Erdoğan’ın en zor kararı…

4
Adelina Sfishta
Adelina Sfishta 1987 yılında Kosova-Podujeva'da doğdu. Kosova savaşını militan bir kız çocuğu olarak yaşadı. Üniversitede radyo televizyon eğitimi aldı. 2009 yılında Balkan TV'de çalışmaya başladı. 9 yıldır TV haber ve programcılığı yapmaktadır. Araştırmaları Balkan ülkeleri ve Türkiye eksenlidir.

[Not: Bu yazı, YSK’nın İstanbul seçimleri konusunda kesin kararı açıklanmadan önce kaleme alınmıştır. Okuyucunun affına sığınarak bu notu düşüyorum.]

Erdoğan’ın işi gerçekten çok zor. Dışarıdan bakan “imrenir”, ama “kazın ayağı” öyle değil.

Bahçeli bir yandan, eski yol arkadaşları diğer yandan.

Üstüne ekonomik kriz. Vatandaş “mutfak yanıyor” diye, oyunu bile esirger oldu. Bahçeli’nin hesabına göre, AK P oyları % 34, daha insaflı analistlere göre ise % 38. Yani nerden baksak düşük. Teşkilatınmorali bozuk”, kapıyı açık görenler “tüyme” derdinde. Herkes diğerini suçluyor. Eski dava arkadaşları parti kuracakmış, hem de iki tane. Yani anlayacağınız, Parti de “kaynayan kazan”.

Suriye’de “netleşmeyen İdlip”. Putin triplerde, iki de bir laf çakıyor: “Türkiye’den beklenen tam olmadı” filan. İŞİD konusunda çekileni bir bilse, belki insaflı olur. İkide bir S-400 mesajları. Parası da yok ki kredi alıp, işleri düzeltebilelim.

Ya Trump’a ne demeli? Ne yapabileceğini kestirmek hayli zor. Stratejik müttefik mi, stratejimusibet mi, belli değil. Halledilmesi gereken kıyamet mesele var, kımıldadığı yok. Zarrapvar, Halk Bankası var, İran ambargosu var, F-35 konusu var, Suriye’de PYD’ye verdiği destek var. Ayrıca; İsrail ile “ana stratejik ortak tanımlamasıyla attığı adımlar, bütün Ortadoğu’yu riske sokacak nitelikte. Üstelik Doğu Akdeniz enerji havzasında İsrail-Yunanistan-Kıbrıs ve Mısır ile Türkiye aleyhine organizasyonları, Kıbrıs’a silah satışına yol vermesi, Suudi ve BAE’leri gibi, Vahhabi-Selefi, Türkiye karşıtı devletleri İsrail’in yedeğine çekmesi. İhvan-ı Müslümin’in “terörist” ilan edilecek olması. İran ile ABD-İsrail krizi. Türkiye’ye “yön ve duruş değiştirtecek” ölçekte büyük işler. Ermeni meselesi, Gülen meselesi, bunların yanında oyuncak kalır. Üstelik işler o kadar arap saçına döndü ki, hangisinden-hangileri için, taviz verilecek, belirlemek de neredeyse imkansız.

AB, “demokrasi de demokrasi” diyor başka bir şey demiyor. Ekonomik kriz olmasa “ağızlarının kokuları” çekilecek gibi değil. “Hedefimiz ABsöylemine adamlar inanmıyor artık. Para onlarda. Yunanistan’ı 8-10 yılda nasıl kurtardılar ekonomik krizden. Bilim bunlarda, sanayi bunlarda, üretim bunlarda. Türkiye’den en çok mal alanlar da onlar, üretebilmek için gerekli kritik parçaları da onlardan almak gerekiyor. Yani aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık. İşi bu “demokrasi inatları” bozuyor. Bilmiyorlar ki, “demokrasinin yolu bir açılsa, muhalif kim varsa, azacak, zaptetmek mümkün olmayacak. Zaten Bahçeli de hiç hazzetmiyor bu “demokrasiden”.

