‘Hayvan Terli’ mi? tersiz mi?

0

 Kandırılmak, herkes için münasip olan gayet insani bir durum.

Yeter ki gözlerini kapat; “görme”,

Kulaklarını kapat; “işitme”,

Ağzını kapat; “söyleme”..!

Vicdanın söylesin; “dinleme, anlama”..!

Kandırılmaya müsait ol yani..

Cin olmadan cin çarpmaya kalkma.

Ya da cin dostların olsun.

Olmasa bile cin dava arkadaşların olsun…

Göstere göstere ayrışırmış gibi yapsınlar!

Sırıta sırıta yüzlerce kez poz versinler!

Ve bunları da sizin gözünüze soka soka yapsınlar!

Topluma da gayet güzelce yuttursunlar.

Beceriksiz olana beceriksizsin denmez..!

Kendini ve yakın etrafını kayırır, sesin çıkamaz.

Bazılarını ihya ederken, bazılarını ilga ederler gıkın çıkmaz.

Bıkkınlık verene kadar hizmetsiz bırakır, istemezsin.

Yok sayar, ben de varım demezsin.

El alem varlığa alışır, sen yokluğa..!

Kendilerine helal sayarlar, sana haram kılarlar.

“Kaçıp gelmişler”, “göçüp gelmişlere” hükmederler, hala görmezsin…

Uyanık olanlar hasta olur doktora giderler, seni koca karı ilaçlarına mahkum ederler..!

Sahi ya!

O kadar koşturulan, çalıştırılan hayvan terler de, insan terlemez mi?

Hani gündelik hayatımızda hep deriz ya; “yemezler”, yutturamazsın”, “hayvan terli”.

O manada ter yani..

***

Aylardır bir “beka” sorunu ortaya sürüldü.

Amaç, tabii ki 31 Mart seçimlerinde milli duyguları öne sürerek, sanal bir düşmanlar topluluğu ile “gayri milli” ilan edilen muhalifler üzerinden “korku” yayarak konsolide seçmen oluşumu..

“Beka”dan kasıt da, yerel seçimlerde “dış güçler”, “terör örgütleri”, “FETÖ” gibi yapılardan destek aldığı suçlamalarına maruz bırakılan özellikle “Millet İttifakı” oldu.

Ve hatta, aslında ittifakta yer almayan Saadet Partisi ve HDP, bile isteye aynı ittifaktalarmış gibi sunuldu seçmene.

Bir başka ifadelerine göre komple bir “Zillet İttifakı” yaratıldı iktidar ve küçük ortağı MHP tarafından.

Neydi söylemler;

“Gizli pazarlıkların, siyaset mühendisliklerinin, çıkar hesaplarının ürünü olmaları… Kandil ve Pensilvanya’nın güdümünde bulunmaları…

Mazluma hoyrat, zalime müşfik olmaları…

Amaçlarının terör örgütlerinin uzantılarını belediye meclislerine ve bürokrasisine taşımaları… 

HDP ile ittifak kurup, PKK’nın tutsağı yapmaya heveslenenlerin varlığını öne sürmeler… 

Türkiye düşmanlarının arkasına saklanmış CHP suçlamaları…

“Çam ağacından ağıl olmaz, beka muhaliflerinden adam olmaz” sövgüleri…”

Ya şimdi ne oldu?

Ne oldu da, İmralı yeniden “Öcalan” oldu..!

Hatta “sehven sayın Öcalan” yapıldı…

Onca hakaret, söylem, suçlama, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı kaybedilince unutuldu mu?

Adana, Ankara, Antalya, İzmir, Mersin gibi yaklaşık 40 milyon insanımızın yaşadığı yerleri “zillet ittifakı”nın büyük ortağı CHP kazandı malumunuz.

Ülkemiz nüfusunun yarısı…!

Verilen rakamlara göre de ülke ekonomisinin yüzde 70’i…!

Belediye sayısının “Cumhur İttifakı”nda fazla olması, bu rakamsal gerçekleri değiştirebilir mi?

Toplum unuttu mu? Unutacak mı?

Toplum “daha” da aptal yerine konulmaktan usanmadı mı?

Asıl “Cumhur İttifakı” destekçileri; teşkilatlarının suçlanmasına, beceriksizliklerine, iç kavgalarla, mevki makam hırslarıyla başarısızlıklara neden olunduğu söylemlerine ne diyecek?

Uluslararası ve ulusal politikaların, yürütülen siyasetin, toplumda alışageldikleri bir karşılık bulmadığını, asıl kimler görmeli!

Abdullah Gül’ün, Ahmet Davutoğlu’nun, Bülent Arınç’ın, Ali Babacan’ın, iktidarın destekçisi olan bazı ‘yandaş’ yazarların eleştirilerinde haklılık payı hiç mi yok..!

Sizin hayvan hiç mi terlemez kardeşim…

Adeta bir güven oylaması hüviyetine, meşruiyet sorunsalı haline büründürülen 23 Haziran seçimlerinde göreceğiz,

Bakalım ‘hayvan terli mi? Tersiz mi?’

CEVAP VER