Askerlik Kaç Para ? Türkiye’de Gelir Eşitsizliğinin Kalıcılaşması…

0

Bazı malumlar ilan edildiğinde hepimiz birbirimize bakarız. Bir arınma anıdır. Bir uyanma anıdır. Erdoğan askerliği bedelli yapmanın maliyetini açıkladığında ben bir arınmayla karşılaştım.

Dolmabahçe Sarayında gençlere biraz daha serbest ve hazırlıksız, mizansensiz soru sorma imkanı verilmişti. Belki de son yıllarda Erdoğan’a sorulan en gerçekçi sorulardı bunlar. Acı ama gerçek.

Türkiye’de yaşadığımız tuhaf günlerin bir neticesi olarak, devleti en tepede idare edenlere de onun astlarına da soru sormak mümkün değil. Hazır format ve prompter marifeti ile gerçekleşen cevaplara soru olaylarına alışmıştık.

Ne oldu ise olmuş, gerçekçilik beklentisi mi yoksa oyun içinde oyun mu bilmiyoruz. Ama sorular önceden istenmemiş, hazırlık yapılmamış, irticale emanet edilmiş.
Bilinçli ya da bilinçsiz ama gerçek şu ki, Tayyip Erdoğan’ın da bizler gibi bir fani olduğunu, bu nedenle her şeyi bilemeyeceğini gördük.

Genç arkadaşımız askerlik ücretinin fazlalığından, daha doğrusu iki katına çıkmasından yakındı. Erdoğan önce inanmadı verilen rakama. Danışmana sordu. Bir süre sonra anlaşıldı ki rakam gerçektir. Ardından açıklama süreci başladı. Evet bedelli askerlik 31 bin TL’dir ama bilin bakalım niye öyledir? Anladık ki, askerliğin giden kişinin mahrum kaldığı geliri devletine ödemesi gerekirmiş. Maaş almıyorsun, o zaman devlete bu maaşın karşılığını öde. 31 bin TL’yi 6’ya böldüğünüzde çıkan rakam. 5.133 TL.

Askerlik ücreti peşin ödeniyor. Çalışıp kazandığınız maaşı askerlik parası olarak vermiyorsunuz. Parayı peşin ödüyor daha sonra kazanıyorsunuz. Bu yüzden askerlik paranızı ödemeniz için birikim yapmanız gerekiyor. Birikiminiz yoksa borç alacaksınız. Borç alamaz ya da birikiminiz yoksa askerlik yapmak zorundasınız.

Hesaplamalarla çıkan 5.133 TL herkese eşit. Ayda 2.000 Tl brüt kazanan asgari ücretli de, hiç kazanmayan işsiz de, çok parası ve çok geliri olan da.

Devlet şöyle demiş durumda: bu işin bize geliş fiyatı bu. Her Türk zaten asker doğar ama asker botunu giyme süresini sosyal durumu belirler.

Türkiye’de sosyal eşitsizliğin bundan daha güzel tarifini yapabilir misiniz? Ne demiştik daha önce: Türkiye’de gelir eşitsizliği sorunundan daha mühim bir dert yoktur. Geliri olan askerlik yapmasın, olmayan yapsın.

Hep deniyor ya Eski Türkiye yok. Gerçekten yok. Eski Türkiye’nin de geliri eşit dağılmazdı ama askere gidecek olanları sosyal statüleri belirlemezdi. Sahte çürük raporları ile en azından tarihe isimlerini gölge ile düşürmeye mecbur bırakılırlardı.

Askerliğin dönüşümünü topyekün yapıp ordunuzu tamamen profesyonelleştirseniz dahi kamusal bir sorumluluğu parasal bir değere tahvil edemezsiniz.

Cesur Yeni Dünya’nın distopik evreninde insanların ne iş yapacağı genlerinden tespit edilir ve her birine ona göre bir kader biçilirdi. Bu askerlik dizaynı da Aldous Huxley’in hayal gücünden fırlamış gibi.

Eğer gerçekten gelire göre dizayn edecekseniz, herkesin gelirine göre ücreti olacaktır. 6 ayda hiç kazanmayan eğer askerlik yapmayacaksa ondan para alamazsınız, madem kriteriniz gelir. Bu gelirin eşitlenebileceği yegane kriter asgari ücret olur. O da neti olur. Askerliğe başka fiyat koymak ülke insanına fiyat koymaktır.

Askerliği artık parası mukabili olan bir şekle dönüştürmek aslında bu ülkenin vatandaşı olarak doğmayı paraya tahvil etmekten farklı değildir. “Buna sen neden itiraz ediyorsun Veysi Dündar?” dediğinizi duyar gibiyim. Buna itiraz edecek olan militarizm ve bu kabil kavramları yüceleştirip bundan prim kesmeyle kendini özdeşleştiren başta MHP olmak üzere AKP ve diğer sağ ideolojidekiler olmalı, sana ne oluyor denilebilir.

Mesele tam da budur işte; gelir eşitsizliğini sıradanlaştıran bu uygulamanın konusu askerlik değildir. Konusu bu ülkenin vatandaşı olmanın saygınlığıdır. Gelir eşitsizliği üzerine bina edilmiş askerlik düzenini ifşa etmek bu ülkeyi seven her vatandaşın borcudur.

Bu ülkede vicdani retçilerin başına gelmeyen kalmamıştı. Vicdani retçiliğini hapse girmekle ödeyen aktivistlerin ne kadar haklı olduğu anlaşıldı. Askerlik düzeninin geldiği nokta vicdanı tamamen rafa kaldırdı.

Askerliği ülkeyi canının istediği noktadan enine dilimleyip alttakilerin bedenini üsttekilerin parası ile eşitleyen bu uygulamanın canlı tasviri ile dehşete düşen belki de sadece benim. Bir tek ben dahi olsam buna kafa yormaya değer.

Gelire endeksli askerlik diye bir şey yoktur.
Hiçbir zaman olmayacaktır.

Askerlik bir vatan görevi ise bırakın onu herkes yapsın. Yok değil de bir meslekse bırakın isteyenler yapsın.
Türkiye Cumhuriyeti onurlu insanların onurlu yaşadıkları ülke olmalıdır.

DİPNOT :
Bu yazı bedelli askerlik karşıtı olmadığı gibi, bedelli askerliği bu iktidarın icat ettiğini de iddia etmemektedir. Bedelli askerliği kurumsallaştırırken bunu gerekçelendirmeye dair akıl yürütmeyi sorgulamaktadır. Bedelli askerlik yarın kaldırılsa; uygulanmasa dahi bu işe bu yaklaşımla bakmak vicdanlarda her zaman eleştiriyi hak edecektir.

CEVAP VER