde eğer bunlardan biri kazanacaksa bunun MHP olması aslında Bahçeli’ye rağmen, MHP seçmeninin (hala) var olduğuna delalet etmektedir. Nitekim hiçbir büyük ilçede işlemeyen ittifakın küçük ilçe ve şehirlerde başarı sağlaması tam da bu durumun dolaysız göstergesi.

Tamamen kafası karıştırılmış bu seçmenin taşra psikolojisini fazlasıyla benimsediğine, küçük ve korunaklı dünyasında sanal bir siyaset tasarladığına kuşku duyulmuyor. Yoksa AKP’ye kızarak MHP’ye oy verebilmenin başka bir açıklamasını bulmaya imkan yok.

MHP beka söylemi ile AKP’den oy almayı başarmış, AKP’ye oy vermek istemeyen seçmene alternatif sunmuştur.
MHP’ye oy vererek iktidara kafa tuttuğunu düşünen MHP seçmeninin, liderinin öngörülerinin tam da aksini düşündüğünü ifade etmek gerek.

MHP seçmeni AKP ile yol arkadaşlığı kuran partisine oy verirken hiç de bu yol arkadaşlığına itibar eden bir tablo sergilememiştir.

MHP Akparti’nin kazanç hanesine hemen hiçbir artı değer eklediğini işaret eden bir performans göstermemiş.
MHP seçmeni AKP ile birlikte girdiği seçimlerin hemen tamamını kazanmıştır.
İttifakın başta 5 büyük il olmak üzere ekonomik aktivitede öne çıkan yerlerde geriye düşmesi MHP’nin iktidara marjinal katkısının ise negatif olduğuna işaret etmektedir.

MHP’nin ana amacı olan AKP’yi taşıma görevini yerine getiremediğini, bu yönüyle seçimin açık ara mağlubu olduğunu söylemekte beis görmek için nedenimiz bulunmuyor.

MHP’nin seçimde istenilen katkıyı vermekten uzak kalmasına karşın, bu iki parti bloğunun karşısında yer alan ve tüm kampanya dönemini ağır hakaretlerle ikmal etmek zorunda kalan diğer partiler için parlak bir zaferden söz etmemek için de nedenimiz yok.

Şanlıurfa’da nefesi yetmese de iktidara soğuk terler döktüren Saadet Partisinin; İstanbul’da ise 2014 seçimlerinde 124 bin olan oyunu 103 bine düşürse de seçmenine verdiği net mesaj ile oy kaybına razı gelerek AK Parti blokunu net biçimde İstanbul’dan ettiğini görüyorum.

Saadet’in oy kaybının hiçbir mantıklı açıklaması bulunmadığını ve sadece Üsküdar’da 2014’e nazaran iki katı oy aldığını not etmek lazım.
Belli ki Saadet seçmeni Belediye Başkanlığı seçiminde partisinden vazgeçtiğinde tercihini Akparti’den yana kullanmamış.
Üsküdar’da Beykoz’da ilçe düzeyinde artan oyların Büyükşehirde gerilemesinde mutlaka bilinçli bir seçmen tercihinden söz etmek gerek.
Saadet yönetiminin de son derece dikkatli bir dille öne çıkardığı stratejinin MHP destekli AKP’nin ağır mağlubiyetine katkı sunduğunu düşünüyorum.

Saadet Partisi 1389 adayla sahaya çıkarak ortaya koyduğu sağlam ve vakarlı duruşun meyvesini almaya devam edecek.
AKP’nin şekilsel olmaktan öteye gitmeyen ve neo liberal vahşi kapitalizme kurban gitmiş “değerler öncelikli siyaset duyarlığına” alternatif olarak ortaya çıkan Saadet’in aldığı her bir oy aslında iktidarın ideolojik tabanını yıpratıyor.

Seçimler Oscar töreni olsa idi.
En iyi erkek oyuncu Ekrem İmamoğlu, en iyi kadın oyuncu Meral Akşener olurdu.
En iyi yönetmenin Kemal Kılıçdaroğlu olduğuna,
En iyi senaryoyu Selahattin Demirtaş’ın yazdığına inanıyorum.

Seçim bittiğinden bu yana geçmiş tüm başarılarını oy çalma “kurgu”suna kurban eden AKP için en iyi kurgu Oscar’ı uygun görünüyor.
Saadet Partisi en iyi yardımcı oyuncu ödülünü fazlasıyla hak etti.
Mugalata ve retorik ile uğraşmadığı zamanlarda ne yaptığını ciddi olarak merak ettiğimiz Bahçeli ve partisi MHP için Oscar’lık bir durum görünmüyor.
Buna rağmen zorlasak ona da bir ödül bulabiliriz.
Bu tabii ki Oscar olmaz olsa olsa Cumhurbaşkanlığı Mansiyon Ödülü olur. Büyük ödülü hayal etmişti ama bundan çok uzakta.
AKP kırmızı halıdan kaybolup burnundan soluyarak yöneldiği kulise neden talim ettiğini ancak son 4 yıldır kiminle yol arkadaşlığı ettiğini sorgularsa anlayacak.

CEVAP VER