Emrullah Bayrak: Kazan

0

Nasrettin Hoca, komşusundan bir gün kazan ödünç ister. İade ederken de hem teşekkür eder, hem de içine küçük bir kazan koyar.

Komşusu merakla bu küçük kazanı sorunca da

– Komşu, bizdeyken kazanın doğurdu, der.

Komşusu bu işe pek sevinir.

Aradan epey zaman geçer. Hoca yine komşusundan kazanı ödünç ister. Komşusu da sevinerek verir. Ama bu kez aradan günler, haftalar geçer, Hoca’dan ses çıkmaz.

Nihayet bir gün komşusu konuyu açmaya karar verir.

– Hoca, bizim kazan ne oldu? diye sorar.

Hoca da üzgün bir ifadeyle

– Komşu çok zaman geçti aradan, senin kazan öldü. Sana nasıl söyleyeceğimi düşünüp duruyordum, der.

Sinirlenen komşusu

– Hocam ne diyorsunuz? Hiç kazan ölür mü? Kazan canlı mı ki ölsün?

Hoca

– Doğurduğuna inanıyorsun da ölünce neden feryat ediyorsun, der komşusuna.

Evet; kaybedeni olmayan bir seçimi daha geride bırakmak üzereyiz, ancak İstanbul kilidi bir türlü açılamıyor. Tüm gözler Yüksek Seçim Kurulu’nda (YSK).

Nasrettin Hocanın ‘kazan’ fıkrasında olduğu gibi iktidar partisi kazandığına inanıyor da bir türlü kaybettiğine inanamıyor. 25 yıldır yönetimini üstlendiği İstanbul, nasıl olur da ellerinin arasından kayıp gidebilir?

Hep iktidar partisi ayar verecek değil ya, bu defa ayarı seçmen vermişe benziyor.

YSK’nın İstanbul seçimini olası iptali halinde mesele yine başa saracaktır. Geçmişteki tüm seçimler hakkında kafalarda soru işaretleri oluşacaktır. Çünkü AK Parti’nin ortaya attığı seçim yolsuzluk iddialarının sadece bu seçime münhasır olduğuna herhalde kimsenin inanmasının beklenmemesi gerekiyor.

‘Kazan’ fıkrasında olduğu gibi doğurunca iyi ölünce pek fena. Ayrıca İstanbul üzerinden başlayan seçim yolsuzluk iddialarının başka illerde olmadığının kanıtı nedir?

Eğer İstanbul merkezli bir seçim yenileme yapılacak ve bunun sebebi de AK Parti’nin ortaya attığı iddialar olacaksa, diğer illerde bu tür yolsuzluk iddialarının söz konusu olmadığının iktidar partisi tarafından ispatlanması gerekiyor. Yoksa yerel seçimlerin ülke genelinde tekrarlanması şart.

Bu demokrasimiz açısından da elzem.

Sadece İstanbul merkezli bir seçim yenileme, MHP lideri Bahçeli’nin ifadesiyle “maşeri vicdanı rahatlatmayacak”, geçmişte ortaya atılan seçim yolsuzluk iddialarının perçinlenmesine yol açacaktır.

Konuya ilişkin âcizane fikrimi söylemem gerekirse; İstanbul seçimlerini tekrarlatma talebinin mantığıyla, Anayasa Mahkemesi’nde açılan AK Parti kapatma davası ve 367 garabetinin mantığı aynıdır.

Tek değişen şey aktörlerdir.. Bunlar zorlama taleplerdir.

Bu girişimlerin demokrasiye ve ekonomiye verdiği zarar ile şu an alınacak İstanbul’da seçimleri tekrarlatma kararının vereceği zarar, aynı, hatta günümüzün koşulları sebebiyle, belki daha da fazla olacaktır.

YSK’nın demokrasiden, hukuktan yana bir tavır alacağına olan inancımı korumak istiyorum.

CEVAP VER