5 Şehir…

0

Ceyhun Atuf Kansu’nun Bağımsızlık Gülü şiirini severim:
Alıp koklamak o gülü
Hangi baharda?
Türkçenin özgür kırlarında
Türkülerde burcu burcu,
Bilgeliğin ana gülü!

Türkçenin en güzel tınılarından birini içeren şiirin adandığı Gül, 2015 yılının Eylül’ünde alev alev yakılan bir kitabevine adını vermişti.

Türkiye’nin Haziran ve Kasım seçimleri arasında yaşadığı gerçeküstü yazın sonbahara döndüğü günlerde başına gelen felaketin utanç verici bir halkasını da Kırşehir’de görmüştük. Bu utanç hepimize yeterdi.

Kristal geceyi andıran bir alt üst oluşta kitabevi yakacak kadar aklını yitiren bir şiddetin Kırşehir’de tezahür etmesi bir taraftan şaşırtıcı bir taraftan kanıksatıcı idi.

Şaşırtıcı idi, çünkü küçük kentlerde esnaflık kendi içinde dokunulmaz bir nüveye sahiptir. Bir esnafın ha karısına göz dikmişsiniz ha dükkanını yakmışsınız, ne fark eder…

Diğer yandan kanıksatıcı bir ötekileştirmenin özellikle en çok işe yaradığı izlenimi veren Orta Anadolu’nun sağın alternatifi sağ şehirlerinden biri statüsünün Kırşehir için normal olacağına inanmamamız için de çok sebep yoktu.

Bu olmadık hadiseden 4 sene bile geçmeden 31 Mart seçimlerini tereyağından kıl çeker gibi kazanan CHP’li Selahattin Ekicioğlu’nun başardığı ise aslında bir seçimi almaktan çok daha fazlası oldu.

Profili itibariyle biraz Ekrem İmamoğlu’na da benzeyen ama onun abi diyeceği bir yaşta olan Ekicioğlu’nun MHP+AKP’nin 73 puan oyunu 54’e çekip CHP oyunu katlayarak seçimi alması aslında ikna ediciliğin bir başarısı olarak kayda geçmeli.

AKP ağacının kuruyan kovuğundan kalanları da MHP ile ortaklığın önemli ölçüde kemirdiğinin net bir tasvirini gördüğümüz Kırşehir seçiminin bir benzeri de Batı Karadeniz’de karşımıza çıktı.

Bu defa MHP ile AKP’nin ittifak oyları toplamı 60’tan 44’e düşerken 37’den 52’ye yükselen CHP Bolu’da da önemli bir başarıya imza atıyordu.

Bolu’da kitabevi yakılmamıştı. Ama HDP il binasının tahribine dair hafızalar gayet taze idi. Tıpkı Kırşehir gibi Bolu da benzer bir utancın altında ezilmekteydi.

İki kentin nerdeyse kahir ekseriyetle AKP+MHP’ye oy veren seçmeni ne olmuştu da CHP’ye doğru dümen kırmıştı?

Buna dair spekülatif olarak söylenecek çok şeyler olsa da aslında yukarıda zikrettiğimiz iki nahoş hadisenin zihinlerin altına yerleştirdiği hakkaniyet duygusunun da burada ipleri eline almış olabileceğine inanmak için yeterince nedenimiz var.

Adalet yürüyüşünün Bolu etabından akılda kalan tatsız ve yine insanları utandıran sahneler de aslında bu tabloya katkı vermiş olmalı.

Yazımıza konu edeceğimiz 3. şehir Bilecik. Burada eriyen MHP+AKP oyu 70 puan. CHP’nin 27’lerden 50+’ya terfi etmesi Bilecik için bir nevi mucize idi. Bilecik’in belki Bolu ve Kırşehir gibi şiddete tahvil olmuş bir utanç hikayesi yoktu, ama onun da gerçekten travma yaratıcı bir süreci olmuştu.

Bilecik Valisinin Kocaeli’ne Büyükşehir Belediye Başkanı olmasına giden süreçte ortaya koyduğu ifadeler ve seçimi hak-batıl düzeyinde yorumlaması belki de Bilecik halkının zihninde iyi bir iz bırakmamış.

Seçmenin oy davranışının beklenmedik bir tablo sergilediği bu 3 şehrin her biri için ortaya koyduğumuz gerekçe ve argümanlar tartışmaya açıktır. Başka bir zaviyeden bakan için açıklamalar da farklı olacaktır.

Ancak AKP’nin kıyıların dışında her zaman galip geleceği tezini çürüten bu yerlerin oy verme davranışının üzerinde durulması gerekir.

Bu 3 şehri birbirine bağlayan Ankara ve Eskişehir’in de katılımı ile Anadolu’nun göbeğinde tam 5 komşu şehir adeta halay çeker gibi iktidara dur demiştir.

Eskişehir’in zaten CHP’nin başarı hikayesi olduğu, Ankara’nın ise geç olsun ama güç olmasın dediğini duymak gerek.

Rahmetli Tanpınar ‘5 Şehir’inde Ankara, İstanbul, Erzurum, Bursa ve Konya’yı betimlemiştir. Tanpınar’ın anısına çok da layık olmayan biçimde yenilenen Narmanlı Han’ın başına gelenler aslında Tanpınar’ın 5 şehrinin bugün neredeyse tanınmaz hale gelen beton yüzlerinin simgesi olarak semtimi, yani Beyoğlu’nu tamamlamaktadır.

AKP+MHP’ye dur diyen 5 Anadolu şehrinin Tanpınar’ın “Bir şehri sevmek, aşka sebep aramaktır” sözündeki sırrın peşinde olduklarını hayal etmek isterim.

AKP’nin gönül belediyeciliği diyerek aslında gönül almaktan ibaret olan sahte sevgisini değil bizati aşkın tutkusunu arayan sahici insanların “biz bu şehre ihanet ettik“ itirafından gönüle dair bir bağ bulmadıklarına eminim.

5 şehir üzerine yazılacak çok şey olacaktır.
Bunlara kapı açacak anahtarın ise ülkenin son 15 yılına sağlam bir bakış olacağını düşünüyorum.

CEVAP VER