Bir romandan parçalar: Selim Usta’nın hikayesi (86)

0
Sinan Eskicioğlu
1974 yılında İzmir'de doğdu. İzmir İlahiyat'ta lisans eğitimini tamamladı. 2003 yılından beri Almanya'da yaşıyor. Çeşitli kuruluşlarda Din Eğitim ve Öğretimcisi olarak faaliyette bulunuyor. Yayınlanmak üzere kaleme alınmış çeşitli roman ve kitapları bulunmaktadır.

Ertesi Gün

Köln Bonn Havalimanı 

‘Almanya’ya gelme sebebim de bu gizli oluşum sebebiyle.

Bu gizli oluşum, bütün dünyada etkin olan bir örgüt. Bütün dünyadan dokuz tane iç çekirdek üyesi var. Bazı bölgeler ve kıtalardan sorumlu olan bu üyeler, en üstteki Baş Arınmış’a bağlılar…

 

Akl-ı Selim uçaktan inmiş, pasaport kontrolünden sonra valizini bantdan almak için bekliyordu.

Camekanın arkasında onu bekleyen Topraksu herşeyden habersizdi. Safiye’yle espriler yapıp gülüyorlardı. Dışarı çıkan Selim, Safiye’ye sarılıp, hasret giderdikten sonra Topraksu ile de kucaklaştı. Ona karşı bakışaçısı daha da yücelmişti.

Lokantasına geldiği ilk günden itibaren, saflığını, temizliğini, kendine has davranışlarını, sevgiyle büyütülmüş, kalbinde iyiliği ve normalliği geliştirmiş ve kişiliğini de ona uydurmuş birisi olarak onu gözlemlemişti. Günter Gottfried’in onu sormasını anlamıyordu.

Alandan çıkıp tren istasyonuna yürürlerken, Selim, konuşmaları gerektiğini söylemek için fırsat kolluyordu.

Tren gelmiş, yerlerini almışlardı. Topraksu camdan dışarıyı izlerken, Selim İzmir’le alakalı nihai kararını sormak istedi.

-‘Topraksu. İzmir’de bir sömester okumak istiyordun, sonra vazgeçtim, yaşadıklarımdan dolayı soğudum demiştin. Son kararını verdin mi?’

-‘Evet, sanırım gitmekten vazgeçtim. Belki ileride birkaç aylığına kalmaya giderim ama okumaya gitmeyi şu anda istemiyorum’.

-‘Senin kararın önemli.

Sana nasıl mantıklı geliyorsa, onu yapman gerekir.

Bugünkü planınız ne? Safiye’yle birşeyler düşündünüz mü?’

-‘Dayı, Toprkasu’dan önce ben cevaplayayım. Biz akşam Buket’e gidelim diyoruz’.

-‘Olur. Benim için bir mahzuru yok.

Topraksu, senin için de uygunsa, akşamüzeri seninle bir konuyu konuşmak istiyorum’.

‘-Safiye, kaçta gideceğiz Buket’e?’

-‘Hmm bilmem. Senin dayımla konuşmandan sonra gidelim mi?

Bilmiyorum annenler merak eder mi? Bugün tatil olduğu için seninle vakit geçirmek isterler mi falan?’

-‘Onlar iki günlük tatile çıktılar.

Bazen onlar için de iyi oluyor böyle.

O yüzden rahatım yani’ dedi gülerek Topraksu.

Onun gülmesiyle Safiye de sevinmişti ve sevinci gülümsemesiyle ortaya çıkmıştı.

-‘Tamam o zaman Selim Usta, misafirhaneye varınca konuşalım’.

İstasyonda inip, misafirhanenin bulunduğu semte giden tramvaya binmişlerdi.

Topraksu ve Safiye kendi aralarında sohbet edip, gülüşürlerken; Selim nasıl konuya girip, nasıl konuşacağını düşünüyordu.

Üç katlı bina, ikinci dünya savaşında ayakta kalabilmiş nadir yapılar arasındaydı. Uzun zamandan beri Zeytin Ağacı Oluşumu’nun taşınmazları arasındaydı. Günter Gottfried altmışlı yıllarda satın almış ve aslına uygun şekilde restore ettirmiş ve önemli misafirler için hazırlatmıştı. Selim’in Köln’e yerleşmesiyle Gottfried onun rahat ve güvenli şekilde ikamet etmesi için ona tahsis etmişti.

Binanın alt katındaki salon ve üç oda misafir ve çalışma odası idi. Selim ve Safiye üst katta kalıyorlardı.

Selim alt kattaki çalışma odasında koltuğa oturmuş, Topraksu’yu bekliyordu.

Çantasını ve kabanını çıkarıp, Safiye’ye ‘uzun sürmez umarım, hemen konuşalım da, sonra Buket’e geçelim’ deyip Selim’in yanına gelmişti Topraksu.

‘-Kusura bakma Selim Usta, beklettim biraz’.

Onun gelişiyle ayağa kalkan Selim, eliyle koltuğu işaret ederek ‘Ne kusuru. Buyur geç’ demişti.

Bu hareketler Topraksu’yu şaşırtıyor ve aynı zamanda da meraklandırıyordu.

Acaba ne  konuşacağız diye düşünüyordu.

Bu düşünceli hali Selim’in de dikkatini çekmişti.

-‘Seni şaşırttım sanırım. Biraz da gergin gibisin sanki’.

-‘Gergin değilim ama düşünceliyim diyelim. Ne konuşacağımızı merak ettiğim için sanırım’.

-Beni hiç kesmeden dinlemeni istiyorum. Konuşmamın sonunda soruların olursa cevaplamaya çalışırım.

Seninle tanışalı çok uzun zaman olmadı. Aslında daha yeni tanıştık diyebiliriz. Ama buna rağmen bu kısa sürede seni tanıma fırsatım oldu.

 

Sevgi ve Bilgiyle kalın

CEVAP VER