İslam’da Cenazeyi teşyi/yolcu etme, uğurlama geleneği

0
Mehmet Gündoğdu
Emekli müftü.

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla,

Allah’a hamd, Resulüne salat, selam olsun.

İslam’da Cenazeyi teşyi/yolcu etme, uğurlama geleneği

A-Tanımlar

Cenaze; ölü anlamına geldiği gibi, tabut veya teneşir anlamına da gelir.

Şehit; Allah yolunda, vatan millet uğrunda, canını feda etmiş kişidir.

Meyyit (çoğulu mevtâ); ölen kişiye denir.

Teçhiz; ölü için genel olarak yapılması gereken hazırlıklar.

Gasil; ölünün yıkanmasıdır.

Tekfin; ölünün kefenlenmesidir.

Teşyî; cenazenin tabuta konulup musallâya yani namazın kılınacağı yere ve namazdan sonra kabristana taşınmasıdır.

Cenaze namazı; cenaze için dua mahiyetindeki namaz ve son görevdir.

Defin; cenazenin kabre konulmasına denir.

Taziye; cenazenin yakınlarına başsağlığı dileğinde bulunmaya denir ki, teselli etmek anlamındadır.

B-Cenazeyi teşyi/yolcu etme uğurlama

Cenâzeye karşı yapılan görevlerden birisi olan teşyî/ yolcu etme, uğurlama cenazenin yıkanıp kefenlenmesinden sonra, tabuta konulup musallâya ve cenaze namazından sonra da kabristana taşınmasına denir.

Cenaze merasimine katılmak sünnettir, bunda büyük sevap vardır. Hatta cenazeyi teşyî etmenin nâfile namazdan daha faziletli olacağı söylenmiştir.

Şayet bu şehit cenazesi ise, daha da faziletlidir. Ayrıca dini bir ibadet olmanın yanında milli bir görevdir.

Zira şehit kutsal değerler uğrunda, canıhakiki  sahibine sunmakla ölümsüzleşmiş mümin, müslüman kardeşimizdir.

Allah Teâlâ şehitlere “ölüler” denmemesi konusunda insanları uyarır. Çünkü onlar diridirler ancak idrak üstü bu canlılığı diğer insanlar anlayamazlar.

“Allah yolunda öldürülenlere “Ölüler” demeyin, zira onlar diridirler, fakat siz farkında değilsiniz.” (Bakara, 2/154)

C-Cenazeye teşyi/yolcu etmek, uğurlamak için gelenler, o cenazenin son görevlerini yapmak üzere gelmiş misafirleridir.

Cenazenin huşu içinde namazı kılınmalı. Samimi ihlas ile ona dua edilmelidir.

Tabut vakar içinde takip edilmeli, cenaze ve üzüntü ortamına uygun düşecek şekilde davranmalı, gerekmedikçe konuşmamalıdır.

Bu bakımdan son zamanlarda görüldüğü gibi;

Cenazeyi alkışlamak,

Islık çalmak,

Nümayiş ve siyasi gösteri yapmak,

Sologan atmak,

Teşyi için gelmiş insanlara saldırmak, vb,

Olumsuz davranışlarda bulunmak, ciddiyetsiz olmaktan öte, ölüye ve cenaze sahiplerine saygısızlıktır ve İslâm dininin öngördüğü edep ölçüsünün dışındadır.

Cenazeye saygı göstermek esastır. Peygamberimizin bir gayri Müslim’in cenazesine ayağa kalkarak derin bir saygı gösterdiği tüm hadis kitaplarında nakledilmektedir.

Yukarıda sayılanlar bir de şehit cenazesinde yapılıyorsa;

Başta millete mal olmuş şehide ve görev yaptığı kuruma (orduya), ailesine hakaretin yanında millete ve oraya son görev için gelmiş olan, cenazenin misafirlerine yapılan büyük bir saygısızlıktır.

Ayrıca şehid Allah’a mal olmuş, ölümsüzleşmiş bir insandır. Dolayısı ile bu gibi olumsuz davranışlar Allah’a da büyük saygısızlıktır.

Yakın geçmişte Ankara / Çubuk’ta bir şehidimizin cenazesinde, dinimize, insanlığa geleneklerimize, göreneklerimize, milli ve manevi değerlerimize yakışmayan olumsuz davranışlar sergileyenleri kınıyoruz.

Başta Diyanet İşleri Başkanı olmak üzere (eğer kınamadı ise) tüm Diyanet camiası ve müslümanlar tarafından da kınanmalıdır. Hatta bir hutbe ile bu gibi davranışların dinen uygun olmadığı anlatılmalıdır.

Aman dikkat!

Cenaze merasimleri marjinal grupların gösteri meydanlarına dönmemeli.

Devletin ilgili tüm kurumları tarafından  gerekli önlemler alınmalı.

Yoksa vatandaşlar da olaylar çıkıyor diye şehit cenazelerine katılmaktan çekinebilirler.

D-Cenazeyi teşyi/yolcu etmek, uğurlamakta asıl  görevler

Cenaze başına çelenk koymak, bando çalmak yerine, sükunetle matem havası içinde uğurlanmalıdır.

Ağır, vakur bir eda ile dualarla, alçak sesle tekbirler ve salavatlarla yolcu edilmelidir.

Ayrıca ölüme ibret nazarı ile bakılarak nefis muhasebesi yapılmalı, tefekkür edilmelidir.

Definden sonra da cenaze yakınlarına taziyede bulunularak, teselli edilmelidir.

Unutulmamalıdır ki  sevinçler paylaşıldıkça artar. Kederler, acılar, üzüntüler paylaşıldıkça azalır.

Vesselam.

CEVAP VER