Erdoğan: Bahçeli ile bindik bir “beka alametine”, umarım gitmiyoruz kıyamete. Bu “beka” da ona yaradı. Kürtleri de küstürdük, gittiler CHP’ye oy verdiler. “Bahçeli varsa biz yokuz” diyorlar, diye düşünse yeridir.

Erdoğan’ın durumunu yukarıda kısaca özetlemeye çalıştım.

Erdoğan’ın durumu gerçekten zor. Hangi kararı verse, diğeri ile araları bozulacak gözüküyor.

Erdoğan’ın elinde 4,5 yıl seçimsiz bir süre var. Bu net. Bu süreçte, iç siyaset açısından, en kritik konu, ekonominin çok daha kötüleşmemesi. Paranın olduğu yer belli. Demokrasi ve para doğru orantılı.

Putin ve Trump dengelenebilir, bu alandaki problemler ötelenebilir. Mesela Erdoğan “vazgeçse S-400’lerden” ve “Putin’e bazı avantajlar sağlasa” veya “İŞİD’in Rusya’ya tehdit olmaması” için bu konuda desteğini güçlendirse, Trump’la da buna bağlı olarak, bazı konular kendiliğinden çözülür gözüküyor.

Trump ile olan meselelerinin çoğu “suni”. En önemli hayati konu “Doğu Akdeniz hidrokarbon yatakları yatırımları”. Bu konuda Erdoğan “muhakkak” makul bir çözüm üretmek zorunda. Bu AB’yi de stratejik noktadan ve derinden ilgilendiriyor. Proje, AB’nin Rusya bağımlılığını azaltacak. Türkiye’nin hem AB’yi, hem de ABD’yi durdurabilmesi mümkün değil. O halde, hem bölgesel ilişkileri hem küresel ilişkileri normalleştirebilecek bir yol bulunup, bu bölgede gerçekleştirilecek “stratejik enerji projesine” dahil olmalı. Bunun alternatifi yok.

Geldik en zoruna. Ekonomik krizin atlatılabilmesi için, AB’den destek alınabilmesine. Bu konunun “açarı” malum, demokrasi. Kuvvetler ayrılığı, şeffaf ve adil seçimler, bağımsız yargı, şeffaf devlet, özgürlükler, ihale meselelerine çeki düzen verilmesi, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, hak taleplerine kulak verilmesi, dini özgürlüklerin geliştirilmesi, İŞİD’le mücadelede etkin işbirliği, özgür medya vb. alanlarda “ikna edici adımlar” atılması gerekiyor.

Ne kadar demokrasi, o kadar para gibi bir şey.

Erdoğan için en zor karar bu alanda olacak. İkna edici birkaç demokratik adım, Erdoğan’a çok kolaylık sağlayacaktır. Türkiye’nin stratejik değeri ile bütünleştiğinde, bu adımlar, oldukça ikna edici olabilecektir, batı için.

Demokrasi konusunda da Erdoğan cesaretli adımlar atabilir. Unutmayın Türk siyasetinin en usta aktörü Erdoğan’dır. Çoklu oyun kurgulama yeteneği olan, “yazdığı senaryoyu diğerlerine oynatabilen” tek liderdir. Erdoğan’ın stratejik yığınağı, bu adımları risksiz olarak atabilmesi için, oldukça yeterlidir.

Peki Erdoğan neyi bekliyor? Erdoğan “ilk düğmeyi nasıl iliklemesi gerektiğine karar vermeye çalışıyor”, diğer bir deyişle “ABD ve AB ile yürüttüğü pazarlıklarla, yeni oyunu nasıl kurgulaması gerektiğini, belirlemeye çalışıyor”. Bunu belirledikten sonra, iç siyaset, yeni yol arkadaşları, üzerini çizmesi gerekenler, susacaklar, konuşmaya başlayacaklar, yeni hikayenin yazılması, vb. hepsi Erdoğan için çocuk oyuncağı. CHP-HDP-Saadet P.-İYİ P’nin yeni senaryoya adaptasyonu zor değil. Onlar en ulvi değerleri gerekçe göstererek, Erdoğan’ın kararlarına göre, eminim kolayca, pozisyon alacaklardır.

Erdoğan için en kritik şey; “kendine uygun olacak yeni senaryonun, küresel senaryo ile uyumlu olması” olacaktır. Bu sağlanırsa Bahçeli’nin de önemi oldukça azalacaktır.

Benim gördüğüm, Erdoğan bu şansı yakalamaya çalışıyor. Unutmamalı ki, “şans çoğu zaman iki kere verilmez”. Ama Erdoğan bu, bakarsınız kötü muhalefet, onu yeniden “mal sahibi” yapıvermiş.

Yeni oyun tutarsa,bu oyunda, İstanbul belediye başkanlığına Erdoğan’ın ihtiyacı kalmayacaktır.

Eğer, İstanbul seçimleri iptal edilirse, bilin ki, yeni oyun “Erdoğansız” kurgulanmıştır. Erdoğan oyun dışı kalmıştır. O da Bahçeli ile kendi oyununu oynamayı tercih edecektir.

Bunu hiç temenni etmeyelim.

4 YORUMLAR

  1. Adalina hanim! Erdoğanın durumunu iyi analiz etmişsıniz yalnız, önerdiğiniz çözümler Erdoğan gibi birisi için imkansız.
    Dünyayi Erdoğan gibileri yıkamaz fakat Türkiyeyı çabuk yıkar.
    Eğer Türkiye halen daha batmadı ise Kıliçtaroğlu Erdoğanın bütün hillelerini bozduğundan dolayı.
    Erdoğan muhalefeti sokağa dökmek için çok uğraştı bir türlü başaramadı.
    Ayrıcada,Trump, Putin ve Erdoğan iyi arkadaşlar! Üçü de tek adam rejimini istiyor.

    Erdoğan! Bundan böyle ne yaparsa yapsin, batiyi kandiramaz, çünkü bati onun bütün hillelerini iyi biliyor.
    Demeki Türkiyenin çekeceği varmiş.

  2. Once yorumunuz icin cok tesekkur ederim. Benim durdugum nokta biraz farkli. Dediklerinize katiliyorum ancak ben turkiye icin bicilen rol konusuna dikkat cekmek istedim bu rolu hala erdogan oynayabilir bu kapasite mevcut ama neye mal olur o da malum. Soru yeni oyunu kuranlar erdogana ihtiyac duyuyor mu.kilicdaroglu konusunda ayni dudunuyoruz

    • Esas ben size teşekur etmem gerek.
      Siz Ocak medyanin tek hanim yazarisiniz bu nedenden dolayi sizi çok taktir ediyorum vede yazilarinizi beğenerek okuyorum, artı her zaman önemli konulari yaziyorsunuz.

      Evet sizin değindiğiniz konu doğru.
      Yalniz Trump ile Erdoğanın bir birlerine karşi olduklari gibi değil tam tersi gösteriyorlar.

      Bati özelikle Trump Erdoğanin gitmesini istemiyorlar, çünkü Türk halki onlar için bulunmaz pazar, malum bizim millet gösterişe düşkün özeliklede yabancı mallari ile hava atmayi severler.
      Maddi durumlari iyi olanlar ve siyesetçilerde dahil buralarda (ABD) çıftlikler falan aliyorlar yatirimlarini Turkiyeye değil buralara yapiyorlar.
      En iyisi burada keseyim.🙂

      Çok tatli bir kızsınız Inşallah bahtınizda yüzünüz kadar güzel olur.
      Size kolay gelsin.
      Not:Seattle a yolunuz düşerse benim misafirim olun.

CEVAP VER